Son Okuduklarımız

Çocuklar Nasıl Başarır – Mümin Sekman , Bahar Eriş

Kitap yeni ve çığır açan araştırmalardan klasik ve değişmez gerçekleri içeren 50 araştırma ve yorumlardan oluşuyor.

Çocuğa verdiğimiz isimden, küçükken yaşanılan derin acıların başarıya etkisinden, yapılan kahvaltı ve uyku süresinin etkisi gibi her biri birbirinden değerli ve ufuk açıcı araştırmalar.  Yeni öğrendiğim araştırmalar yanında bildiğim konuların altındaki araştırmaları öğrenmek de oldukça keyifliydi. Kitabı aralıklı olarak okudum, 2-3 araştırma ardından mola. Bahar Eriş’in daha once okuduğum “Anne Beynim Aç” kitabını da çok sevmiştim,  burada. Kitabın en beğendiğim araştırması diye ayırt edemiyorum, her araştırma kendi içerisinde kıymetli… Yine de altını çizdiğim cümlelerden bir kaçını yazayım;

“Bir insanın sahip olabileceği en iyi kişilik özellikleri şunlardır;

1. Yapmanız gerekeni yapın

2. Bunları yapılması gereken zamanda yapın

3. O anda isteseniz de istemeseniz de yapın”

“Dünya çok hızlı değiştiği için artık mesleklere göre değil temel başarı becerilerine göre kendini geliştirmek daha akıllıcadır. Mesleklerin popülerliği yıllar içinde değişebilir ama temel başarı becerileri işe yaramaya devam eder.”

 

Anne Frank’ın  Hatıra Defteri

Bu yıl ilk kez olacak okulların nisan tatilinde Hollanda’ya gitmeyi planlamıştık.   Covid -19 ‘un tüm dünyada değiştirdiği planlardan sadece bir tanesi:( Hollanda’ da bir önceki ziyaretimizde fırsat bulamadığımız Anne Frank müzesine de uğrayacaktık bu kez.  Bu kitap da  kendi çapımda müze öncesi hazırlıktı.

Anne Frank ve ailesi, 2. Dünya savaşında yahudi soykırımından kurtulmak için  2 yıl  kadar Amsterdam’da  bir evde (Arka Ev) saklanıyorlar.   Kitap Anne’nin evde saklanmaya başlamadan kısa bir süre önce 12. yaş gününde başladığı ve evde bulundukları sürecce yazdığı günlüğünden oluşuyor. Aileden tek kurtulan babası (Otto Frank) savaş sonrası bu günlüğü basımına izin veriyor, adına kurulan vakıf için çalışıyor. Bizler 2 ay evde kaldık ve neler hissettik düşünün. Arka Ev’ de yaşananlar, savaş ortamında gizlenmeleri, hayatlarının tehlike altında olması bizim  evde özgürce zorunlu/ gönüllü yaşadıklarımızla karşılaştırılamaz elbette.

Arka Ev’de,  2 aile ve sonradan  gelen dostları ile birlikte yaşıyorlar. O evde kurdukları disiplin, kendi gelişimleri eğitimleri için zaman ayırmaları, ciddi biçimde çalışmaları benim en çok ilgimi çeken şey oldu.   Fransızca, ingilizce  çalışıyorlar, çeviri yapıyorlar, cebir çalışıp , evde saklanmalarına yardım edenler sayesinde kütüphaneden kitaplar okuyorlar. Beni etkileyen bir diğer şeyde ölüm burunlarının ucunda olmasına, yarınının hiçbir garantisi olmamasına rağmen birbirleri ile zaman zaman gerilen iletişimleri, Anne’nin annesine karşı sevgisizliği ( belki ergenliğin etkisi bilemiyorum)…  Savaşın içinde mücadele verirken dahi günlük olaylar kavga sebebi olabiliyor, çok ilginç İnsanın unutan varlık olmasına en güzel örneklerden olmuş.

“Tembellik çekici görünebilir. Çalışmak mutluluktur.”

“Dünyada açık bir pencereden doğayı seyretmek, kuşların ıslıklarını duymak, güneşin sıcaklığını yanağında hissetmek ve hoş bir gencin kollarında olmaktan daha güzel ne olabilir?”

 

Saklı Bahçeler Haritası – Nermin Yıldırım 

Arkadaşım tavsiye ettiği, öncesinde bir fikrim olmayan, Nermin Yıldırım’ın okuduğum ilk kitabı.  İki kızkardeş Suad ve Behiye’nin birbirlerine 1960 larda yazdıkları mektuplar , yayınevi  genel yayın yönetmeni olan Rıdvan’ın mektupların peşinde /izindeki hikayesi anlatılıyor.  Tesadüf bu ya  mektupların arka planında  2. Dünya Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yılları vardı. Çok akıcı sürükleyici bir kitap, sürprizli bir son. Severek okudum.

“Hayat denen yolculuk , gitmekten değil, dönmekten ibaretmiş. Bak, sen bile gidenlerin arasından çıkıp dönenler safına girdin. Gidişinin üzerinden onca yıl geçtikten sonra bir gün ansızın keyfe keder birkaç satırla bana ulaşıverdin. “

 

 

Bir cevap yazın