KÜÇÜK PROFESÖR

Okulumuz anasınıfının deney gösterisi vardı geçenlerde. Her sınıf için ayrı bir deney günü belirlenmiş ve her bir öğrencinin ayrı bir konusu vardı sunum yapmak üzere. Kadir Mert’in görevi ise güneş sistemini anlatmak. -“Okula ilk geldiği gün gezegenleri anlatıyordu arkadaşlarına” diyor öğretmeni bana, “o yüzden bu görevi özellikle ona vermek istedim”.

Baabaannemizle birlikte gidiyoruz okula. Anasınıfı öğrencileri yanyana dizilmiş masaların arkalarında bekliyorlar, üzerlerinde beyaz önlükleri var. Bu halleriyle hepsi birer küçük profesör. Önlerinde anlatacakları deneylerle ilgili alet edevatlar bulunuyor. Bizimkinin önünde ise güneş sistemini anlatan bir maket, bir teleskop, bir yerküre; yanındaki arkadaşının deneyi içinse bir dikdörtgen akvaryumun içine su konmuş.

Babaannemizle birlikte merakla bekliyoruz oğlumun sunumunu, derken sıra Kadir Mert’e geliyor.

-“Merhaba ben Kadir Mert. Size güneş sistemini anlatacağım” diyor o kendinden emin ses tonuyla.

Babaannemizle göz göze geliyoruz ikimiz de heyecanlıyız.

-“En zor konuyu da benim oğluma vermişler” diyor babaannemiz gururlanarak.

Güneş sistemindeki gezegenlerden giriyor konuya bizimki ve anlatmaya devam ediyor,

-“Plüton güneş sistemine dahil bir gezegen değil artık”.

-“Ah benim oğlum plütonu da bilirmiş” diye fısıldıyor babannemiz kulağıma .

Kadir Mert önündeki küreyi çeviriyor eliyle,

-” Burası Avrupa kıtası, burası Asya,..

Türkiye her iki kıtanın ortasında yer almaktadır”.

Gündüz-geceyi anlatıyor, teleskopu gösteriyor, yıldızlardan bahsediyor ve sunumu sona eriyor.

-“Beni dinlediğiniz için teşekkürler” diyor Kadir Mert,

Gördün mü oğlumun kibarlığını diyor babaannemiz hayran hayran torununa bakarken.

Diğer arkadaşlarının sunumlarını dinliyoruz tek tek, bu arada Kadir Mert bir süre sakin dinliyor onları sonra başlıyor yanındaki arkadaşının deneyiyle ilgili çalışmalara!!