Cocuk, faaliyet, annelik, çocuklaçocuk, el becerisi, hobi, el yapımı oyuncaklar, el yapımı hediye fikirleri, çocukların kitaplığı, yemek tarifleri

Evde Tek Başına Deneme 1

Bu yaz dönemi bir ilki gerçekleştirdik;

Yardımcımız, babasının rahatsızlığı ve çalışma izni sebebi ile bir süreliğine ayrıldı, ramazanın son haftası  memleketine gitti.  Daha önceki gidişlerde çok panik olan  ben bu kez garip bir şekilde  daha rahattım. Mutlaka yeni birisini bulmalıyım diye kafayı yiyip  arayışa girmedim.  Geçmişte bu arayışlarım çoğu kez boşa çıkmışlığı negatif enerji, hayal kırıklığı olarak dönüyor sadece.  Bakıcı olmak isteyen çok insan var fakat kısa süreli, mesela yaz boyudenildiğinde istemiyorlar sanki bu bakıcılık işine girerken 10 yıllık sözleşme yapılıyormuş gibi… Hiç bir zaman anlayamayacağım  bir durum.  Aslında çocuklar  da büyüdü artık, bir süredir yatılı yardımcıyı bırakmayı ciddi düşünüyoruz,  fakat eşimin şehir dışı görevi  benim  uzun mesailerim sebebi ile bu yılda bizi  devam etmeye  karar verdik.

Herneyse bu zorunlu gidişi bir deneme fırsatı olarak değerlendirdik.  Çocuklar da  bu kısa sürede  başka birisi gelsin istemediler. Özellikle İrem biz yalnız kalabiliriz diyerek karar vermemize destek oldu ki bu Kerem’e de göz kulak olma sorumluluğunu kendi isteğiyle alması olduğundan bizim için çok önemliydi.  Aslında İrem yaşı itibari ile yalnız kalabilir evde fakat Kerem 8 yaşında henüz. Doğal olarak bir dolu tereddütümüz oldu;

-Kavga ederler mi? Zarar verirler mi kavga edip ?

-Aç  kalırlar mı ? ( yemek olmadığından değil de , yemeği çıkarıp   yemek anlamında)

-Tehlikeli bir şey olur mu?

….

Read More»

Upuzun Bir Aradan Sonra Merhaba

Upuzun bir aradan sonra merhaba.

İlk kez bu kadar tutukluk oldu.

Kafamda yazacak konular da varken, elim gitmedi bilgisayara… ( Ortağım, Fulya’m için de geçerli bu durum)

Yeni bir yer gördüğümde, okuduğum kitap bittiğinde, vs. hadi yazayım bunu deyip, yarına ertelemelerle 3 ay geçti.  Korkunç 🙁 Oysa yazı yazmank ve paylaşmak terapi gibi benim için.

Yıllık iznimin son günlerinde , tatilin keyfini çıkarıyorum. Yıllık izin günleri de aslında yeni yıl dönemine benziyor; tatilin bütün rehavati içerisinde  izin sonrası dönem gelecek yıl için de hayaller kurup, planlar yapıyorum.

İzin dönemimde son birkaç yıldır mail kontrol etmiyorum. Telefon olursa bakıyorum ama  maillere girersem kafam orda kalıyor, problemler kafada dolaşmak istemiyorum neticede. Gece oturup tüm mailleri okumaya / cevaplamaya çalıştığım tatiller de oldu. Ama anladım ki bu   faydadan çok zararlı bir davranış hem bana hem de şirkete.  Tatilde kafan boşalmalı, enerji dolu bir şekilde işe dönmek en iyisi.

Read More»

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayram’ımız Kutlu Olsun

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız Kutlu Olsun.

Bu bayramda  Atatürk’ün çocuklarla ilgili anılarından birisine yeniden yer vermek istiyoruz, 2008 de paylaşmıştık.

Anıya ; 80’lerde ilkokuldayken aldığımız kitabım Avni Altıner’in Her Yönüyle Atatürk kitabından ulaştık.

Atam hep izindeyiz, sana minnettarız.

“””

Mustafa Kemal’in ilk Cumhurreisliğine seçildiği sıraydı. Bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşlarıyla gezmeye çıkmıştı. Gazi yanına sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla alemi büyüleyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu;

-Adın ne senin bakayım?

– Cemil

– Çankaya’da mı oturuyorsun?

– Yok. Ayrancı’da

-Mektebe gidiyor musun?

Çocuk başını öne doğru hızla eğdi

-E… Ne okuyorsun mektepte?

-Her bir şey okuyoruz.

-Peki ben kimim Cemil?

Çocuk zeki bakışlarını Ata’nın üzerinde gezdirdi:

-Sen Gazi Paşasın.

Ata gülümsedi.

– Olmadı . Cemil ben senin Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.

– Yok benzetmedim iyi biliyorum, sen Gazi Paşasın.

-Nereden biliyorsun?

Çocuk kendinden emin bir tavırla.

-Çünkü, dedi sana hiç kimse benzemez…

Çelik gözler bulutlandı. O eşşiz kafanın içinden kimbilir ne düşünceler geçti o anda:

Büyüdüğü zaman ne olacağını konuştular sonrasında.

Sonra O’nu oyuna iade edip yoluna devam ederken yanındakilere döndü:

– Milletin. bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak dedi.

Daha Nice Güzel Günlerin Olsun Fulya’cım

Fulya’cım canım  arkadaşım ,  uzaklarda olsak da  hep aklımın bir köşesinde olan , özlediğim  dostum…

Zor günlerdeyiz, canımız sıkılıyor …

Ama  önümüzde güneşli günler var ..

İstediğin hayal ettiğin tüm güzellikler senin olsun,

İyi ki varsın, iyi ki doğdun.  Doğum günün Kutlu olsun 🙂

Umut Binbir Ayaklı

Umut Güneşte Saklı

Umut Edenler Haklı

Umut İnsanın Hakkı

Nazım Hikmet Ran

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kaydet

Kombuçayı Nasıl Yapılır?

Üç dört aydır düzenli tüketmeye çalıştığımız kombuçayımız bu nedenle evimizden hiç eksik olmuyor. Bu fermente çay ile ilgili bilgi toplayıp yapmaya başladığımdan beri okuyup, araştırmaya devam ettim, en sonunda bir düzene oturtup kendimce doğru şeklini buldum. Konuyla ilgili ilk yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Orada çayımızı nasıl hazırladığımızı anlatmamıştık. Bu yazıda ondan bahsedelim istedim.

Kombuçayı her seferinde 5 litrelik kavanoza 4 litre olarak demliyorum.

  • Temiz ve deterjandan iyice arınmış bir çelik tencerede 4 litreden biraz daha fazla suyu kaynatıyorum. (Su kaynadıkça biraz azalma payı)
  • Su bir süre kaynayınca litre başına yarım su bardağı veya tepeleme dört yemek kaşığı (yaklaşık 70 gr ediyor )
  • 4 litre suyum olduğu için iki su bardağı yani 280 gr kadar şeker ilave edip tamamen eriyene kadar beş altı dakika kaynatıyorum.
  • Daha sonra içine 4 tane demlik poşeti çay ilave ediyorum. Sallama poşet olursa sayı 10-12 kadar olur
  • Ben yeşil çay tercih ediyorum ,çay ile birlikte 5 -6 dakika daha altı kısık şekilde kaynatmaya devam ediyorum. Poşet çayı çıkarıyorum.
  • Daha sonra kaynamış su ile dezenfekte ettiğim kapak ile tencereyi kapatıp çayın soğumasını bekliyorum.
Read More»