ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUĞA BECERİ KAZANDIRMAK

Yarın bazılarımızın bildiği üzere 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Tek bir güne sığdırılabilecek bir olay değil engelli olmak. Amaç; bizlere konuyu hatırlatmak , sağlıklı çocuklara sahip olduğumuz için şükretmeyi unutmamamızı sağlamak. Ve tabi ki onlar için elimizden gelen ne varsa yapmamızı sağlamak.

Canım dostumuz Zeliha Ekinci Selçuk,mesleğini severek yapan Türkiyedeki sayılı Özel Eğitim Bölümü Zihinsel Engelli Öğretmenlerinden. Geçen yıl engelli çocuğu olan anne babalara özel eğitim kurumunda dikkat edilmesi gerekenler hakkında tavsiyelerini yazmıştı. Bu yılda özel gereksinimli çocuğa beceri nasıl kazandırılabilir konusunu bizimle paylaştı.

Bu iki yazının da yakın, uzak tanıdıklarımız sayesinde mümkün olduğunca  gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını diliyor ve Zeliha’ya bizimle paylaştığı tecrübeleri için sonsuz teşekkür ediyoruz.

ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUĞUMA BECERİ ÖĞRETMEK İÇİN NELER YAPMALIYIM?

3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla  sizlere yardımı dokunacak bilgiler paylaşmak istiyorum.
Biz anneler çocuğumuzun bebeklik döneminden itibaren yemeğini yedirmeyi, giydirmeyi, altını temizlemeyi, her türlü öz bakım becerisini yerine getirmeyi kendimize öncelikli görev benimsemişizdir.

Elbette ki çocuğumuz kendi ihtiyaçlarını kendisi karşılayana kadar desteğimiz devam edecektir. Ama çocuğumuzun özel gereksinimi varsa bu destek daha uzun zaman alacaktır. Bu durum sadece çocuğun engelinden kaynaklanmamaktadır. Biz annelerin herhangi bir beceriyi öğretmesi başlangıçta zaman kaybı gibi görülebilir. Örneğin çocuğumuza yemeğini yedirirken harcadığımız zaman 10-15 dakikamızı alırken bu beceriyi öğretmek için harcadığımız zaman 30-40 dakikayı bulacaktır.
Ayrıca çocuğumuzun kendi yapacağı işi biz yaptığımızda çocuğumuza iyilik yaptığımızı düşünmeyelim. Aslında onun beceri gelişiminde negatif rol oynamakta olduğumuzu kabul edelim.
Özel gereksinimli çocuğumuz beceri öğrenirken karşılaştığımız problemlerden biri de özgüven. Unutmayalım ki özgüven gelişiminde çocuğun bağımsız (kendi-kendine)olarak yaptıklarının önemi büyüktür. Çocuğumuz ne kadar çok işi/beceriyi/etkinliği kendi kendine yerine getiriyorsa özgüveni de o kadar çok gelişecektir.
Öğreteceğimiz beceri için beklenti düzeyimizi yüksek tutmamalıyız. Örneğin çocuğumuz çatal-bıçak-kaşık gibi kavramları öğrenmeden yemek yemeyi öğretmeyi amaçlıyorsak başarısız oluruz. Özel Eğitimde biz bu becerilere ön koşul beceriler diyoruz ve her beceri için gerekli ön koşul beceriler vardır. Çocuğa öğreteceğimiz beceri çocuğa ve onun bağımsız yaşamına uygun olduğunda öğretim aşamasında da zorlanmayız.
Çocuklar yaptıkları güzel ve iyi şeylerin ardından ödüllendirilmekten, pekiştirilmekten hoşlanırlar. Çocuğumuzu en iyi tanıyan biz anneler olduğumuz için uygun ödülü de biz belirleyebiliriz. Bu ödüller yiyecek içecek olabilirken bir yere gitme, televizyon izleme, aferin deme de olabilir. Ayrıca ödülümüz olumlu davranışın hemen ardından ve nedeni açıklanarak verilmelidir.
Tüm bunlardan sonra öğreteceğimiz beceriyi seçmeliyiz. Seçtiğimiz becerinin de;analizini yani yapılma aşamalarını belirlemeliyiz. Sizlere yemek yemeden bahsetmiştim. Yemek yeme becerisi de kendi içinde sınıflandırılır. Kaşıkla yeme,çatalla yeme,bardaktan su içme, parmaklarıyla yeme vb.. Eğer biz çatalla yemek yemeyi öğreteceksek bu becerinin analizini yapmamız gerekir.
ÖRNEK
Çatalla Yemek Yeme
(Çocuğun yiyebileceği büyüklükte parçalanmış kek ve çatal masaya konur.)
Çocuğumuz
1.Başat olan elini(daha çok kullandığı)çatala doğru uzatır.
2.Çatalı tutar.
3.Çatalı tabaktaki keke uzatır.
4.Çatalı keke batırır.
5.Çatalı ağzına doğru götürür.
6.Çataldan keki ağzına alır.
7.Çatalı masaya koyar.
8.Ağzındaki keki çiğneyerek yutar.
(Kek bitene kadar aynı beceriler tekrarlanır.)
Bu aşamalar hem çocuğumuzu değerlendirmede hem de öğretim sırasında bize kolaylık sağlayacaktır.
Özel çocukların özel annelerine.. Sevgiyle kalın.

Özel Eğitim Öğretmeni
Zeliha EKİNCİ SELÇUK

NOT: Fotoğraflar Merih Akoğul’un 2001 yılı “Başarmak” projesinden alıntıdır. Projelerin detayları ile geniş bilgiye ve güzel fotoğraflarının daha fazlasına Merih Akoğul‘un sitesinden ulaşabilirsiniz.