Tech Deck Modası

Tic Tac Toe, dilime öyle bir dolandı ki kaç gündür kurtulamadım. Aslında demeye çalıştığım şey Tech Deck miş . Tech Deck, bildiğimiz kaykayın minicik hali, nam-ı diğer parmak kaykayı. Defalarca uyarıyorlar benimkiler yine de bir türlü dilim dönmüyor , yine tic tac toe  aşağı, tic tac toe yukarı. Yaşlanmanın alametlerinden biri de bu olsa gerek. Yeni kelimeler kolay öğrenilmiyor, eskilerden aklınızda kalan bir şablona yerleştiriliveriyor . Her neyse, nerden mi çıktı bu kaykaylar? Arkadaşlarından birinde görünce hoşlarına gitmişti, epeydir istiyorlardı. Bir gün yolum düştü satıldığı yere, birer paket aldım arabamın torpido gözüne koydum. Bir türlü sevdiremediğim, hatta bırakın tatmayı kokusuna bile dayanamadıkları kurufasulyeden yemeleri için bu sefer de rüşvet vermeyi denemekti niyetim. Yemek yedireyim diye attığım bin takladan,çevirdiğim bin dolaptan biridir rüşvet vermek. Çok sık değil ama nadiren de olsa rüşvet veririm en son çare. Şükür ki büyüdüler artık, eskisi gibi iştahsız değiller ama bu kez de problem olan yemek seçmek. Akşam yemekten evvel bahsettim tabi rüşvetten. Kurufasulyeye itiraz çok olduysa da tabaklarına koydum birer kepçe, bitiren tic tac toe yu hakeder dedim. -Anneee, tech deck onların adı, tic tac toe değil dediler. İlk kez yediği halde sevdi büyük oğlum, inanılır gibi değil. Böyle böyle alışacak umuyorum. Küçükse biraz daha nazlandı ama ilk adımı attık en azından. Verdim ellerine tic tac toe larını, hakettiler. Pardon pardon Tech Deck diyecektim.