LATİFE HANIM- İPEK ÇALIŞLAR

“Latife Hanım gerçeği bilinmeden Cumhuriyet tarihi yazılamaz” deniliyor kitabın arka sözünde. Kitabı okuduğunuz zaman bu lafı gerçekten hissediyorsunuz.

Yeni bir kitap değil bu, okumamızın üzerinden de epey zaman geçti. Ama Cumhuriyet bayramımızın yaklaştığı bu günlerde okumamış olanlara hatırlatmak iyi olur diye düşündük.

Bu kitaba kadar okuduğumuz kitaplarda hep Fikriye hn. penceresinden değerlendirdk yaşananları, bu açıdan Latife hn. kitabı çok farklı.

Latife hn. Uşakizade ailesinden ( Halit Ziya Uşaklıgil’in yeğeni) çok iyi eğitim görmüş bir bayan. İzmir’in işgal altında olduğu dönemde ailesiyle yurtdışına giden ve sonrasında babaannesi için tek başına İzmir’e dönen ve mücadelecilere yardım eden, kendine son derece güvenen bir bayan. Mustafa Kemal’le karşılaşmasından önce de direnişe katılan hatta bu yüzden İzmir’de ev hapsinde tutulan kendi ayakları üzerinde duran bir bayan.

İzmir’in kurtuluşunun ardından İzmir’e gelen Mustafa Kemal Paşa’ya evinin karargah olarak kullanılması için bizzat mektup yazarak rica ediyor. Sadece 23 yaşında o dönemde ve boynundaki madalyonda Mustafa Kemal’in fotoğrafı var. Karargah olarak kullanılan konağın tüm organizasyonuyla bizzat kendisi ilgileniyor, yemekler, davetler, misafirler. Sonrasında Mustafa Kemal’in özellikle yurt dışı yazışmalarını da yaparak özel kalemliğine terfi ediyor. ( yani kitaplarda anlatıldığı gibi Atamızın izmir’de görüp tanıştığı ünlü ailenin kızı değil sadece)
Kısa süren evlilikleri döneminde dünya basınının hep gündeminde olan, Mustafa Kemal’in yaveri gibi yazışmalarını röportajlarını organize eden, evinden getirdiği yemek takımları vs ile köşkü köşk yapan bayan.
İnkilapların oluşmasında, özellikle kadınlara tanınan haklarda bizzat çalışmalara katılıyor, yurt içi ziyaretlerinde de hep eşinin yanında, meclise gitmesi o dönemde büyük yankı uyandırıyor. Politika ile milletvekilliğini düşünecek kadar ilgili ve hırslı.
Yaşadıkları öyle özetlenecek cinsten değil mutlaka okumak gerekiyor.

Alafranga başlayan evlilikleri alaturka şekilde Latife hn’ın boş düşülmesi ile bitiyor.

Ve 1975 yılında ölene kadar Mustafa Kemal’li yılları” hakkında hiç konuşmuyor. Ailesi ölümün ardından bu belgelerin aile içinde kalmasını uygun bulmayarak, Türk tarih Kurumuna (TTK) teslim ediyor. Belgeler hala arşivde bekliyor bildiğim kadarıyla.

İpek Çalışlar’a bu biyografi için teşeşkür ederiz.