Proaktif Annem ve İlk Dişimiz

20 Ekim Salı günü annemle klasik günlük konuşmalarımızdan birisini yapıyoruz.
– Nasılsın, ne yapıyorsun anne?
– Hedik kaynattım, apartmana dağıtıyorum.
– ee niye kaynattın ?
– Kerem’ in dişi için
– Anne, Kerem’in dişi çıkmadı ki
– Hiç yok mu? ( Hiç belirti de mi yok?)
– Yok
– Olsun dağıtım ben.

Canım annem benim, çok alemdir, gülerek yazdım, şakası bir yana tarladan buğday gelmiş ve kaynatmışken annem hedik de kaynatayım demiş kaynatmış. Hedik bilmeyenler için diş buğdayına verilen isim.
ekşi sözlük der ki;

diş buğdayına diş hediği de denilir. buğdaydan yapılır ki çocuğun dişleri buğday gibi düzgün, başaklarınki gibi sıralı, dizi dizi olsun derler. bebek ilk dişini çıkardığında kaynatılır, komşulara dağıtılır. tabağı boş göndermek ayıptır. komşular tabağa çocuk için küçük hediyeler, çeyrek altınlar koyup öyle yollarlar.

Fotoğrafta ‘ artık dişim de çıktı, kim tutar beni’ edalarıyla gülümseyen Kerem’in 21  Kasım da ilk dişleri çıktı, ikisi birden. Burada çıkması çok yakın demiştim, 2 gün sürdü arası. Çok belirgin bir sıkıntısı olmadı maşallah bu ilk dişlerde , İrem’in  bebek günlüğünde sonradan çıkan dişlerin sancılı olduğunu yazmışım.

Bizim hediğe gelince; annem dişi gerçekten çıktığında hedik kaynatıp tekrar dağıttı.   Ben yapar mıyım bilemiyorum  annem o buğdayı zor bulursun dedi. Bizim işler böyle:  İzmit’te diş çıkar, Adana’da diş buğdayı kaynar.