GEYİĞİMİZ

Sonunda sandalyeye oturtabildik geyik kardeşimizi.

Aman ne çok uğraştık bir bilseniz. Kalıbını eski ?BURDA? dergilerinde bulduk (Bizim yaşımızdakilerin annelerinin çoğunda vardır sanıyorum bu dergiden).

Sınırlı dikiş bilgimizle oyuncak geyik yapmak biraz cesaret gerektiriyordu.

Öyle küçük bir şey değil ki kafası 4 yaşındaki oğlumdan büyük ve boyu 80 cm. Fakat öyle sevimli bakıyordu ki dergiden bizlere, dayanamadık ve başladık kalıp çıkarmakla işe. Kumaşı kalıba göre kestik. Dikiş makinası olan yakınımızın yardımıyla tamamladık geyiğimizi. Ve içini elyaf ile doldurduk. En güzel kısmıda kıyafetlerini giydirmek oldu. Çok yakışıklı görünmüyor mu sizce de?

Bu arada geyiklerin anneleri ile ilişkilerini araştırdım ve bana göre ilginç ailevi değerler buldum:

Geyik yavrusu doğumunu izleyen ilk yirmi dakika içinde ilk adımlarını atar. Anne geyik yavrusunu üzerinde koku kalmayıncaya kadar yalayarak temizler böylece avcı hayvanların yavruları bulmasını engeller. Yavru geyik bir hafta kadar otların içinde gizlenmiş olarak kaldıktan sonra annesi ile birlikte yürüyebilecek kadar güçlenir. Anne ve yavru yaklaşık bir yıl kadar birlikte kalır. Erkek yavru bir daha asla annesini görmez ama dişi yavru daha sonra bazen kendi yavrularıyla birlikte annesinin yanına gelerek küçük sürüler oluşturur.