YARININ KAHRAMANLARI

atatürk ve çocukÇok sevdiğimiz, izlemeye doyamadığımız bir reklam var bugünlerde; Atatürk’lü İş bankası Reklamı. Atatürk’ün vizyonu, olaylara bakışı çok güzel aktarılmış. Hedeflerimize ulaşmamız için verilen açık öğüt bin tane SIR kitabına bedel.

Önümüzdeki öğretmenler günü vesilesi ve reklamın da etkisiyle Başöğretmenimizin çocuklarla ilişkisi ile ilgili bir anısını yayınlamak istedik.

Hayatımızın şekillenmesinde ailemiz kadar payları var öğretmenlerimizin özellikle de ilkokul öğretmenlerimizin. Ben ilkokul öğretmenini her zaman sevgi ve minnettarlıkla hatırlayan şanslı gruptanım.

Atatürk’ün çocuklarla ilgili anısını ararken de O’nun bizlere aldırmış olduğu yıllardır kullandığım kaynaktan faydalandım. 80’lerin başında aldığım Avni Altıner tarafından hazırlanmış “Her Yönüyle Atatürk” kitabı. Atatürk’e ait anılar açısından bence mükemmel bir kaynak ama sanırım yeni basımı yok.

Bu kitaptan bulduğumuz aşağıdaki anıyı okurken, dikkat edeceğimiz başka bir noktada son 20 kusür yılda türkçemizin uğradığı değişimler.

“”””

Çankaya’da o zamanki Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Aras’ın evi. Davet bir aile toplantısı şeklinde idi. Hariciye Vekilinin en samimi dostları büyük bir masanın etrafında oturmuşlar, alaylı, şakalı mevzular üzerinde konuşuyorlardı. Bir taraftan da dans ediliyordu. Bu esnada kahverengi, yüksek bacaklı ceylan bakışlı, çok cins olduğu görülen bir köpek koşarak dışarıdan salona girdi. Büyük bir telaş başladı. Herkes yerinden fırladı. Büyük bir hürmetle kapılar açıldı. Fısıltı halinde:

– Gazi geliyor!…

kelimeleri işitildi.

Gecenin ortasında birden bire güneş doğdu. Geç vakte kadar kendisinin pek sevdiği zeybek oyunları oynandı. Hemen ona mahsus olan şarkılar söylendi. Salonda davetlinin birine ait 3-4 yaşlarında bir çocuk bulunuyordu. Gazi kendisine ikram edilmek üzere salkımıyla kurutulmuş bir kutu üzümden bir kaç tane yedikten sonra çocuğa dönerek:

– Al bakalım sen de ye!..

dedi. Çocuk gayet serbest bir tavırla:

-Ben sevmem sen kendin ye!

tarzında bir cevap verdi. Çocuğun annesi ile babası mahcubiyetten ne yapacaklarını şaşırmış bir vaziyette çocuğa salkımı aldırmaya çalışıyorlardı. Fakat çocuk şımarık bir eda ile kaprislerine devam ediyordu. Bunun üzerine Gazi çocuğa üzümü yedirmekten vazgeçerek uzattığı üzümü kendi ağzına attı. Çocuk bu sefer kızarak:

-Aman canın isterse!…

tarzında bir laf savurdu. Atatürk yine kızmadı. Gülerek:

– Ayol , dedi onu ben sana söyleyecektim.

Bu sahneyi seyreden Adliye Vekili Mahmut Esat bey:

-Paşam, dedi. huzurunuzda bu şekilde sizinle konuşacak cihanda kimseyi tasavvur edemezdim. Demek ancak bir insan çocukluk çağında iken Reisicumhura bile hükmedebiliyormuş.

Gazi gülerek şöyle cevap verdi:

-Bugün bir hiç gibi gördüğün bu çocuk belki de yarının en büyük kahramanıdır. Onun için her kim olursa olsun istediği şekilde konuşmakta serbesttir

Atatürk ve çocuk