ÖRGÜDEN OYUNCAK PALYAÇO

Çocuklarla özdeşleşmiş bir karakter gibi görünse de bir çok çocuk palyaçoları sevmiyor, hatta korkuyor onlardan.  Tam bir ironi örneği değil mi? Bir yakınımızın oğlunun sünnet düğününde çocukları eğlendirsin diye bir palyaço getirilmişti. Sünnet olan çocuğun kızkardeşi eğlence boyunca masanın altından çıkamamıştı palyaço korkusundan. Bir yaşgününde de aynı şeyi yaşadık, iki katlı bir mekanda yaş günü kutlaması yapılıyordu, alt kat çocuklar için hazırlanmış, palyaçolar çocukların yüzlerine boyalar sürüyor, onları eğlendiriyorlardı. Üst kat da anneler için hazırlanmıştı, ne yazıkki orda da bir çok çocuk palyaço korkusundan alt kata inemedi annelerinin dizinin dibinden ayrılamadılar. Ne anneler rahat ettiler ne de çocuklar.

Annem bu palyaçoyu bizim çocuklara getirdiğinde endişe etmiştim korkacaklarından. Tam tersine bayıldılar bizimkiler. Palyaço ilk geldiği zamanlar boyu uzundu ikisinden de, onu oyun arkadaşı etmişlerdi.

Palyaçoyu eski samanyolu dergilerinden bakarak yapmış annem, şişle örmüş tamamını. Gözlerini keçeden, papyonunu ise parlak bir kumaştan yapmış. Palyaçonun içini elyafla doldurmuş.

Çocukların genelde palyaçolardan korktuklarını anlattığımda annem saçını siyah yapmasaydım keşke diye üzüldü. Saçlarını tümden çıkarıp turuncu iple hazırlamayı düşündü. Annemle aramızda yedi saat gibi bir mesafe oduğundan bu düşüncemiz bir türlü gerçekleşemedi . Ben de yastık ve aslan gibi palyaçoyu da yıpranmadan kalsın diye saklamıştım.

Sizlerin çocukları seviyorlarsa palyaçoları çok rahat örülebilecek bir oyuncak.