Sakin Olamayan AVM Sakini

Geçenlerde çocuklarla birlikte bir alışveriş merkezindeydik. İşimizi bitirdik, en üst kattan el alt kata ineceğimiz için asansörü beklemeye başladık. Çoğunluğu çocuklu ve bebek arabalı olan asansör bekleyen kalabalık gittikçe artmaya başlarken ikisi orta yaşlı bey, biri genç bir bayan olmak üzere üç kişi de asansör bekleyenlere katıldı. Kendi aralarında biz niye merdivenle inmedik ki diye gülüşerek konuşmaya başladılar. Bu arada beyaz saçlı olanı asansörü çağırma düğmesine basmaya başladı. Halbuki düğmeye zaten basılmıştı.

Bizim beyaz saçlı AVM sakini her on saniyede bir düğmeye basıyordu. Belli ki o ne kadar çok basarsa asansör o kadar hızla gelecekti ama yine de gelmiyordu işte. O da başladı elini hiç çekmeden ısrarla düğmeyi zorlamaya.

Herkesin de dikkatini çekti bu davranış ama bir tek ben dayanamadım ve;
-“Beyefendi bir kere basılması yeterliydi” diye kibarca müdahalede bulundum.

Yüzüme bakarak,
-“Biz cahiliz, bilmiyoruz ” diye saçma bir cevap verdi.
Buna cevapsız kalamazdım.
-“Ben de öyle düşünmüştüm” dedim.
Bu kez diğer beyefendi bir anda avukatlığa soyundu ve başladı beyaz saçlı arkadaşını müdafa etmeye.
-“Başına da takmışsın güneş gözlüğünü sen çok mu kültürlüsün” demez mi?
(İşte burada güneş gözlüğümün konuyla ne ilgisi var anlayamadım)

Bu kez ona döndüm ve
-“Belliki ortada bir yanlış var, neden arkadaşınızı koruyarak bu yanlışı sürdürüyorsunuz” dedim

“kamu malı bu hepimiz kullanıyoruz.

Avukatlık yapan bey yine konuyu benim kültürlü olmama getirdi ve
-“Sizin paçalarınızdan akıyor kültür” dedi.
güneş gözlüğümden sonra pantalonumun paçası da işe dahil olmuştu artık.

Bu andan sonra kültürüm de paçalarımdan akıp gittiğine göre artık ben de terbiyesizleşebilirdim neyseki asansör geldi de çocuklarımın önünde bu lüzumsuz konuşmalara ve hareketlere daha fazla katlanmak zorunda kalmadım.