30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

30 Ağustos’lar bana hep yazlık göç vaktini hatırlatır.  Bütün yaz yapılan eğlencelerin; en güzel,  en çok katılımlısı yapılırdı yaylada. Büyükler, küçükler,  nineler, dedeler hepsi toplanırdı Çarşı’da.  Uzun zamandır gidemiyorum, şimdi hala böyle kutlanıyor mu  onu da bilmiyorum ama  biz çok eğlenirdik bu organizasyonda.   Mutlaka kocaman bir ateş yakılırdı meydanın ortasında; bu adet muhtemelen elektriksiz günlerden miras kalmıştır diye düşünüyorum.  Anlı şanlı kurtuluşumuzu kutlarken ki ne  büyük bir mucize olduğunu Çılgın Türkler’i okuyanlar bilir, resmi tören prosedürlerini de yerine getiriyorduk. Açılış Konuşması ( hep bir lider vardır bu konuşmayı yapmak isteyen), İstiklal Marşımızın hep bir ağızdan söylenmesi, saygı duruşu ve şiirler…

Sonrasında,  biz  büyüklerimizi meydanda bırakır giderdik her zaman toplandığımız mekanlara, orda yine ateş yakardık. Ateş bayramın en önemli öğelerinden olmuş şimdi düşününce. Dans edip , sohbet ederdik. Genciz ya; anne, babamızla ne işimiz var. Bir de  en uzun gece iznimiz 30 Agustos ta olurdu, biz de sonuna kadar kullanırdık. Ay benim canım Bürücek’im yine görüşemedik bu yaz.

Kutlamanın ertesi günü sanki herkes bu kutlamayı bekliyor gibi teker teker boşalırdı evler, okullar açılacak şehre dönmek lazım.

30 Ağustos yazımız biraz anılar gibi oldu.

Bayrak,   bizim prenslerin okulda yaptıkları boyama çalışmalarından.  Onlara tarihimizi ne kadar sade, ezbersiz bir şekilde öğretebilirsek o kadar ileri gideceğimize inanıyoruz.

Herkesin “30 Ağustos Zafer  Bayramı”nı Kutluyoruz.