Yeraltından Notlar – Fyodor Dostoyevski

Yeraltından Notlar 2 kısımdan oluşan bir kitap.

Kahramanın adı yok, İlk bölümde kahramanın zihninden geçenler, bilinçaltının en derinliklerine şahit oluyoruz. Kahramanımız kendisi, çevresi hakkında çok düşünen, çok fazla korkuları olan gururlu biri.  Aslında yapmak istediği çok fazla şey var ancak korkuları isteklerinin önünde hep bir engel. Kendini arkadaşlarından , etrafındakilerden üstün görüyor ama  farkındalıkları iletişim problemlerine neden oluyor. 

2. Bölümde kahramanın başından geçen olaylar anlatılıyor. İkinci bölümden sonra ilk bölüm yerli yerine oturdu. Bittiğinde ilk bölümü hızlıca yeniden okudum ve aydınlandım:) ilk seferinde çok yavaş okuduğum ilk bölüm anlamlı hale geldi.

Kendi yeraltı (bilinçaltı) ile zalimce hesaplaşıyor kahraman, acıtıyor kendini. Farkındalıkları arttıkça etrafıyla uyumu azalıyor. Aslında hepimiz için olabilecek hesaplaşmalar… Kendini acımadan yıpratanlardan mı yoksa hoşgörmeye çalışanlardan mısınız? Kendi bilinçaltımız ya da kitaptaki deyişi ile yeraltımızdan çıkmadığımızda / barışamadığımızda hayat hiç kolay değil aslında:(

Kitabı okurken değil de  bitirdiğimde iki bölüm bütünleştiğinde  ve üzerinde düşündüğümde daha çok etkilendim, zihnimde uçuşup durdu cümleleri.

Altı çizilesi ve defalarca okunası çok bölüm var; en sevdiğim kısımlardan alıntılar

“Ben yalnızca huysuz olmayı değil, hiçbir şey olmayı beceremedim. Ne huysuz, ters biri olabildim, ne iyi, ne aşağılık, ne dürüst , ne kahraman, ne de bir böcek…”

“Yemin ederim size baylar, fazla bilinçli olmak bir hastalıktır. Gerçek, tam bir hastalıktır. Sıradan bir bilinç, insanın yaşamı için fazlasıyla yeterlidir.”

“Peki ama Yüce Tanrım, herhangi bir nedenle bütün bu yasalardan,”iki kere iki dört” lerden hazzetmiyorsam bana ne doğanın yasalarından, aritmetikten, “iki kere iki dört”lerden? Elbette, delmeye gücüm yoksa, böyle bir duvarı alnımla yıkmaya kalkışmayacağım ama barışmayacağım da onunla, sırf karşımda bir taş duvar olduğu ve onu yıkmaya gücüm yetmediği için de barışmayacağım onunla.”

“İnsan her zaman , her yerde mantığının ve çıkarının ona emrettiği gibi değil, canının istediği gibi hareket etmeyi sever. Kendi çıkarının tersini bile yapmayı isteyebilir… İnsan için gerekli olan Yalnızca özgür (bu özgürlüğü neye mal olacaksa olsun) gene de özgür iradesidir. “

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir