2008

OKEY SEZONU ve ÖRTÜSÜ

Her yaz Antalya’da kardeşimin evinde bir araya geliyoruz. Sohbetler, yeme içmeler bir arada olunca çok keyifli oluyor. Bir de, önceleri akşamdan akşama daha sonra hızımızı alamayıp öğlen bir seans akşam iki seans olarak oynadığımız okey partilerimiz var. Ben aslında okey özürlü bir insanım, bu konuda ustalaşmış annem babam, hatta eşime rağmen biraz olsun başarım varsa da sadece şanstan ibarettir. Ne taş takibi yaparım, ne de rakibimi taşlamayı severim. Karşımdaki ortağım -”elim iyi taşla” diye sinyaller verse de emek verip dizdiğim bir araya getirdiğim taşlarımı bozmaya kıyamam, bu yüzden de ortağımın planlarını gümlettiğim çok olmuştur. “Benim ortağım kızım” diye beni kendine eş seçen sabırlı, sakin babamın bile sabrını taşırıp bir daha ki oyunda beni kimse kendine eş seçmediği için mecburen yine babama kalmışımdır çoğu kez. Lakin, yaz sonuna doğru okeyde iyice ustalaştığım da yadsınamaz bir gerçektir ama sonrasında bir yıl boyunca taşlara elimi sürmediğim için bir sonraki yaz yine sil baştan acemi bir halde başlarım okey oynamaya.

Devamı»

MÜZE KARTLARIMIZ

Müze Kart’landık biz sonunda. Sevgili Parkeoloji’den haberi aldığımızdan beri aklımdaydı. Ama işin açıkçası internetten sanal kart alıp 2 ay içinde gerçek kartı almak gerektiğini öğrendiğimde; satış yerlerinden birisine uğrar gerçeğini direk alırım diye düşünüp ertelemiştim. Ama onlar ayağımıza kadar tanıtım için gelince çok şanslı olduğumu düşündüm. Zaten bizim gibi tembelleri düşünmüş olabilirler bu organizasyon için. Hangi organizasyon mu?

Devamı»

MAKİNELER – Nokta Birleştirmece

Antalya’da tatilimiz devam ediyor. Teyzeleri ve Tolga Ağbi’leri ile birlikte olunca bizim oğluşların kefine diyecek yok. Günlerimiz denize girmek dışında genelde havaların sıcak olmasından dolayı kapalı ortamlarda geçiyor. Geçenlerde birlikte gezdiğimiz bir alışveriş merkezinde kitapçı görünce hep beraber oraya doğru gittik. .Kitapçıda herkes yaşına ve ilgi alanına göre bir yerlere yöneldi. Teyzemizin elinde kedilerle ilgili bir kitap vardı Tolga Ağbi’mizse film ve müzik cd lerini incelemeye başladı. Ben de  yakın zamanda alıp okumaya başlamak istediğim Adam Fawer’in “Empati”sine bakıyordum O arada bizim oğluşlar ellerinde birer kitapla yanıma geldiler.  Büyük oğlum “Kaslar ve Kemikler” , küçük oğlumsa “Makineler” diye bir kitap bulmuş. Her iki kitap da Tübitak a ait. İkisi de çok güzel ve tam yaşlarına uygun kitaplar seçmişlerdi. Kasaya gidip satın aldık

Devamı»

AMİGURUMİ BEBEK

Bu şirin amigurumi bebeği, sevgili cimcimemiz Ada’ya doğumgünü hediyesi ördüm. Geçen yıl doğumgününde Fimo çerçeve yapınca, en güçlü hediye alternatifim elenmiş oldu. Bu yıl ki favori hobimiz amigurumi oyuncak yapmaya karar verdim böylece.

Ada’cığım, yeni yaşın kutlu olsun. Bebeğinle bol bol oyna bizi hatırlayarak.

Devamı»

OYUNCAK MÜZESİ

Pazar günü uzun zamandır görmek istediğimiz İstanbul Oyuncak Müzesine gittik. Anlatılanlardan , duyduklarımızdan fazlası varmış. Sunay Akın ‘a bize böyle bir müze kazandırdığı için ne kadar teşekkür etsek azdır.

Müzenin kurulduğu köşkün kapısından itibaren oyuncaklar karşıladı bizi. Girişteki dev zürafalar bize; “Hoşgeldiniz, birazdan başka dünyalara gideceksiniz” der gibiydi.

Devamı»

EBRU SANATI İLK DENEMELER

Ebru sanatı’ na ilk ilgi duyduğum zamanlar yanılmıyorsam ilkokul yıllarıma denk geliyor. Televizyonda bir programda, suya bırakılan renk damlalarının fırça ile şekilden şekile girmesini hayret ve şaşkınlıkla izlemiştim . Çocuk aklımla kendim denemeye bile kalkıştığımı hatırlıyorum sulu boyalarım ve plastik bir kaba doldurduğum sabunlu suyla. O çalışma denediğim ilk ve son ebru çalışması!! oldu ama ebru sanatına olan merakım hep devam etti.

Devamı»
mobilya ev dekorasyonu kapak fotograflari