OKUR-YAZAR OĞLUM

İlkokul 1. sınıf çok zor diyenler haklıymış.

Televizyon ve bilgisayar gibi çeldiriciler varken ödev yaptırabilmek için uğraş dur, üstelik yaptıkları ödevleri de beğenmiyorlar,

“resmen ana sınıfına gidiyorum resmen” diye isyan ediyor oğlum,

Çünkü anasınıfında “bitişik el yazısına hazırlık” çalışmaları yapmışlardı, şimdi yaptıkları çalışmalar da onlara benziyor,

Okulun ilk günü okuldan çıkıp bugün hiç bir şey okumadık diye asmıştı suratını, sanıyor ki hoop hemen okuycam hemen

yazıcam.

Her akşam evde ödev seremonisi yaşıyoruz. 10 dakika ödev yapıp yarım saat mola veriyoruz, ya eli yoruluyo, ya canı sıkılıyor.

Oğlum niye tersten çeviriyorsun harfleri hem o nasıl “L” ? C ye benzedi
-Anne Yu-Gi-Oh başladı mı?
-Hayır oğlum daha 2, 5 saat var başlamasına
iki harf daha yazdıktan sonra,
-anne başlamış mıdır artık?
-oğlum son sorduğun dan beri 2 dakika geçti
– ama anneee, kaçırmak istemiyorumm
tamam oğlum ben işaretlerim şimdi saati gelince başlar, için rahat ettiyse ödevini bitir artık.
-Çok yoruldum amaa
-O zaman biraz boyama ödevini yap
10 dakika sonra içerden bir ses
-Ağbi’cim kuşları ne renk boyayım?
Hızla ve panikle içeri girip,
-oğlum yoksa kardeşine mi yaptırıyosun ödevini?
-yooo (neyseki yanılmışım dürüsttür benim oğluşum)
İşte böyle geçiyor hemen her akşam, ama yavaş yavaş ödevini hemen bitirip kendine daha çok zaman ayırmanın zevkini aldı oğlum. sıkılıp yorulsa da bir an önce ödev yapma sorumluluğunu ediniyor sanırım: