Aeden- Azra Kohen

Okuduğum ilk Azra Kohen kitabı. Fi- Çi-Pi serisi çevremdeki herkesin elindeyken ben kitap listemde başka okunacaklarım vardı, açıkcası biraz popüler bulup geri durmuş da olabilirim. Her neyse bu yıl Mom Talks ta Azra Kohen’ i dinlerken çok etkilendim. Meğer tanışma zamanım buymuş, benim ilgi duyduğum konuları dinledim konuşmasında, heyecanla anlatmasını sevdim. Kitaplarından önce podcastleri,youtube videoları ile tanıştım.

Aeden’i bayram tatilinde bitirmiştim. Yaşadığımız felaketlerden daha önce paylaşma fırsatım olmadı. Oysa Aeden tam da bu felaketleri, insan olarak dünyaya (doğaya, hayvanlara ve hatta kendi cinsimiz insanlara) verdiğimiz zararları, kaynaklarımızı bilinçsiz tüketerek uygarlığımızın sonunu getireceğimizi anlatıyor.


Dünyadaki hemen her kötülüğe değinmiş, tokat gibi, insanlığımızdan utanıyoruz. Hani bu son olaylar ( yangınlar, sel, ..) umarım pek çok kişiye gerçekleri görme düşünme ve sorgulama imkanı tanımıştır. Dünyada aynı kurallarla yaşamaya devam edemeyiz, değişmeliyiz.


Kitap ufkumu açtı, neler yapabilirime kafa yoruyorum bolca. Teşekkürler Azra Kohen.


Alıntıladıklarım;
“Romandaki kurgu masal gibi gelebilir. Ama o kurgu: Gerçeklerin kelime kelime örülmüş halidir! Masalla gerçeği ayırt edebilecek olan okurlara.”


“Emin olduğum tek şey, bu gezegende insanlık dışı bir şey var.”


“Parazit gibi, kendi gezegenlerini öldürürcesine kaynaklarını tüketiyorlardı.”


“Neyi, niye nasıl merak ettiğine dikkat et. Evren , merakla harekete geçer, düşünceyle genişler, korkuyla küçülür, analizle büyür, yargıyla son bulabilir. Merak ettiğin her şey senin kim olacağına yön verir.”


“Arsızlığın terbiyesi tükettiğini üretebilmekle başlar, bir organizmayı pazazitten ayıran şey de bu üretimdir”


“Herkesin motvasyonu bir başkası gibi olmak. Birey yok, biri gibi olmak var. Bireyselleğin keşfiyle ancak gelişebilecek kolektif bir bilinçle üretken arılar gib yaşayabilecek potansiyelleri varken, tüketime adanmış bir sistem içinde önüne gelen herşeyi tüketen ve amaçsızca üreyen yağmacı çekirgeler gibi yaşıyorlar.”


“Tırtıl, koza ve kelebek zincirlemesinde olduğu gibi, insan organizmasının da ancak üç evrede kendini oluşturabileceğine inanırız. .. Önce obur bir tırtıl gibi tüketerek keşfetmesi, etrafta tüketilecek bir şey kalmadığında yani keşifleri tekrarlara dönüştüğünde kozasına çekilip kendi kendine yeterliliği öğrenmesi ve kendine yeterli bir kelebek olmayı öğrendiğinde kozasından çıkıp metamorfozunu tamamlayarak insana dönüşmesi şarttır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir