Amsterdam’da Bir Otobüste – Her Fotoğrafın Bir Hikayesi Vardır

Elimde sımsıkı tuttuğum çantayı kaybetmeden az önce Amsterdam’da bindiğimiz otobüsü süsleyen Van Gogh ve resimleriyle foto çektirmek isterken. Yıl 2019

Otobüs aynı otobüs ama bir dokunuş her şeyi değiştiriyor, sanat her yerde fark yaratıyor değil mi?

Foto faslından sonra otobüste sohbete dalıp çantamı koltukta yanıma bırakmıştım, bir de fotoğraf makinası çantası taşıyordum. Durakta indiğim zaman bir hafiflik hissettim, çantam, eyvah …

Ama otobüs hareket etmişti, durduramadık. Koşmayı denedik yetişemedik. Panik oldum pasaportlar eşimde ama cüzdanım, kartlarım, işyeri telefonum (zimmetli olunca o da ayrı stres yaptı o vakit), vs. içerisinde. Ardından gelen otobüs sürücüsü otobüslerin son merkez duraklarına gitmemizi tavsiye etti. Eşim ilk otobüsle çantamın olduğu otobüsün arkasından devam etti. Biz çocuklarla durakta bekliyoruz. Hava buz donuyoruz, gezerken sorun yok ama olduğumuz yerde gergin vaziyette durup beklemek dondurucuydu.

Benim içimde “kaybolmayacak, bulacağız” diye bir his var ama öyle paniklemişim ki dışardan hareketlerim hiç öyle değil. Çocukları üşümesinler diye yakındaki küçük bir markete bıraktım. Başladım durakta ters yönden gelen otobüsleri beklemeye, çantamı unuttuğum otobüsün üzerinde diğerinden farklı bir reklam vardı, görsel hafızam iyidir ama dillerini bilmediğimden reklam bir şey ifade etmemişti, ancak gördüğümde hatırlayabilirdim:) Sonunda gelen otobüslerden birini tanıdım ,durduğunda işte bu deyip şoföre sordum. Evet çantam ordaydı kavuştum 🙂 ( Bir evrak imzaladım aldığıma dair (oracıkta çok pratik değil mi? )) Çocuklara koştum, marketten beğendikleri çikolataları aldım. Eşim geldi ve gezmeye devam.

Sonunu bir atasözümüze bağlayayım. “Allah sevdiği kuluna eşeğini önce  kaybettirir, sonra buldururmuş”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.