Kocan Kadar Konuş + Diriliş

“Kocan Kadar Konuş” kitabını ilk gördüğümde isminden dolayı biraz itici gelmişti. Sonra da bir türlü sıra gelmedi. Filmi  çıktığında İrem’le gitmeyi istedik (öğrensin Türk kızı gerekliliklerini şimdiden 🙂 ), olmadı bir türlü. İrem ilk ayrı gittiği Uzay kampı‘ndan gelirken bana 2 kitabı birden hediye almış.   Özetle, “Kocan Kadar Konuş”lara geç kavuştum  ama 2 kitabı blok olarak bir çırpıda okudum.   Okurken kahkalarla güldüm, çok ama çok eğlendim.  Yazarı Şebnem Burcuoğlu’nu  gönülden tebrik ediyorum, biz Türk kızlarının “evlilik” serüvenini  mübalağalı  bir şekilde çok güzel anlatmış.

Maalesef  25 yaşına kadar okumak, meslek sahibi olmak olan hedefimiz kesin bir U dönüşle yuva kurmaya kitleniyor.  Kendi haline bırakılamıyor … İlk kitabın arkasından alıntı;

“Türkiye’de kadınların DNA’larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış”

Ben  belki 30’umdan önce 28 imde evlenerek belki de ailemin bu konuda saplantısı olmamasından  kitapta abartılı anlatılan baskılardan yarısını bile yaşamadım, ayrıca babamın da bizi vermeye niyeti yoktu:) Ah şu anneanneler, anneler… Doğallığına  bırakmalı herşeyi oysa… 2 gönül bir olunca herşey  güzel oluyor… Eh ne diyeyim   2. kitabın arka sayfasındaki gibi  varlığımız  bir “eş” e bağlı değil.

“Çok sevgili Türk Kızı bir önceki kitapta mevcudiyetimizin ve istikbalimizin yegane temelinin bir koca bulmak OLMADIĞINI anlatmaya çalışmıştım.”

Herkes gönlüne göre yaşasın.  Eğlenceli, bol  kahkahalı bi rokuma için 2  kitap da ideal. Türk Beyleri de okumalı bence.

 Kim yazar bilmem ama benzer baskılara maruz kalan Türk beylerinden de   bir evlilik hikayesi güzel olur.