SON ADA -LİVANELİ

Son Ada’yı bir solukta; biraz gerilerek ve korkarak okudum.  Düşsel bir ülkede yaşanan olayların anlatıldığından bahsediliyor  kitabın  arka kapağında. Ama okuyunca bana hak vereceksiniz ki o düşsel ülkeyi nereye baksanız göreceksiniz; İşyerinizde, yaşadığınız ilde,  Türkiye’de, dünyada.  Her bir bölümü okurken o kadar çok  eski darbeci başkanlar tanıdığıma şahit oldum ki… Kötülüğün bir şekilde olayları çıkılmaz hale getirmesi, kazanması ürpetti beni.   Kitabı okurken yaşamımdaki adaları  değerlendirdim ve kendimi sorguladım en çok. Ben olayların neresindeydim? Kişisel  hırsları sebebiyle topluma ve doğaya müdahale hakkını kendinde gören  Başkan olmadığımı biliyorum.  Herşeyi kabul eden ada halkı mı,  doğru bildiğinden şaşmayan Yazar mı , yoksa doğruları görse de toplum önünde konuşma savunma yeteneği olmadığına sığınan Anlatıcı  mı?

Son Ada, Zülfü Livaneli’nin akıcı anlatımıyla okunası çok güzel bir kitap.  Okuyanların görüşlerini çok merak ediyorum.  Okumayanlara da acilen okumalarını tavsiye ediyorum,  yaşadıkları dünyaya daha farklı bir gözle bakacaklarından eminim.

Kitabın arka kapağında romanın alegorik bir anlatımla yazıldığı söyleniyor. “Alegori; bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme sanatıdır” diye tanımlanıyor wikipedide. Ben de canlandırdığı o kadar şeyden sonra bu tekniği mükemmel bir şekilde uyguladığını söyleyebilirim.

Ağzına, yüreğine sağlık, Zülfü Livaneli.