Organik Sebzelik’ten Bildiriyorum

Sebzeliğime gösterdiğim kadar çiçeklerime özen göstermiyorum sanırım. Varsa yoksa sebzelik. Her gün düzenli olarak sulamaya, sebzelerden daha çok büyüyen otları yolmaya, çapalamaya,  gidip gidip bakmaya sonra bir daha bakmaya vakit ayırdığım kadar birçok şeye vakit ayıramıyorum. Emeğimin karşılığını aldıkça da daha çok keyif alıyorum bunları yapmaktan. İşte benim sebzelikte son durum:

Biberler çok çabuk oldu, henüz yiyemedik ama yarın öbür gün kahvaltı soframızda yerini alacak gibiler. Şimdi üzerlerindekilerin büyümelerini bekliyorum.

Çiçeği burnunda salatalıklar..Bir geceden sabaha kadar bile bir anda kocaman oluveriyorlar. Bunları bağ evi tecrübelerime dayanarak söylüyorum. Sebzelikten henüz salatalık yemedik ama çok yakın görünüyor. Bir de çok hassasmış salatalıklar, etrafını çapalarken bile bitkisine dokunmamaya özen gösteriyoruz. 

Mısırlarım ve fasulyelerim..Bir ondan bir diğerinden diktik , fasulyenin çabucak büyüdüğünü bilirdim ama mısırlar onu da geçtiler, bakalım ne zaman yeriz mısırları..

İlk domatesler büyümeye başladı bile. Bu domatesleri sebzeciden almıştık. 

Bunlar ise benim gözağrılarım , kendim, çekirdekten yetiştirdiğim domateslerim. Bu kadar büyüdüklerine ve üzerlerinde çiçekler olduğuna inanamıyorum. Çok yakındır domates vermeleri. Bu domatesler tamamen hormonsuz ve büyüdükleri için çok doğal görünüyorlar, renkleri bile daha parlak ve yapraklarına dokunduğunuzda mis gibi kokuyor.

Bu sene çekirdekten yetiştirme işini sadece domates için yaptım ama önümüzdeki sene biber , salatalık, fasulye ne olursa hepsini yetiştirmeye niyetleniyorum…