Ursula Le Quin’in Yerdeniz Büyücüsü’nü Moskova Kitap Kulübümüz sayesinde tekrar okudum. İyi ki de 2. Kez okuma şansım oldu, ilk okuduğumda bu keyfi alamamış, Yerdeniz evreninin içerisine girememiştim. Bu sefer Yerdeniz Büyücüsü beni benden aldı. Her kitabın bir zamanı olduğunun bir örneğini daha yaşadım. O dönemde mitolojiye astronomiye, astrolojiye, sembollere ve bu bilgilerle bir kitap analizi yapmaya uzak olmamdan kaynaklı olabilir, çok net hatırlıyorum bitirmeye çalışmamı.
Yerdeniz Büyücüsü’nde Batı Kültürü, Mezopotamya, Sumer Mitolojisi, Yunan ve Norveç antik edebiyatından, etkiler var. Ursula Le Quin’in hayatını okuduğumda , ailesi sayesinde dünya mitolojileri içerisinde büyüdüğünü öğrendiğimde kurduğu büyülü, çok katmanlı, çok kültürlü Yerdeniz Evreni yerli yerine oturdu. Babası Kaliforniya Üniversitesinde Antropoloji profesörü, annesi de aynı üniversitede Psikoloji masteri yapıyor ve ağaç yaşken eğiliyor. Biz de kitabı değerlendirirken İskandinav Mitolojisi, Sümer Panteonu, Sümer Deniz ve Okyanus tanrısı Enki/ Ea yı da konuştuk.
Yerdeniz serisinin bu ilk kitabı Çevik Atmaca, Ged’in büyüme hikayesi. Bir çocuğun gelişim ve dönüşüm hikayesi olmakla birlikte insan doğamız hakkında çok şey anlatıyor. Kendi karanlık tarafımızdan kaçarken yaşadığımız bizi benliğimizden uzaklaştıran dönüşümlere, av iken avcı durumuna geçip gölge tarafımızla mücadeleyi okuyoruz Ged’in hikayesinde.
Romanda evrendeki dualite vurgusunu çok sevdim.
Şöyle diyor girişte , EA’nın yaratılışında.
“Söz sessizlikte,
ışık karanlıkta,
yaşam ölürken;
bomboş gökyüzünde
uçarken parlar atmaca. “
Bir doğasever olarak son zamanlarda okuduğum kitaplarda roman içinde geçen bitki türleri, özellikleri ve anlamlarını da incelemeye başladım. Yerdeniz Büyücüsü’nde de asanın yapıldığı , bilgeliği temsil temsil porsuk ağacını notlarıma ekledim.
Serinin devamını da okumak istiyorum. Çiğdem Erkal Yeşilbademli’ye başarılı çevirisi için teşekkür ederim.
“Fakat güç, sadece ihtiyaç olduğunda ortaya çıkmaz: Bilgi de olması gerekir.”-18
“Duyabilmek için susmak gerekir.”-26
“Akıllıya soru gerekmez; aptal ise boşuna sorar.”-40
“Dünya bir denge içindedir, Denge’dedir. Büyücülerin Dönüştürme ve Çağırma güçleri dünyanın dengesini bozabilir. Bu güç, tehlikeli bir güçtür. Korkunç bir güçtür. Bilgiyi izlemeli, gereksinime hizmet etmelidir. Bir mum yakan bir gölge yaratır…” – 50
“Eğer nehrin akıntısında döne döne sürüklenen bir çomak değilse, o zaman nehrin kendisi olmak zorundadır; kaynadığı noktadan, denize döküldüğü yere varsıya , tüm bir nehir. “134
“Denizden fırtınalar ve canavarlar gelir, ama kötülük gelmez. Kötülük karadadır.” -140

