Ödev Nedir? Dozu ne Olmalıdır ?

Bu yıl İrem’le   birlikte,  1. sınıfa başlayanlar arasında yeğenim ve arkadaşımın oğlu da var. Haliyle ortak konumuz çocukların okula alışması , okullarımız, öğretmenleri ve verilen ödevler oluyor.

Okumakta olduğum “Bengi Semerci’nin -Birlikte Büyüyelim” kitabında okul seçimi ile ilgili bölümde ilkokulda en önemli noktanın öğretmen olduğu vurgulanıyor.  Sınıflar belirlenip , öğretmenimizle tanıştığımızda mutlu olduk biz kendi adımıza, çok sevecen,  güleryüzlü ve tecrübeli.    Öğretmenlerle tanıştığımız toplantı sonrasında  en dikkat çeken  durum;  “genç öğretmenin” sınıfının velileri idi, epey bir tedirginlik vardı hallerinde ve  genç  öğretmenimizi çok sıkıştırdılar.  “Siz sormadan söyleyim, … mezunuyum …. şu kadar yıl tecrübeliyim” diyordu artık, gelenlere biraz gerilmiş olarak . Herkesin beklentileri farklı elbette fakat ben gençlerin  enerjisine inanıyorum, velilerin yarattığı stres umarım o öğretmeni olumsuz etkilemez , üzüldüm o günkü haline.

Aslında yazıya başlarken  ödevlerden bahsetmek istiyordum ama  öğretmen konusunu da geçemedim, şimdi ödevlere geçersek,  ödevin  dozu ne olmalı acaba? Arkadaşımın oğlu günde 3 sayfa ödevden başını kaldıramazken, yeğenim tek sayfa, kızımsa 5-6 satır ödevle geliyor eve. Hele ilk hafta bizimkine hiç ödev verilmedi, arkadaşım anlattıkça ben ” Acaba İrem mi unutuyor, niye ödev yok ? ” triplerine girdim.  Sonra 3 er satırla başlayan ödevlerin boyutunu da arkadaşıma bahsetmedim. 🙂 Biz veliler gerçekten garibiz ya; ödev verilmesin diye tutturup, sonra da diğer okullar sınıflar da verilen ödevleri karşılaştıran  tek ben değilimdir  değil mi ? Peki  diğer bir taraftan bakar isek bu kadar fark normal mi? ödev nedir?  Ayarı nedir?  Bizi takip eden öğretmenler, öğretmen adayları çok biliyoruz haydi  sizin yorumlarınızı da bekliyoruz.