Cocuk, faaliyet, annelik, çocuklaçocuk, el becerisi, hobi, el yapımı oyuncaklar, el yapımı hediye fikirleri, çocukların kitaplığı, yemek tarifleri

Kombuçayı Nasıl Yapılır?

Üç dört aydır düzenli tüketmeye çalıştığımız kombuçayımız bu nedenle evimizden hiç eksik olmuyor. Bu fermente çay ile ilgili bilgi toplayıp yapmaya başladığımdan beri okuyup, araştırmaya devam ettim, en sonunda bir düzene oturtup kendimce doğru şeklini buldum. Konuyla ilgili ilk yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Orada çayımızı nasıl hazırladığımızı anlatmamıştık. Bu yazıda ondan bahsedelim istedim.

Kombuçayı her seferinde 5 litrelik kavanoza 4 litre olarak demliyorum.

  • Temiz ve deterjandan iyice arınmış bir çelik tencerede 4 litreden biraz daha fazla suyu kaynatıyorum. (Su kaynadıkça biraz azalma payı)
  • Su bir süre kaynayınca litre başına yarım su bardağı veya tepeleme dört yemek kaşığı (yaklaşık 70 gr ediyor )
  • 4 litre suyum olduğu için iki su bardağı yani 280 gr kadar şeker ilave edip tamamen eriyene kadar beş altı dakika kaynatıyorum.
  • Daha sonra içine 4 tane demlik poşeti çay ilave ediyorum. Sallama poşet olursa sayı 10-12 kadar olur
  • Ben yeşil çay tercih ediyorum ,çay ile birlikte 5 -6 dakika daha altı kısık şekilde kaynatmaya devam ediyorum. Poşet çayı çıkarıyorum.
  • Daha sonra kaynamış su ile dezenfekte ettiğim kapak ile tencereyi kapatıp çayın soğumasını bekliyorum.
Read More»

Son Dönemde Okuduklarımız

Okul döneminde tam bir antrenman/ kurs annesi modundayım.  Evimiz merkezden uzak olunca çocukların müzik  kursu ve spor antrenmanları da daha da bir etkiliyor bizi. Spora bırakınca bende yakın yerlerde geziniyordum ama  ondan da sıkıldım  Son  haftalarda  arabayı park edip kitap okumayı tercih ediyorum özellikle  kızımın akşam saatlerindeki antrenmanlarında.  Bu durumda gayet hoşuma gidiyor aslında.    Benim ve oğlumla birlikte okuduğumuz kitaplardan bahsedeyim.

Orhan Pamuk – Kırmızı Saçlı  Kadın; Sıkı bir Orhan Pamuk okuyucusu olduğumu söyleyemem. Bu kitap ise kolaylıkla çok hızlı bir şekilde okuduğum Orhan Pamuk romanı oldu. Efsaneler hayatımızı bu denli şekillendirebilir mi? Anlatıla anlatıla bu güne dek geldikleri için efsane dediğimiz hikayeler belki de  her dönemde tekrar tekrar yaşandıkları için efsane. Kitabın içerisinde sürekli tekrarlar yapsa da ben sonun  farklı olacağını düşünmüştüm.  Kitabın son bölümünde Kırmızı saçlı kadının oğlu Enver’i anlattığı bölüm, oğluna  karşı gösterdiği sevgi ve merhamet  içimi acıttı.  Acısını ise içimde hissettim. Okurken kitabın içinde yaşadım  diyebilirim.

Read More»

Çocuklacocuk 10 Yaşında

Yuppi , Çocuklaçocuk’umuzun 10. yaşını kutluyoruz.

İyi ki  başbaşa verip yazmaya başlamışız. Çocuklarımızın büyümesi, zaman problemleri ile faaliyetlerimiz ve  yazılarımız azalmış olabilir . İlgi alanlarımız da 10 yıl öncesi gibi değil elbette. Ama  Çocuklaçocuk’un kökleri sağlam bizce. Çünkü  biz hep  kendimiz olduk,  kopya yazılar, görseller kullanmadık. Denemediğimiz/ sevmediğimiz  herhangi bir ürün tavsiye etmedik. Fikir aldığımız kişileri kaynak olarak gösterdik, onlara bizzat teşekkürlerimizi ilettik.

Geçen 10 yılda   öyle çok  hobi faaliyeti paylaşmışız ki… Geçenlerde pinterestte  taş boyamaları çok sevdiğimi farkettim, unutmuşum bizim taş boyamaları, sonra dönüp bakınca yaptığımız taş boyamalara hayran kaldım:) Kendi kendini sevmek mi dersiniz buna bilemem ama   blogta paylaşmak için yaptığımız faaliyetlerin herbirini severek ve özenerek yaptık. Günlük hayattan paylaşımlar, yemek tarifleri de keza öyle.  Tarif kitabı yerine de kullanıyoruz siteyi 🙂 Kefir  yapımını Fulya 2013 de yazmış ve ben bu yıl kendi kefirimi yapmaya başladığında  ilgi alanıma girdi, sitede yazdığımızı unutmuştum bile 🙂  Çocuklarımız hakkında  çok paylaşmayı sevmesek de paylaştığımız kısıtlı yazıları ara ara okumak  oldukça duygusal oluyor.

Velhasıl  Çocuklaçocuk’u seviyoruz, paylaşımlarımıza devam edeceğiz.   Terapi blog yazmak…

Çocuklaçocuk’un 10. yaşı  ve 8 Mart Dünya Kadınlar günümüz  kutlu olsun.

Nice nice güzel bol yazılı yıllara…

Read More»

Güneşli Bir Mart Günü

Şubat ayında memleketine giden yardımcımız dolayısı ile  yoğun ve  yorucu geçti. 10 gün kadar anneciğim geldi destek için, benim gibi gurbette yaşayanlar için  paha biçilemez bir mutluluk. Varlığı başımızda olması yetti.     O gittikten sonra kalan birkaç günde tam survivor gibiydik. Hafta sonu  temizlik yapacağımı anlayıp kendisine de pay düşeceğini sezen kızım, hiç yapmadığı bir şekilde  kardeşinin antrenmanına gitti, evde temizlik yapmayacağım diye. Ama dönüşte yine de evi süpürme işinden kurtulamadı. Ben kendime kızıyorum aslında el bebek gül bebek büyütüyoruz  diye. Temizlik kokusu alınca kaçıyorlar ama dolaplarında bulamadıkları kıyafet olunca söyleniyorlar….   Artık çocuklar büyüdü, kendi kendimizi idare ederiz desek de benim çalışma saatlerim, eşimin şehir dışındaki işi, çocukların okul geliş gidiş saatleri ve   maalesef alışan düzen sebebiyle bir süre daha yardımcımızdan vazgeçemeyeceğiz gibi. Bu hafta içi yardımcımız geldi de normal düzenimize döndük çok şükür.

Read More»

Güneşlenen Kürdan Adam

Oğlumun  tatil kitapçığındaki faaliyetlerden birisi değişik materyallerle geometrik bir şekil yapmaktı.    Patafix ve kürdanlardan üçgen prizma ve kare prizma yaptı,   baskı olarak aldığı fotoğraflarını ödevine ekledi.

Bu faaliyeti çok sevmiş olmalı ki sonrasında odasında kürdanlar ve patafix le değişik şekiller yaratmaya devam etti. Sabah ise bizi güneş şemşiyesi altında güneşlenen bir kürdan  adam bekliyordu 🙂 Keyif yapmayı sever benim oğlum, yaptığı oyuncaklara da yansıyor doğal olarak.

Read More»