OLYMPOS – ÇIRALI -YANARTAŞ

Olympos, Antalya ‘ya 80 km kadar uzaklıkta bir örenyeri.Doğal güzellikleriyle tarih boyunca farklı medeniyetlerin ilgisini çekmiş bir bölge. Antik Likya medeniyetinin en önemli şehirlerinden biri olmuş, daha sonra Roma İmparatorluğunun hakimiyetine geçmiş. Yüzyıllar boyu korsanların sığınak yeri olarak kullanıldığı için yerleşim zamanla azalmış şehrin gelişmesi durmuş. Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğuna katılmış. Günümüzde muhteşem denizi ve manzarasıyla özellikle yabancı turistlerden çok rağbet gören Olympos ayrıca ağaç evleriyle ve caretta carettalarıyla meşhur.

Antalya’ya gelmişken Olympos’a uğramadan dönmek olmazdı. Günübirlik bir gezi düzenledik ve vardık Olympos’a

Olympos’a Çıralı tarafından girdik. İki yer arası uzaklık sahilden gidilirse yürüme mesafesi. Antalya Lara’nın bulanık, dalgalı ve ılık denizinden sonra Olympos’un serin ve berrak sularına sabırsızlıkla attık kendimizi. Çocuklar birlikte yüzdükleri balıkları daha net görebilmek için deniz gözlüklerini taktılar .Balıklar bizden kaçar sanırken, yanıltılar; bizi ayaklarımızdan bileklerimizden ısırmaya başladılar. Küçük olanlara “kırt kırt karınca balığı” daha büyük olanlara “hart hart karınca balığı” ismi taktı bizimkiler. Karınca ismi karınca gibi ısırıyor olmalarından kaynaklanıyormuş.

Öğle yemeklerimizi yine Çıralı tarafında, barakalar halinde kurulmuş orda kalan aileler tarafından işletilen üç mekandan birinde yedik. Ağaçların altında sedirlerde bağdaş kurarak oturarak soğuk bir şeyler içmek çok keyifli ama ne yazık ki yemekler için aynı şeyi söyleyemeceğim. Ayrıca bu mekanların arkalarında tuvalet ve duş kabinleri de var ama onlar da çok kötü ve bakımsız.

Yemekten sonra tekrar sahile döndük ve denize girdik. Deniz kenarı çok taşlı bu yüzden yalınayak yürümek çok zor aynı şekilde denizin içi de taş. Kıyıdan bol miktarda beyaz yuvarlak taşlar topladık. Eve döndüğümüzde bunları kullanarak çalışmalar yapmak için.

Bu cennet mekanlar aynı zamanda caretta caretta kaplumbağalara da evsahipliği yapıyormuş. Kaplumbağalar kilometrelerce mesafeyi yüzerek Olympos sahillerine gelir yumurtlarını burada bırakırmış. Bu yüzden her yerde kaplumbağalara dokunmayın tarzında tabelalar yer alıyor. Ayrıca bu yüzden kıyıda ateş yakmak da yasakmış.

Ağaç evleri ile de ünlü olduğunu yazmıştım Olympos’un. Evler dışarıdan çok güzel görünüyorlar özellikle çocuklarda büyük bir hayranlık bıraktıklarını söyleyebilirim. Geçen sene ağaç evlerin bir kısmı ne yazık ki yanmış ama akabinde hemen yenileri yapılmış.

Olympos a yakın bir ören yeri de Yanartaş. Yanartaş da kayaların arasından kendiliğinden alevler çıkıyor. Antik çağlardan beri hiç sönmeden yanarmış bu alevler. Birinin üzerini kapatıp söndürseniz diğer taraftan çıkıyor alevler.

İç taraflarda bir çok anıt mezar, kalıntılar görebiliyorsunuz.

Yolunuz Antalya’ya düşerse mutlaka görün bu cennet mekanları

6 Replies to “OLYMPOS – ÇIRALI -YANARTAŞ”

  1. Oh sizin tatil hala devam ediyor . Biz döndük artık. Görülecek ne çok yer var. Bu ülke bir cennet. Sevgiler size

    Lale Abla,
    gerçekten cenet bir ülkede yaşıyoruz biraz da kıymetini bilsek…

  2. boncuk hanım says:

    Bu ülkede yaşadığımız için ne kadar da şanslıyız.Her yerinden tarih akıyor. Resimlere bile bakınca insanın içi açılıyor. Bir de şu yukarıdaki meyve bebekler klibinden geçen hafta benim minik oğluşum Çınar’cıkıma yapmıştım.Çoooookkk şeker oluyor gerçekten.

    Boncuk Hanım;
    klip çok güzel oluyor değil mi biz de yaptık çocuklara milupanın sayfasından:))))
    öpüyoruz Çınar’ı :)))
    sevgiler

  3. seyma zehra says:

    evet cok guzel bir yerdi
    yillar once gittim ancak unutmak ne mumkun bir daha yolum dussun isterdim

    bir giden bir daha gitmek istiyor muhakkak…alışkanlık yapıyor adeta Olympos:)))

  4. Vatanımız bir cennet
    ge zgez doyamıyor insan
    görmedim olimposu ben de merak ediyorum
    iyi tatiller

    mavianne;
    teşekkürler,
    sevgiler:)))

  5. Ne hoş.Benim en çok görmek istediğim şehir:))

    Enerji ve Huzur;
    gerçekten görmeye değer:))
    sevgilerimizle

  6. Bu bir gezi gunlugu, hanginizin gittigi yin e yazida saklanmis. Ozlem mi gitti gordu yoksa Fulya mi diye yine merak ettim. Aslinda gezilen ve gorulen yerlerde kim oldugunuzu saklamaya ne gerek var?..

    Olympos’ ve Yyanartas’a en son 1998 yilinda gitmistim. 10 yil olmus, dile kolay. Guzel bir geziydi. Bir aksam Yyanartas in oldugu daga tirmanmistik. Orada kendiliginden cikan atesin uzerinde sucuk pisirip, ekmek arasi afiyetle yemistik. Dagin icinden cikan gazlar, kibriti caktiginizda yanmaya basliyordu ne kadar ilginc bir olay.

    Ama simdi dusununce arkadaslarla o karanlikta, geceleyin o daga tirmanma fikri beni korkuttu. Nasil da gitmisim diye dusundum, kendi kendime…

    Yanartaş’a tırmanmak zate sor bir de gece karanlığında çıkmışsınız bravo ama gece de bir başka güzeldir heralde:))

Bir cevap yazın