KINA- HINNA

Pakistan’da elime kına yaptırdığım zaman aslında kına hakkında çok az şey bildiğimi de anladım.
Alışveriş merkezinden aldığımız kınayı yapacak kimseyi bulamayınca birlikte alışverişe gittiğim sevgili Vehide (isimlerimiz çok yakın pakistanlılarla – bizdeki Vahide–ama benim adımı söylemekte çok zorlandılar) arabada yaptı.

Satılan kına; fotoğrafta da gördüğünüz gibi , kullanıma hazır, hava almaması için iyice sarılmış ucuna da iğne takılmış bir külah. Vehide öyle seri yaptı ki desenleri. Arabadaki sarsıntıdan ellleri titreyince, arabayı kenara çektirip yolda bitirdi boyamayı. El alışkanlığı başka bir şey, 10-12 yaşından beri yapıyorlarmış bunu. Ellerinden başlayıp kollarına kadar uzatıyorlar, ayakları aynı şekilde boyanıyor. Ama bu kadar güzel uğraş elimde 5 gün kalabildi, habire yıkanınca…

Kına ilgili bilmediğim çok şey olduğunu farkedince biraz araştırma yaptım ve aşağıdakileri toparladım.

Kınaağacı (Hinna), anayurdu Hindistan olan ve arabistan’da ve Akdeniz ikliminde yetiştirilen ayrık dallı, beyazımsı kabuklukarşıt yapraklı bir ağaç ve kurutulmuş yapraklarından kına elde ediliyor.

Kına Peygamber efendimizin sünnetlerinden. Şöyle ki; İslâm’ın çıkışından önce yahudi ve hristiyanlar, güzel görünme ve süslenmenin ibadetle bağdaşmadığını düşünerek, saçı boyayarak rengini değiştirmekten kaçınırlarmış. Hz. Peygamber (s.a.s) müslümanları başka milletleri aynen taklitleri sakındırmak ve onlara bağımsız bir kişilik kazandırmak için emir ve tavsiyelerde bulunurmuş. Saçı ve sakalı kına veya başka boya maddesi ile boyamak da bunlar arasında. Boya malzemesi olarak kına kullanımını peygamberimizin teşvik ettiği biliniyor. Erkeklerin süs için el ve ayaklarını kınalaması mekruh, kadınların el ve ayaklarını kınalaması ise caiz kabul ediliyor.
Kınanın önemini anlatan hadislerde; “Kına yakın. Zira güzelliğinizi, gençliğinizi ve nikah sevginizi artırır”. “Kına ile boyanın. Çünkü o güzel kokuludur ve korkuyu yatıştırır”. diye bildiriliyor.

Kınanın kullanıldığı deri üzerinde yarattığı bazı avantajlar var. Birincisi derinin sertleşmesi ve de kolay kolay terlememesi. İkincisi, kınalı el ya da ayağın dışardan gelen ısıya karşı serinletici bir özelik taşıması.

Ve günümüzde en çok kullandığımız kına gecelerine gelince…

Nikahtan önce kına yakmak eski islam geleneklerinden. Geleneksel toplumlarda kınanın eşleri birbirine sevgili yapmak amacı (görücü usulu olarak düşünün) ile yakıldığı söylenmekte. Kına aynı zamanda koruyucu özelliği ile karşımıza çıkmaktadır. Gelin ve davetlilerin ellerine yakılarak, evliliğin bir anlamda kutlanıp kutsanması sağlanmaktadır.

Kaynak1 , Kaynak 2, Kaynak 3, Kaynak 4