OĞLUMDAN İNCİLER

Bizim kuşağın çocukluğuyla ne kadar farklı değil mi şimdiki çocuklar. Çok bilinçli, çok meraklı, araştırmacı birer küçük insan hepsi. Onları büyütürken sürekli yanlarında olduğum halde, bazen ben bile bir şeyleri kaçırıyormuş hissine kapılıyorum.  Bu yüzden yaptıklarıyla, anlattıklarıyla veya anlamadıkları konularla ilgili hoşuma giden anıları bir yerlere not alıyorum ki aradan zaman geçince unutmayayım. İşte yakın zamanlarda çok hoşuma giden  küçük oğlum Kadir Mert’le yaptığımız  konuşmalardan bazıları.

İki oğlum da evdeler, okula gitmedikleri bir gün. Markete giderken soruyorum “-oğlum istediğiniz birşey var mi?” “Büfiks al” diyor kadir mert “cipsin içinden çıkıyor anne büfiksler”. “Paketin üzerinde büfiks yazacak dikkat et, yazmazsa alma” diyor sıkı sıkı tembihlerken. Markette elime alıp bakmadığım cips kalmıyor ama cipslerin hiç birinde büfiks yazmıyor. Bir paketin üzerinde UFİKS yazısı görüyorum dank ediyor, iki oğlum için de birer paket alıp eve gidiyorum. Anlatıyorum büfiks degil ufiks yazdığını paketin üzerinde. O kadar emin ki kendinden kadir mert  “boşver anne diyor, yanlış yazmışlardır “.

Oğuz Kaan babasının, Kadir Mert ise dedesinin ismini taşıyor. Bu durumdan ikisi de çok memnun, konu üzerinde konuşurken kendi çocuklarının isimlerine kadar geliyoruz.

-“Ben” diyor Kadir Mert “oğlum olursa adını “Frenk Ceksin” koyucam.”-” O ne oğlum” diyorum “nerden çıktı?”. “Bilmiyorum anne” diyor “hoşuma gidiyor”. -“Peki o zaman kızın olursa ne koyacaksın ismini?”. “Ancilika culi koyucam tabi” diyor:))

Teyzesinin evinde piyano çalmaya çalışıyor,çalmaya fena kaptırıyor kendini Kadir Mert. Rastgele basma Kadir Mert diye uyarıyorum : ‘Rastgel’ hangi tuş anne diye soruyor oğlum..

Anasınıfında bir anket veriyorlar ellerine okuma yazmaları olmadığı için de öğretmen abla dedikleri stajyer öğrenciler yazıyor cevaplarını. Anneniz evde ne yapar diye bir soruya “annem bilgisayarda çocuklaçocuk oynar” diye cevap veriyor Kadir Mert.

Saçımı kurutuyorum bir elimde tarak bir elimde makina. Kadir Mert ısrarla saçımdan bir tutam kesmek istiyor. “Olur mu oğlum, olmaz”  diye reddediyorum ama, neden kesmek istiyor diye merak edip soruyorum ne yapacağını. Beni klomlayacakmış (klon) oğlum. İkna kabiliyeti de cok yuksek ustelik, ben evde otururken klonlanmış diğer “doli fulya” evde işleri ve yemekleri yapabilirmiş. “Ama senin kadar uzun olmayabilir” diyor “biraz daha kısa boylu yapsam olur mu?”

🙂

Bütün çocuklarımıza  maaşallah , Allah hepsine ömür versin