RATATOUILLE

Çocuklacocuk’un 2 prensi, 1 prensesi ve biz anneleri hep birlikte izledik Ratatouille’yi geçen hafta. Çocukların fragmanlarından öğrendiği, gösterim tarihini yakından takip ettikleri filmin sonunda ise farklı duygularla ayrıldık salondan.
Remy adındaki bir farenin, tesadüfen düştüğü Paris’in ünlü restaronlarından birinde aşçı olma mücadelesi anlatılıyor. Remy’nin aşçı olma mücadelesi ve bu fırsatı yakalama şansını sayesinde yakaladığı gencin işsiz kalmama uğruna yaptığı ortaklık.

Çocuklar son derece keyifliydiler, izlerken. İlk yarıda pür dikkat olan küçükler 2. yarısının ortasından itibaren hareketlenmeye başladılar. Abileri izlemeye devam ederken bizim 2 kafadar birbirinden destek alarak başladılar salonun değişik koltuklarınnda dolaşmaya. (Salon boşa yakın olduğu için sesimizi çıkarmadık).

Bu durum aslında benim kızımla gittiğim tüm filmlerde yaşadığım bir durum, ikinci ayrıda başlıyor kıpırdanmaya. Film uzun geliyor desem evde Cd seyrederken sonuna kadar dikkatlice izliyor, bitiriyor. Yaşlarından olsa gerek.

Filmi nasıl bulduğumuza gelince;

Fulya, mutfak- fare- yemek pişirme olayının bir araya gelmesini çok beğenmedi.

Ben ise mutfağın dışında filmde bolca görünen muhteşem paris manzaralarına hayran kaldım. Sen Nehri, Notre Dame Katedrali, köprüler, Eyfel kulesi, Paris’in en pahalı restoranlarından “tour d’argent”,… Kızkardeşimin Paris’te yaşadığı dönemde, birlikte geçirdiğimiz yaz tatillerine döndüm, mutlu olarak ayrıldım filmden.

İşte aşağıdakilerde benim gözümden Paris.

Nore Dame Katedrali, meydanı, Sacré-Coeur, Sacré Coeur’dan şehre tepeden bakış, Eyfel, vs…

Paris öyle gezmekle bitecek bir yer değil, ayaklarınıza kara sular iniyor ama gezilecek, görülecek yerlerin listesi azalmıyor bu şehirde. Kısa sürede olsa Paris’e giderseniz aşağıda görülen Versailles sarayını listenizin üstlerine alın derim. Saray ve bahçesi gerçekten muhteşem. ( O zamanlar içimde taşıdığım hanımefendiyle yine gezmelere devam ediyoruz)