Şub 11th, 2010 by cocuklacocuk. 
İrem:
-Anne, ben seni çok seviyorum ama neden sevdiğimi bilmiyorum.
****
-Baba, sigarayı ne zaman bırakacaksın?
- Senin doğumgününde , senin için.
- Niye benim için bırakacaksın kendi sağlığın için bırak.
***
Televizyonda sanırım bir su pompası gördükten sonra, Bu yıl Kerem’le pek havuza giremeyen ben;
- Bu yıl birlikte havuzda pompamızla oynayalım, tamam mı?
- Anne, ama göbeklerin geçmiş olur mu?
****
(daha fazla…)
Tem 17th, 2009 by cocuklacocuk.
Geçtiğimiz senelerde çocukların doğum günü kutlamayı ve özellikle mum üflemeyi çok sevdiklerini bu yüzden de sık sık sahipsiz doğum günleri pastaları yaptığımdan bahsetmiştim . Geçenlerde Oğuz Kaan’ın doğum gününde çocuklarımın artık büyümüş olduğunu bu sebepten ötürü de anlamış oldum. Oğuz Kaan , Kadir Mert ve 10 yaşındaki kuzenleri ortada yanan 9 tane mumu sakin bir halde tam üfleyeceklerken, birden onlardan önce davranan, hatta onların üflemesine sinirlenen 2.5 yaşındaki Batu‘nun o haline kahkahalarla gülerek tepki verdiler. Eskiden olsa o pastanın mumları iyice küçülene kadar tekrar tekrar yanar, yine de çocukların her biri bir diğerinden daha az üflediğinden yakınır dururdu. (daha fazla…)
Şub 17th, 2009 by cocuklacocuk.
Kızım için yılın en önemli günününü sağ-salim geçirmiş bulunuyoruz. Aynı Kadir Mert gibi doğumgününden çok önce başlıyor planlar, istekler listesi. Bu yıl doğumgününü takvime attığı çentiklerle takip ediyordu.Çarşamba gününe gelen doğumgününü haftasonu kutlayacağımızı anlatmak pek kolay olmadı.
İrem- Anne, doğumgünüme … gün mü kaldı?
Ben- Evet ama kutlamayı cumartesi yapacağız.
İ- Neden?
B- Çünkü teyzenlerin İstanbul’dan o gün gelmesi zor.
İ- Hıı. Anladım.
(daha fazla…)
Ara 18th, 2008 by cocuklacocuk.
Canım arkadaşım, dostum iyi ki doğmuşsun iyi ki arkadaşım olmuşsun, nice nice yaşlara, eşinle kızınla ve minik bebişinle bir ömür boyu mutlu, huzurlu, sağlıklı bir hayat sürmenizi diliyorum. Seninle biz ne güzel vakitler geçirdik. Bir gün sende, bir gün bende evlerimizin mutfaklarını atölye gibi kullanmamız, sonra olayı ilerletip senin salonu ofis haline getirmemiz; elimizde fimolar, makaslar, kumaşlar, şimdi geriye dönüp baktıkça hayranlıkla baktığım, nasıl yapmışız diye hayret ettiğim çalışmalarımız; hiç eksik olmayan hoş sohbetimiz; olmazsa olmazımız Türk kahvemiz ve ardına çayımız; ; çalışıp acıktıktan sonra ısmarladığımız pizzalar, lahmacunlar, o harika patates salataların, zeytinyağlı barbunyaların, başımız sıkıştığında Ayferr diye seslenişlerimiz,İrem’le daha çok vakit geçirsin diye Kadir Mert’i okuldan kaçırıp size getirmem, ..sonra her cumartesi klasiklerimiz, önce mc donald’s arkasından sinema keyfi, sonra D&R ve tabiki maxitoys turlarımız, birlikte yaşadığımız televizyonda canlı yayın tecrübemiz, bütün gün birlikte olsak da aksamları msn de hiç bitmeyecek yazışmalarımız hatta aynı anda aynı şeyleri yazmamız:) hepsi ama hepsi çok güzeldi…Bunların hiç birini unutmak mümkün değil… (daha fazla…)