MİM- YAPILMASI GEREKİP YAPILMAYANLAR

Önüm -arkam-sağım-solum SOBE. Saklanmayan Ebe…Biz iki anne ,küçükken ebelerden çok iyi kaçar köşe bucak saklanırken, büyüdük her hafta bir sobeye takılır olduk. Ha bu MİM ama olsun niyet aynı :)) Bir de küçükken sevmezdik yakalanmayı ama artık seviyoruz; sobelendikçe ya da mimlendikçe, yazmayı, kendimizi anlatmayı, hatta anlattıkça anlamayı seviyoruz.

Son mimimiz Derya Kuşu Deniz Kuzusu’ndan. Konu zorunlu olup ta yapmadığımız işler. Ve işte cevaplarımız

FULYA:

Ertelediğim işler hep gözümde büyür büyür kocaman olur. O yüzden hep Hadi Fulya diye kendi kendime baskı yaparım ki iş bitsin. Bana göre başlanmış iş bitmiş iş demektir çünkü. Yine de ihmal ettiğim, vakit bulamadığım ya da sebepsiz yere başına geçemediğim işlerim var ki işte düşününce aklıma gelenler :

Eşime geçen sene aldığımız iki pantalonun paçaları diğerlerine göre ölçüp ayarlanıp terziye verilecek…geçen kış giyemedi bu kış da giyemezse seneye modası geçecek…

bilgisayarımdaki fotoğraflar çoğaldıkça birbirine karıştı…”çocuklacocuk” la ilgili olanlar özellikle…örgü dosyasından fimo, fimo dosyasından mantı fotografı çıkıyor.

Yazın yaptığım ve bazıları şekerlenen reçeller tekrar kaynatılıp eski haline gelmesi sağlanacak. Annemden fırça yememem için o gelip de görmeden halletmem gerek.

Çocukların küçülenleri ve oynamadıkları oyuncaklar ayırılıp ilgili yerlere verilecek. Onlar okulda olduğu bir zamanda yapmak gerek çünkü farkederlerse bir anda en kötüsü bile olsa kıymetleniyor ayrılmak istemiyorlar, ama nedense bu iş de hep onlar okuldan gelip de üstlerini değiştirmeye başladıklarında ya da oyuncaklarıyla oynamaya başladıklarında aklıma geliyor.

ÖZLEM:

Bu konuda ben ekibin tembeliyim zorunluluklarımı sonuna kadar zorlarım. Hatta bazen minik işler için;”Aman bu kadar iş için kendimi mi yoracam” derim, o anda yapmam gereken daha büyük işlere odaklanırım. Hep de büyük bir işler icat etmişimdir aslında o an için.

Sevdiğim işler ve sevmediğim işler vardır; sevmediklerimi zorunlu olduğum için yaparım ama son dakikaya kadar direnirim.

Ütü mesela; eşim kıyafetlerini ütü selesinde bulmaktan nefret ettiği için onunkileri ve kızımın ütülerini aksatmıyorum ama benimkilere gelince bazen giymeden önce ütülediğim oluyor.

Dolapları düzleyip, fazlalıklardan kurtulmak var aklımda 1 ay kadardır fakat yeni şekillenen taşınma işimizden dolayı eşyaları toplarken hafiflemeye karar verdim. Bu sefer evden eve nakliyecilere hiç bir şey bırakmayacağım, ilkinde sinir olmuştum onlara. Dağıttılar herşeyimi. Artık yeni evimin dolaplarını cici cici düzlerim. Şimdi Kayseri de ki günlerimin keyfini çıkarayım.

Kızımın fotoğraflara bakmak için darmadağın ettiği albümleri yenilemek gerekiyor, yeni albümleri de aldım tarihlere göre yerleştirecem inşallah. Ayrıca çektiğim fotoğrafları düzenleyip, bazı fotoğrafları kartlara bastırmak istiyorum, ben digital albümlerden daha çok seviyorum onları…

Bu mim burda bitmez devam eder. Biz de Geveze Kalem ve Nazlı’yı mimliyoruz. Kolay gelsin arkadaşlar.

Fotograf, alıntıdır.