ORMAN YANGINI

Ormanlarımız; yetişmesi seneler sürüyor, yok olması saatler. Yok olurken  içindeki canlılarda yok oluyor,  gelecek yıllarımızın oksijen depoları da.

Sevgili Zehra (Derin’in Pasta Salonu) İzmir Bornova Çiçekliköy yangınını yakından  yaşayanlardan. Zehra’nın “Yeşile Düşman” yazısını hepiniz okuyunuz istiyoruz arkadaşlar.

Yanan ormanların yeniden ağaçlandırılması yerlerine bina dikilmemesi için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız.  Nasıl bir takip oluşturulabilir sizce?

Fotoğraf ; Zehra’nın blogundan alınmıştır.

8 Replies to “ORMAN YANGINI”

  1. ne acı bişey değilmi.hele ormanda yaşayan canlıları düşününce içim acıyor

    — Öyle ya Smilenam, Zehranın yazısında kaçamayan canlılardan da bahsediyor,

  2. malesef sadece rant için bilinçli çıkarılan yangınlarla
    tüm flora fauna yok oluyor
    engel olmalı oranın ağaçlandırılması için çabalamalı
    orman yangınlarının olmamasını diliyorum

    — İnşallah bir gün doğanın herşeyin üstünde olduğunu, paradan binadan daha önemli olduğunu anlayacaklar da vakit epey geç olacak

  3. STİL DİREKTÖRÜ says:

    Ne kalacak yeni nesile merak ediyorum, gidiyorum okumaya sağolun kızlar.

    — işte böyle olaylarda çocuklarımızı bekleyen türkiyeyi düşünüp doğurmakla iyi mi yaptık diye sorguluyoruz kendimizi

  4. Ben takip edeceğim arkadaşlar…
    Dilerim verilen sözler tutulur.

    — Zehra’cım, ilerde ihtiyacın olan her türlü desteğe varız, biliyorsun.

  5. Bende çok üzüldüm,yanan ağaçlar 80-100 yaşındalarmış.Çok sinirliyim,yakanları bulup onlara aynı işlemi yapmalı bence. Yazık 🙁 yazıyı bende okuyacağım.
    Teşekkürler..

    Hayırlı Kandiller..

    — Sana da hayırlı kandiller olsun Pelin’cim. Yapanları en ağır şekilde cezalandırmak lazım, çok haklısın

  6. hafta sonu şehir dışındaydım insan biraz istanbuldan uzak kalınca daha iyi anlıyor o kadar beton ki düşünüyorum eskiden ne güzel ormanlar vardı kimbilir yavaş yavaş heryer öyle olacak diye korkuyorum

    — İnşallah olmaz GeCe cim, korkularımız hep aynı.

  7. Mevlana’nın bir sözü var:
    “Allah Rumları bu toprakları imar etmeleri için yaratmış Türkleri de tahrip etmeleri için.”

    Vaktiyle Anadolu tam bir ormanlık alanmış şimdiye kadar hep yakıldı yok edildi. Tahribatımız bin yıldır devam etmektedir.

    Ormanların yok edilmesi eskiden tarla açmak ve bilinçsizce yakacak odun temin etmek için olmak üzere iki sebeple oluyordu.

    Şimdi birkaç kendini uyanık sananlar tarafından turistik tesisler için vesaire yakılıyor. PKK militanları saklanamasın diye de devlet ve ordu kararı ile doğuda az ormanımız yakılmamıştır!

    Ayrıca sayıları çok azalmış olan ve kanunen (sözde) koruma altında olan doğal parkların kirletilmesine göz yumuluyor kuş ve balık türleri her gün azalıyor. Bu parklardan birkaçının koruma kapsamında olması kanunu devlet ileri gelenleri tarafından iptal edilmek istendi fakat birkaç aklıbaşında kişinin büyük çabaları sonucu vazgeçildi. Amaç o bölgelerin özelleştirilerek çeşitli ticari amaçlarla kullanılmasıydı. Ya turistik tesisler için ya yeni endüstri bölgeleri oluşturmak için ya da tarla filan etmek için o parkların bulundukları bölgeler özelleştirilmek istenmektedir…

    Bu gidişle başımıza gelecek daha çoook doğal felaketler var. Görüyoruz sel felaketleri, orman yangınları.. Bunlar basit şeyler değil. Cezasını fazlasıyla çekeceğiz. öte yandan, şimdiki felaketler ilerdeki dev felaketlerin küçük başlangıçlarıdır sadece.

    Dünya çapında türkiye zaten çölleşme riski altında bulunan yerlerden biri iken bu kadar duyarsızlık gelecekteki çok büyük felaketlerin delilleridir.

    Ormanların tükenmeleri yağışları azaltır kuraklıklara sebep olur. şiddetli erozyonlar ve büyük çapta heyelanlar olur. sırada bekleyen depremlerinin yıkım etkilerinin çok daha şiddetli olmalarını sağlar..

    Ne zaman doğayı korumak evlenmemiş kızların bakireliğinin korunması töresinden çok daha önemli tutulursa o zaman halkımız aydınlanmış demektir ilerleme yolundadır demektir toplum olarak doğru yolu bulmuşuz demektir.

    Ağzınıza sağlık, ne güzel yazmışsınız, Mevlana nın bu sözünü bilmiyordum, ama eski rum/ ermeni mahellerinin hep güzel olduğunu niye bizim yapamadığımızı düşünürüm hep, Kayserinin en güzel yerlerlerinden biri olan Talas bunlara ilk örnek aklıma gelen. Ormanların tüketilmesi hayatımız için en büyük tehdit değil mi neden bu kadar cahiliz anlamıyorum, hangi turistik mekan bize doğanın sunduklarını sunabilir ya da felaketleri engelleyebilir. Haberlerde Giresundaki selde sular altında kalan evleri denize giden arabaları seyrettim az önce, çok üzücüycü. Biz halk olarak nasıl aydınlanırız?

  8. Şimdi farkedip okuyabildim Zehra’nın yazısını. Saolun burada da paylaştığınız için. Zehraya ve hepimize çok büyük geçmiş olsun…

    — Sen de okuduğun için sağol Ayça cım, Hepimize düşen çok şey var ormanlarımızın korunması konusunda

Bir cevap yazın