GEZİNTİMİZ VE KARDEŞE ALIŞMA

Ancak 25 gün dayanabildim evde  durmaya, doktor ziyaretlerini saymıyorum tabi.  Madem bir yere gidemiyoruz, cumartesi günü havanın güzel olmasını da fırsat bilerek, araba ile gezelim dedik.  Arabamız  nerdeyse her haftasonu istanbula gitmeye alışık olunca Anadolu sahilde güzel bir parkta bulduk kendimizi. Kızımla babası parkta oynarken, oğluşla biz arabaydık.   Yol boyunca biraz uyudu biraz emdi keyfi yerindeydi beyimizin. Sahil kenarında etrafı, insanları izlemek  içimi açtı benim de. Üstelik bebeğimiz uyuduğunda araba nöbetini eşime devrederek kızımla D&R yaptık.  İrem’in “Anne sen 2 kitap aldın ben de 2 tane alacağım o zaman , tamam mı?” şeklindeki ısrarlı  pazarlığı  çevremizdekileri güldürdü.  Fiyatlara bakmıyoruz tabi adet usülü çalışıyor bizimki. Bu aralar hayranı olduğumuz  Winx Cd leri ile onunda gönlünü yaptık.

İrem’in  kardeşine karşı genel tepkileri olumlu olsa da kendine ayrılan vaktin azalmasından şikayetçi,  elimizden geldiğince aralarda oyunlarımıza devam etmeye çalışıyoruz ama istediği anlarda olamaması,  “… dan sonra hemen” gibi cümleler canını sıkıyor doğal olarak.

– “Kerem, çabuk uyu , biz annemle oynayacağız, benim vaktimi alıyorsun”

– “Anne, bence  bakıcı bulmalısın”

İrem hn. dan bir kaç inci.

Bir de  bebeği kucaklayıp, yüzünden öpmek için uğraşları var.   Odadan kısa süreli çıkıp geri döndüğümde  kanepeye oturmuş bebeği de kucağına almış şekilde bulduğumdan beri,  yine kucağına alır diye  tetikteyiz her an. Çok tepki de gösteremiyoruz kırılır diye. Sadece biz odada yokken asla kucağına alma,  yanımızdayken biz  kucağına veririz diye anlaştık. Zamanının çoğunu  kucakta emerek geçiren  bir kardeş beklemiyor çocuklar elbette ve şaşırıyorlar haliyle.

Bir yandan da  bebekle ilgili çok şey var merak ettiği, kendi uydurduğu yeni terimler de oluyor arada  hep birlikte güldüğümüz. “Anne, dişleri çıkana kadar meme sütü içecek değil mi?” gibi.

İlerleyen zamanda neler olacak göreceğiz bakalım.