Cocuk, faaliyet, annelik, çocuklaçocuk, el becerisi, hobi, el yapımı oyuncaklar, el yapımı hediye fikirleri, çocukların kitaplığı, yemek tarifleri

Kaptan Düşük Don

2. sınıfta olan oğlumun  okuduğu kitaplar  ve sınıflarında okumayı teşvik için yaptıkları  uygulamayı  burada yazmıştım. Okul dışında okudukları kitapları velilerin imzası  olan not kağıtları ile birlikte okuldaki zarflarında birikiyor, sürpriz bir zamanda açıldığında en fazla kitap okuyan belirlenecek, ödül olacak mı bilmiyorum. Kerem’ciğimin bu aralar soluksuz okuduğu kitaplara gelince , “Kaptan Düşük Don’un Maceraları”. İsmi dolayısıyla aldığı ilk tepkiden sonra  seri halinde okuduğu kitapları götürmek istemedi öğretmenine:(  12 lik  Kaptan Düşük Don serisini  bitirdi oysa. Hem de  kitapçıdan aldıktan sonra arabaya biner binmez okumaya başladı her birini  (farklı zamanlarda aldık serinin kitaplarını), eve gelip  bitirene kadar devam etti.
Bence  şiddet , kötülük teması olmadığı sürece ne okuduğu değil, okuması önemli. Severek heyecanla okudu  Kaptan Düşük Don Maceralarını.. Eski yazılarımızda Fulya da yazmıştı ( burada) ; Erkek çocukları biraz aksiyon , eğlence istiyor sanırım kitaplarda ya da bizimkiler öyle.  Kaptan  Düşük Don serisindeki karikatürler, espriler, macerları çok eğlenceli buldu bu sebeple.

Read More»

Kombucha Mantarı – Kombuçayı

Kombuçayını uzun süredir takip ettiğim sağlıklı beslenme instagram  hesaplarından biliyordum ama bunun için olmazsa olmaz mantarını nasıl bulacağım konusunda pek bir fikrim yoktu. Hiç ama hiç ummadığım bir kişiden ummadığım bir zamanda kombucha mantarı bulunca sevinçten havalara uçup 🙂  okuduğum öğrendiğim kadarıyla hemen çayımı yaptım. Kombucha mantarı çayı ya da kombuçayı fermente olmuş bir çay. Şeker ve poşet siyah çay kullanılarak hazırlanıp en az onbeş gün beklettikten sonra içiliyor. On beş gün boyunca çayı hergun takip edip, geçirdiği sürecin ve mantarın  üzerindeki oluşumları konuyla ilgili daha tecrübeli kişilere  sorarak doğru yolda olduğumu anladıktan sonra ilk çayımızı süzerek şişelere koyduk. İlk denememde biraz tedirgin olup içmekte tereddüt ettiğim doğrudur, eşim benden daha cesur davranıp olumlu tepki verince ben de denedim ve gerçekten sevdim tadını. Biraz tatlı, biraz ekşi, hafif bir sirkelik ve baskın fermente tadıyla içilmeyecek sevilmeyecek bir içeçek değil, kaldı ki  nam-ı diğer ölümsüzlük iksiri diye bilinen bu çay bin derde deva, o yuzden mutlaka içilmeli..

Read More»

Hayatınızın Zamanlasına Güvenin

“Trust timing of your life”; hayatınızın zamanlamasına güvenin diye çevriliyor. Bence tam türkçesi ise “Her şerde  bir hayır vardır”

Cuma günü yaşadığım bir olayda bu sözü hissettim tam anlamıyla…

Niye böyle hissettiğimi anlatmadan önce ; Tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin yarı yıl tatili kutlu olsun.  Spor ve müzik kursları ile birlikte  aile olarak ritmimiz çok yüksek bir dönemdi, çocuklar çok emek harcadı.  Hepimiz tatili hak ettik 🙂

Cuma günü çocukların karne töreni için  okuldaydım.  Kerem bu yıl 2. sınıf ve sınıflara giremiyor veliler 2. sınıftan itibaren. Sınıfta  karne alışlarını seyredemesem de bekliyorlar gelmemi,  gitmezsem ben de iyi hissetmiyorum. 

Read More»

Kar , Kuşlar ve Yabani Alıç

Hepimiz kara doyduk, bol bol kar fotoğrafları paylaştık bu haftasonu.  Yoğun kar yağışının haftasonuna  gelmesi   biizm için çok keyifli oldu. Uzun zamandır ilk kez tüm aile tüm gün boyunca evimizdeydik, karla oynamaya  çıktık evin önüne bir süre o kadar. Ne   basketbol kursu, ne voleybol, ne piyano, …  Hafta sonlarımız koşturmacayla geçtiğinden garipti tabi, yıllardır öğlen uykusu uyumamıştım, bu hafta sonu uyudum mesela:)

Bahçemizde tam olarak adını bilmediğim , yabani alıç olduğunu düşündüğüm bir ağaç var. 

Read More»

Hayat Çoğaltabildiğin Kadar Senin

2016 da  sürekli bir kendimi motive etmeye çalışır bir durumdaydım. Biraz motive olduğumda gündem kendine çekti 🙁 beni.  Yapmak istediklerim  kenarda beklediler hal ve ruhiyemin yükselmesini… Ben de bekledim aslında enerjimin çoğalıp; yazmaya , örgüye,  çocuklarla faaliyetler uydurmaya uygun kıvama gelmesini. Ama anladım ki öyle bekleyerek, kafanda kurarak hiçbirşey olmuyor.    Özlemekle kaldım:(   Kendimi faydalı hissetmeyince ya da faydalı demeyelim de yapmak istediklerine vakit ayırmayınca yorgun yatıp yorgun kalkıyorum, ötesi yok. İş hayatına  daha çok kaptırıyorum kendimi böyle durumlarda. Kaptırmaktan kastım çok ya da az çalışmak değil, evde bile kafada işle gezmek, rüyada problem çözmek gibi. Oysa kimseye faydası yok bunun,  zihin boşalmalı, temizlenmeli, enerji depolamalı evde.

Mesela bu hafta sonuna bakalım,  süre olarak bakarsak normal bir hafta sonundan farkı var mı? Yok…  Ama sıradan bir cumartesi ve pazar olmadığından, yeni yılın enerjisinden,   ailemizle  dolu dolu geçirdiğimizden pazartesi uzun bir tatilden dönmüş gibiydim.

Read More»