ÜÇ KİTAP BİRDEN

Siz de yapar mısınız, ben bazen bir kaç kitabı aynı süre zarfında okumaya çalışırım. Aç gözlülüğümden mi yoksa sabırsızlığımdan mı bilmem ama kitapların konu alanları farklıysa eğer bu çok sık yaptığım bir şeydir. Bir süredir elimde iki kitap birden vardı. Biri Canan Tan’ın “Yüreğim Seni çok Sevdi” kitabı ve diğeri Fatih Bayhan’ın “Latife Hanım’ın Kağıtları” adlı kitap.

Yüreğim Seni çok Sevdi’ye ne yazık ki benim yüreğim çok fazla dayanmadı. Ve kendimi zorlaya zorlaya ancak ortalarına gelebildim kitabın. Daha önce de Senden Başka Yok’u aynı şekilde yarısına kadar sıkılarak okuyup yarısından sonrasını bir çırpıda okuyup bitirmiştim. Üstelik en sevdiğim ve etkilendiğim kitaplar arasına da koydum ve yazara ait diğer kitapları da alıp okumaya karar verdim. Ama bu kitap böyle olmayacağa benziyor. Sebep konunun çok sıradan bir aşk hikayesi olması mı yoksa baş karakteri Aslı’nın bana göre çok antipatik olması mı bilmiyorum. Yorumu kitabı okuyanlara bırakıyorum sizce devam etmeli miyim, bu kitap da beni yanıltır mı?

Latife Hanım’ın kağıtları ise Atatürk’le evlilik yapan ve ayrıldıktan sonra yıllarca suskunluğunu bozmayan Latife Hanım’ı ve Paşamızı daha yakın dan tanımamızı sağlıyor. Daha önce de hakkında kitaplar okuduğumuz ve idolümüz kadınlardan biri olduğunu belirttiğimiz Latife Hanım ve Ata’mızın nasıl tanıştıklarını, nasıl evlendiklerini, Zübeyde Hanım’ın kendisi hakkındaki düşüncelerini ve daha nicelerini tarihle içiçe öğrenmek isterseniz mutlaka okuyun derim.

Yüreğim Seni Çok Sevdi’yi bir kenara bırakıp Latife Hanım’ın Kağıtları’yla birlikte okuduğum diğer kitap ise Tanrı’nın Doğum Günü.

Okumayanlar için çok fazla tüyo vermek istemiyorum Kitap bir reklamcının ağzından Donna T. adlı bir karakterle yaptığı söyleşiden oluşuyor. İlginç ve sürükleyici bir konu. Elinizden düşürmeden okuyacağınıza eminim.