KUMDAN PERİ BACALARI

Antalya’da aşırı bir sıcak var. Güneş çok yakıcı ve hava o kadar nemli ki oturduğun yerde yapış yapış oluyorsun. Güneşin en zararlı olduğu saatlerde güneşe çıkmamak için akşamüstü 4 e kadar vaktimizi evde veya kapalı mekanlarda geçirmeyi tercih ediyoruz. Plaja saat 4ten sonra gittiğimiz için çocukların cildinde güneşten kaynaklanabilecek herhangi bir sorun yaşamadık şimdiye kadar. Deniz kenarına gider gitmez kolluklarını aceleyle kollarına takıp kendilerini adeta denize atıyorlar bizimkiler. On gündür denize girmekten kumda oynamaya vakit bulamadılar. Son iki üç gündür ise biraz denizde, biraz da kumsalda zaman geçiriyorlar. Kova ve kürekleri yanlarında devamlı kumu kazarak denizden su getirip yaptıkları çukurları suyla doldurmaya çalışıyorlar. Elleriyle şekillendirdikleri şehirler kuruyorlar, barajlar yapıyorlar.

Ben şezlogumda uzanmış çocukları izliyorken peri bacaları yaptıklarını görünce gözlerime inanamadım. Üzerlerine koydukları düz taşlarla adeta kumdan bir peri bacası vardı karşımda. Kayseri’de yaşayıp Kapadokya ya yakın olmanın çocuklar üzerindeki etkisi çok hoşuma gitti. Bizimkiler yine kumdaki görevlerini tamamlayıp hızla denize attılar kendilerini. O sırada kumsalda oynamakta olan bir kız çocuğu gelip ayağıyla bütün eserleri:) yıkıverdi. Bizimkiler denizden olanları görüp çok sinirlendiler. Ertesi gün tekrar kumdan heykeller yapma ve o yaramaz kız !! gelip yine bozarsa ona nasıl davranacakları ile ilgili planlar kurdular. Bütün akşam bu konuyla ilgilendiler diyebilirim.

Fotoğraftaki peri bacaları ertesi gün birlikte yaptığımız kumdan heykellerimizden bazıları .  Bu kez peri bacaları korunsun diye etrafına surlar, kaleler yapsak da kısa sürede yıkılmasına engel olamadık. Bu kez yıkan yaramaz kız değil iki büyük dalga oldu ard arda gelen..

10/09/2011 ilave; Kumdan Kalelerimiz de burada.