Leyla’nın Evi -Müzikli Oyun

Tiyatro Kare tarafından, Zülfü Livaneli’nin Leyla’nın Evi kitabından uyarlanan, Nedim Saban’ın yönettiği  müzikli tiyatro oyununu seyrettim  geçen hafta. Uzun zaman sonra çocuk tiyatro oyunlarından terfi ettiğim bu ilk oyun gerçekten muhteşemdi. Anadolu Turnesinin ilk durağı İzmit’ti, sonraki duraklar için buraya lütfen.

Oyun; Evi elinden alınan Leyla’nın şahsında,  Osmanlı?dan günümüze İstanbul?un dönüşümü, göçmenlik, mülkiyet hakları, kuşak ve kültür çatışmaları, birbirini hiç tanımayan üç ayrı karakterin yaşamlarının kesişmesi, insanın içine işleyen bir biçimde anlatıyor. Leyla?nın karakterinin naifliğini, kırılganlığını Vals?in derin ve içe çeken hazzıyla birlikte izleyicileri hem kaybolan değerlere hem de günümüzün özlemlerine doğru çekiyor.  Oyunda kuşak çatışmaları; Hip Hop müziklerle kendini gösteriyor. Sahne dönüşümleri muhteşem sinemasal efektler ve filmler,  düş sahneleri de unutulmayan barkovizyon imajları ile anlatılıyor.

Nedim Saban?ın yönettiği, Zeynep Avcı?nın oyunlaştırdığı ?Leyla?nın Evi?nde; Celile Toyon, Ayça Varlıer, Onur Bayraktar, Nuri Gökaşan,  Volkan Severcan, Melda Gür, Bülent Seyran, Ethel Mulinas, Meral Asiltürk, İsmail Karaer rol alıyor.

Oyuncuların hepsi çok başarılıydı. Celile Toyon (Leyla),  Ayça Varlıer ( Rukiye , Roxy) ve Onur Bayraktar (Yusuf)’a  özellike bayıdım. Oyun arasında izleyiciler arasındaki sohbetlere kulak kabartınca; dizilerin hayatımızın taa içine ne kadar girdiğini daha iyi anladım; sohbetlerin bir kısmı,  “Bu oyuncu hangi dizide oynuyordu?” sorularından oluşuyordu.

Zülfü Livaneli’nin Mutluluk kitabını çok severek okuduğum dönemde, Leyla’nın Evi için de benzer yorumları üzerine kitabı biraz  zaman geçince okuyayım demiş ama  okumamıştım. Romanlardan uyarlama filmlerde hep bir parça farklı hissederiz ya Mutluluk kitap ve filminden  çıkardığım sonuçla Zülfü Livaneli’nin bu konuda çok hassas olacağını düşünüyordum. Oyundan sonra kitapla ilgili yazılan yazıları, özetleri inceleyince  ve  Fulya’nın kitap hakkında epey bir konuştuktan sonra bu  yorumları ile uyarlamanın çok başarılı olduğunu düşündüm. Kitabı okuyup tiyatroya gidenlerin  yorumlarını özellikle bekliyoruz, bu açıdan.

Ayrıca Zülfü Livaneli bu oyun için ilk kez hip hop ve vals müzikler bestelemiş ki   ben çok beğendim.

“Binaların tepesinde hayvanlar dolansa, insanlar korkudan sığınacak yer arasa..

Hayvanlar yerine sokakta Onlar…”

Sözlerinden , Zülfü Livaneli farkı Hip Hop ta da hissediliyor  değil mi?

2,5 saat süren müzikli  oyunu keyifle izleyeceğinizi , izlerken bol bol  düşüneceğinizi, Zülfü Livaneli’nin şarkılarını dilinize dolayacağınızdan eminim. Fırsatınız varsa hiç kaçırmayın derim.