Uyumsuz Defne Kaman’ın Su ve Toprak‘tan sonra Tabiat Dörtlemesinin beklediğim 3. romanı Hava.
Toprak Romanında Hititler, Çorum Hattuşaş çok güzel derinlemesine işlenmişti. Kitap’ın arka sayfasında Kayseri- Gevher Nesibe görünce heyecanlandım. Ne de Kayseri gelinleriyiz:) Kayseri- Kapadokya- Gevher Nesibe , Toprak romanı Hititlerle karşılaştırıldığında daha yüzeyseldi. Umay Nine , Defne Kaman, Karaca, Semahat, ekibe yeni katılan Kumru ve Ertuğrul Amca’nın sohbetleri ise sıcacıktı. Nükleer Enerji’nin tabiata zararı üzerinde duruluyor. Semahat’in kendi geçmişi ile yüzleşmesi, Umay Nine’nin şifalı telkinleri kısmı etkileyici idi.
En çok da sonundan etkilendim, kitabın sonunu söylemek olmaz elbet. Aslında kitabın bu şekilde bitmesini günümüzle birleştirdiğimde ya ” Adalet” buraları hepten terkederse diye korktum. Okuyanlar daha iyi anlayacaklardır:) Eşimin dediği gibi okuduğum bazı kitapların içinde yaşabilme gibi bir huyum var 🙂
Umay Nine’nin, Defne Kaman’ın sözlerinin altını çizmekle bitmiyor. Alıntıladıklarım;
” Kanat, tarih boyunca insanlığın bu dünyada belki de en çk kıskandığı hayvan organı olmuştur.. Çünkü uçmak, göklere yükselmek, özellikle bizim gibi kökleri gök ile aynı sözün içinde kaynaşmış bir kültürün çocukları için ayrı bir önem arz etmiştir. İşte bu yüzden geleneğimizde kuş her zaman kutlu bir sembol olmuştur.”
Başlangıçta Hava vardı
Yuvarlak göğün altında
Sadece Hava vardı.
Hava nefes oldu, can oldu
Ağaçlara, kuşlara
Dağlara ve taşlara
….
Hava nefesi dünyanın
Efendisi göklerin
Gözleri gezegenin
Kökümüz havada
Gök ile Kök
Kök ile Gök
birleşti Havada
Bir oldu özümüz
Yukarıda, gökte, yüksekte.
Blogger 📝