ŞİMDİ OKULLU OLDUK

Bugün okullar açıldı, biz de sabah erkenden kalktık, hazırlanıp ailecek okulumuza gittik.Bu sene büyük oğlum 1. sınıf küçükse anasınıfı -hazırlık (kreş seviyesi) öğrencisi oldular. Sabah ikisi de çok mutluydular, büyük sırtından indirmediği çantasının, küçükse yeni giydiği t-shirt ünün hevesiyle pek neşeliydiler. Açılış töreni için bahçede toplandık. Oğlumun “İstiklal Marşı’na” ve “Andımız”a sessizce eşilik etmesi beni çok gururlandırdı. O’nu zaten forması içinde görmek yeterince heyecanlandırıp  duygulandırmıştı, bu yüzden gözümden bir kaç damla yaş akmasına engel olamadım. 1. sınıfa başlayan bütün miniklere önümüzdeki sene mezun olacak abla ve ağbileri törenle hoşgeldin rozetleri taktılar. Bu jest onları çok mutlu etti. Tören bittikten sonra çocuklarımızı sınıflarına götürüp öğretmenlerine teslim ettik. 

Yazımı Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu,nun (Çocuk Ruh Sağlığı) adlı kitabından alınmış bir mektupla bitirmek istiyorum. Benim bir solukta okuduğum mektup bir çocuğun ağzından anne ve babasına yazılmış, hepimize rehber olması dileğiyle, tüm öğrencilerimize başarılar..

 

“Sevgili Anneciğim ve Babacığım,

Bütün duygu ve düşüncelerimi dile getirebilseydim, size şunları söylemek isterdim.

Deneme ile öğrenirim. Bana oyunda, arkadaşlıkta ve işimde özgürlük tanıyın. Beni her yerde, her işimde koruyup kollamaya çalışmayın. Davranışlarımın sonuçlarını kendim görürsem daha iyi öğrenirim. Bırakın kendi işimi kendim göreyim. Büyüdüğümü başka nasıl anlarım?

Büyümeyi çok istiyorsam da ara sıra yaşımdan küçük davranmaktan kendimi alamıyorum. Bunu önemsemeyin. Ama siz beni şımartmayın. Hep çocuk kalmak isterim sonra. Her istediğimi elde edemeyeceğimi biliyorum.

Ancak siz verdikçe almadan da edemiyorum. Bana yerli yersiz söz vermeyin. Sözünü tutamayınca sizlere güvenim azalıyor.

Bana kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin. Yoldan saptığımı görünce beni sınırlayın. Koyduğunuz kurallar ve yasakların hepsini beğendiğimi söyleyemem. Ancak hiç kısıtlamayınca ne yapacağımı şaşırıyorum. Tutarsız davrandığınızı görünce hem bocalıyor, hem de bundan yararlanmadan edemiyorum.

Beni dinleyin. Öğrenmeye en yakın olduğum anlar soru sorduğum anlardır. Açıklamalarınız kısa ve açık olsun.

Öğütlerinizden çok, davranışlarınızdan etkilendiğimi unutmayın. Beni eğitirken ara sıra yanlışlar yapabilirsiniz. Bunları çabuk unuturum. Ancak birbirinize saygı ve sevginizin azaldığını görmek beni yaralar ve sürekli tedirgin eder.

Çok konuşup çok bağırmayın. Yüksek sesle söylenenleri pek duymam. Yumuşak ve kesin sözler bende daha iyi izler bırakır. “Ben senin yaşındayken,..”diye başlayan sözleri hep kulak ardına atarım.

Küçük hatalarımı büyük suçmuş gibi başıma kakmayın. Beni korkutup sindirerek, suçluluk duygusu aşılayarak usandırmaya çalışmayın. Yanlış davranışım üzerinde durup düzeltin. Ceza vermeden önce beni dinleyin. Suçumu aşmadığı sürece katlanabilirim.

Beni yeteneklerimin üstünde işlere zorlamayın. Başarabileceğim işleri yapmamı bekleyin. Başarmam için beni destekleyin. Hiç değilse çabamı övün. Bana güvendiğinizi belli edin. Ben başkaları ile karşılaşırmayın; umutsuzluğa kapılırım.

Benden yaşımın üstünde olgunluk beklemeyin. Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın. Bana süre tanıyın. Yüzde yüz dürüst davranmadığımı görünce ürkmeyin. Beni köşeye sıkışırmayın, yatağa sığınmak zorunda kalırım. Sizi çok bunalttığım zamanda bile soğukkanlılığınızı yitirmeyin. Kızgınlığınızı haklı görebilirim, ama beni aşağılamayın. Hele başkalarının yanında onurumu kırmayın. Unutmayın ki ben de sizi yabancıların yanında güç durumlara düşürebilirim.

Bana haksızlık ettiğinizi anlayınca açıklamaktan çekinmeyin. Özür dileyişiniz size olan sevgimi azaltmaz; tersine, beni size daha çok yakınlaştırır.

Aslında ben sizleri olduğunuzdan daha iyi görüyorum. Bana kendinizi yanılmaz ve erişilmez göstermeye çabalamayın. Yanıldığınızı görünce üzüntüm büyük olur.

Biliyorum, ara sıra sizi üzüyor, belki de düş kırılığına uğratıyorum. Bana verdiklerinizin yanında benden istediklerinizin çok olmadığını da biliyorum. yukarıda sıraladığım istekler size çok geldiyse birçoğundan vazgeçebilirim; yeter ki, beni, ben olarak seveceğinize olan inancım sarsılmasın.,

Benden “örnek çocuk” olmamı beklemezseniz, ben de sizden kusursuz ana baba olmanızı beklemem. Sevecen ve anlayışlı olmanız bana yeter.

Sizin çocuğunuz olarak doğmak elimde değildi. Ancak seçme şansım olsaydı, sizden başka kimsenin çocuğu olmak istemezdim.

                                                                                                                       Sevgiler Çocuğunuz.