Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca – Yaşar Kemal

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, Yaşar Kemal’in 1977’de yayımlanan çocuk romanı. Filler Sultanı’nın karınca halkını sömürmesini ve Kırmızı Sakallı Topal Karınca önderliğinde direnişi anlatıyor.

Masalsı bir diliyle çocuklara uygun evet ama alegorik yapısı ile tam da biz büyükler için. Okurken o kadar çok içinde bulunduğumuz dünyayı, Türkiye’yi gözümde canlandırdım ki… Sömürülen karınca halkının  korkutulması, karıncalıklarını unutturmak için dillerini yok etmeye çalışılması, kendi aralarında bölünüp düşmanlaşmaları ve giderek kaybolan umutları…

Dünya tarihi boyunca zalim ve ezilen mücadelesi hep vardı ve devam ediyor. Beni şaşırtan  romandaki sömürü politikalarının da aynı olması, demek ki bu da bir matematik.

Cesaret verici sonuyla çok ama çok sevdim Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca’yı.

“Biliyorlardı ki, akıl akıldan üstündür ta göğe kadar… Filler çok güçlü yaratıklardır ama akıl onlardan da çok daha güçlüdür. “

“Sömürücü sözcüğünün ne olduğunu biliyor musunuz? … İşte bu sözcük sözlüklerden silinecek, hiçbir karınca bu sözcüğü ağzına almayacak. Bizim getirdiğimiz yeni düzen, yüz bin yıldır karınca uluslarının can atıp da erişemedikleri bir düzendir. Biz onlara bütün yaratıkların yüz binlerce yıl özleyip de kavuşamadıkları özgürlük düzenini armağan eyledik. “

“Fillerin çağıydı bu çağ. Yeryüzünü baskıları altına alacaklar, tekmil yeryüzünü, karınca, kuş, ağaç börtü böcek, çiçek, insan sömüreceklerdi. Bunun için de önce beyinleri, duyguları, toprağı, suyu, bedenleri yozlaştıracaklardı.”

“Sultan filler ne kadar iri olsalar da , karıncalar ne kadar korksalar da onlardan çekiniyordu. Bu dünyanın  ortasındaki mavi elmas kayasını çıkaranlar, saray yapanlar, şu dağların altını yiyecekler, balla, buğday, çekirdek, çiçek özüyle dolduranlar isteseler, azıcık düşünseler, yürekli olsalar, neler neler yapmazlardı ki bu dünyada.

… Onun için karıncaları yönetmek için çok feraset, bilim gerekiyordu.  … Onları düşündürmemek için  her bir şeyi yapacaksın.”

“En baştaki sorun dil… İlk önce dillerini unutup karıncalıktan çıkacaklar. Karıncaların kellelerini kesmektense,  dillerini kesmek  daha doğrudur.”

“Umutsuz olmaları iyi. İçlerindeki umut tamamen söndüğü gün onların karıncalıkları da bitecektir. Kendilerini filler için , onlara çalışmak için yaratılmış bir hoş yaratıklar sanacaklar.”

“Yeryüzünün bütün karıncaları birleşince…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.