Kerem 14 Aylık

Sonunda  bu ay, tutunmayı bırakıp  sıralamaya başladı  Kerem.   Önce bir duruyor, göbeği öne çıkarıyor sonra adım atmaya başlıyor, maksimum 5-6 adım şimdilik.   Bu aralar en  keyifli oyunu ayağının ucuyla top yuvarlamak, sıralamak için ayağına top bekliyormuş bizim oğlan 🙂   Ablası 11 aylıkken yürüdüğünden bize epey gecikmiş gibi geliyor, gerçi yürüse ne olacak sanki? Peşinden biraz daha koşmaya başlayacağız.

Geçen hafta 5 günlüğüne Adana’daydık.   İrem ve Kerem’in ard arda başlayan ateşli hastalıkları olunca Adana’dan  hiçbir şey anlamadım bu sefer. Kerem, 2-3 ayda bir görünce anneanne ve dedeyi hemen hatırlamıyor  bir de hastalığın etkisiyle bana daha bir yapıştı,  düşemeyen ateş yüzünden sabahlara kadar uyuyamadık. Sahi bu ateş denilen şey sudan ne çok korkuyor? Normalde suya bayılan çocuklarım ateşliyken  suya değdikleri anda çığlıkları bastılar. Çok şükür son günümüzü sağlıklı atlattık. İkisi de gribal enfeksiyonmuş. İrem’in klasik kulağına vurdu, Kerem’in idrar yıllarından korktuk Hidronefrozdan dolayı, doktorumuz en ufak bir sorunda idrar testi kültürü yaptırmamızı istiyor. Test için bağladıkları poşete çiş yapması nerdeyse iki saatten fazla sürdü, üstelik sürekli su içirmem ve aralarda emzirmeme rağmen. Her idrar testimizde aynı şeyleri yaşıyoruz, sanırım poşetten rahatsız olup tutuyor, poşet çıktıktan hemen sonra bezi doldurdu çünkü. Yine de çok şükür, kontrollerle atlatacağız bu sıkıntıyı., beklemelere razıyız.  Hastalığı atlatınca dedesi ve  anneannesine sevdirdi kendini.  Bakalım bir daha ki görüşmeye yine yabancılayacak mı?

Genelde sabah 6:30-7:00 arası uyanıyor  ve hareket başlıyor, çok çok hareketli. Baharla başlayan sabah ve  akşam üzerleri park rutinlerimiz devam ediyor, yağmur yağmadığı sürece. Dışarılar iyi geliyor bize bu anlamda.   O da öyle alışmış ki kahvaltıdan sonra direk kapıya gidiyor, ayakkabılarını alıp bekliyor zaten istersen götürme. Parka gitmezsek ablasından kalan minik bisiklete biniyor. Parkta salıncakta yarım saate yakın sallananıyor,  yanımda birisi olursa kaydıraktan kaymak da hoşuna gidiyor. Geçen gün sabah eşim ve İrem  oturmuş ayakkabılarını giyerken Keremde  aralarına oturmuş kendi ayakkabısını giymeye uğraşıyordu, acayip güldürdü beni.

Fotoğraf , hastalıklarını atlatan çocuklarımla Adana’da kendimizi hemen dışarılara attığımız günden.  Böyle cici göründüklerine bakmayın, İrem o minik salıncaktan Kerem’i indirip  kendisi binmek için epey dil döktü. Mekan ise Adana’ya her gittiğimde    hiç ihmal etmediğim Tokana,   bir yağ mantısı var ki off off, üstelik çocuklar için de uygun . Kerem’in saçları epey uzadı,  önüne düşmesi rahatsız edici aslında da o lülelerin bozulmasına  da kıyamıyorum,  galiba önlerinden kendim keseceğim biraz .