ISLAH MI? AMA KİME?

İstanbul da yaşanan, hepimizi üzen sel felaketinden sonra televizyonlarda radyolarda bir dolu şey söyleniyor. İnsanların canı malı gitmişken hala gereksiz iktidar kavgalarına tanık oluyoruz. “Biz hatalıyız” diyebilmenin de büyük bir erdem olduğunu anlasalar. Komedi gibi, kimi 1960 lardaki yönetime, kimi geçmiş yönetime, kimi muhalefete atıyor topu, aman top  ellerinde kalmasın değil mi?

Dün CNN Türk Yeni Gün  programında  Mimarlar odasından bir bayan  vardı, ismini not almamışım, şimdi aradım ama emin olamadığımdan  yazmadım, affola. Dinlediklerim arasında bir tek bu bayanın açıklamaları objektif ve bilimseldi. Bulabilseydim tüm metni paylaşmak isterdim ama şimdi duyduklarımın özetini anlatmakla yetineceğim.

Öncelikle bu yaşadığımız ne bir fırtına, ne kasırga ve felaket, sadece şiddetli yağış diye başladı sözlerine. Ayamama deresi su havzalarında toplanan sularla beslenen özel bir dereymiş, yağmur suları yeraltına süzülüyor ve dereyi oluşturuyorlamış. Ve bilin bakalım su havzalarına ne olmuş, bina bina bina. Nerdeyse o bölgenin %100 imarla yapılandığından bahsetti. O bölgedeki bu yapılanmaya karşı 16 yıldır (?) süren bir hukuk savaşından bahsetti sonrasında, mahkemeyi sonunda kazanmışlar, ama fabrikalaşma ve konutlaşma hız kesmeden devam etmiş tabi.  Yağmur elbette  barajlarımızın dolmasını sağlayacak istediğimiz bir şey ama inşallah ilerde en ufak yağışta  ‘çocuğum bugün yağmur var dışarı çıkılmaz’ durumuna gelmeyiz diye bitirdi sözlerini.

Bu konutlaşma bu şekilde giderse YAĞIŞ kelimesi bile kendi başına felaket anlamına gelecek anladığım kadarıyla.  Bizim bu doğayla alıp veremediğimiz nedir? geçende yolda ormanlık bölgeden geçerken gözüme ilişen, “Doğa insan olmazsa da yaşayabilir ama insan doğa olmadan yaşayamaz ” sözünü çok sevmiştim.

Sel felaketi için  söylenen ” böyle yağış 40 yılda bir olur” sözüne de hastayım. Neye göre bu 40 yıl belirleniyor? hangi çevre koşullarına göre? doğayı biz mahvetmeye devam ettikçe her zaman olabilir.

Dere yatakları ıslahından bahsediliyor ya asıl ıslah edilmesi gereken dereler değil BİZLERİZ.

Allah hepimizi Islah etsin.

Hayatını kaybedenleri Allah Rahmet eylesin.