BİR DİKİŞ MAKİNASI MACERASI

Alsam mı almasam mı derken sonunda bir dikiş makinası aldım. Makinayı satın aldığım singer bayii, istersem bir uzmanın bana makina kullanımıyla ilgili ders vereceğini söyledi. Singer’in müşterilerine verdiği bir eğitimmiş bu. Makinamı aldığımda günlerden pazartesiydi ama Singer Eğitim Uzmanı olan bayanın ancak cuma günü müsait olabileceğini söylediler. Üzüldüm tabi, benim gibi aceleci ve sabırsız biri nasıl bekler dört gün. Daha önce dikiş makinasıyla ilgili annemi seyretmekten fazla bir tecrübem olmadığı için, bu süre zarfında dikiş makinam bana baktı ben dikiş makinama. Hayatımda aldığım bir alete ilk defa bu kadar yabancı hissettim kendimi. Ama içim içimi de yedi bir an önce öğrenip dikiş dikmek için. Aslında bir kaç kez cesaretimi toplayıp başına geçtiğimi de itiraf etmeliyim. Ama ipliği nerelerden geçirmem gerektiğini bile anlayamadım. Yıllardır çok iyi dikiş diken ve hatta son yıllarda da dikiş makinasıyla maraş işi ve Türk işi gibi zor nakışları da  yapabilen anneme telefon açtım. Makinayı kullanmaya cesaret edemediğimi, ipliği bile nereden geçireceğimi bilemediğimi anlattım. Anneme bu söylediklerim çok komik gelmiş olacak ki kızım sen araba kullanan kızsın dikiş makinasını çok rahat kullanman lazım dedi. (annem kendi çok korktuğu için araba kullanmayı gözünde çok büyütür. ) Açıp denemem için bana telkin de bulundu ama -Anne ya parmağımı dikersem, cümlesi ağzımdan çıktığı anda O da bu çabalarından vazgeçti:))

Eğitim uzmanını dört gün bekledim ve sonunda cuma günü geldi çattı. Ben makinayı alıp gittim bayanla görüşmeye. Bir saat kadar süren eğitimden sonra gördümki hiç de abarttığım gibi değilmiş. Üstelik bana göre en zor işlerden biri olan iplik geçirmek, işlem sırasına göre numaralandırılmış ve çok da basitmiş. Daha önce hiç makina kullanmamış olmam da bir avantajmış benim için.

Bir kaç oyuncak kalıbı hazırladık bile. Şimdi kim tutar artık bizi,..