Kıbrıs Girne Tatilimiz-2

Kıbrıs tatilimizin ilk yazısında bahsettiğim gibi çocuklarla gezmeye sadece bir gün ayırabildik.  Kerem’in öğlen uyku saatleri  ve yemek  düzeni daha fazlasına izin vermedi.  Yolda pusette uyuyayım da  yok bizimkinde , uyku saati gelip yorulsa bile iyice dayandı o gün akşama kadar 🙁

Otelimizden  Girne  merkeze gidip  ve çarşısında  gezindikten sonra   Girne Kalesine kadar yürüdük, çok yakın zaten.

Tarih boyunca Bizans, Lüzinyan, Venedik , Osmanlı, İngiliz, Kıbrıs   yönetimlerinin geçtiği KKTC Girne Şehri tarihi   hakkında kale girişinde anlatılanların bir kısmı şöyle ;

Bir zamanlar KERYNIA adı ile Kıbrıs’ın dokuz krallığından birisi olarak bilinen Girne Şehri’nin ilk olarak MÖ X. yüzyılda küçük bir sahil yerleşmesi olarak kurulduğu sanılmaktadır. Kıbrıs adasının kıyılarında ticaret kolonileri kuran Fenikelilerdir. BufgünGirne şehrinde mevcut maddi kalıntılardan şehirde Bizanslılar Döneminde inşa edilen yapıların Lüzinyan ve Venedik Dönemlerinde değiştirilerek kullanıldıkları ve bir çok başka yapılarında inşa edildiği anlaşılmaktadır.

Osmanlılar 9 Temmuz 1570 yılında şehri savaşsız olarak almışlardır. Bu tarihten sonra gerek aşağı gerekse yukarı Girne’ye değişik yapılara inşa etmişlerdir.

Kaleyi gezerken  savunma için neler yaptıklarını , orta  geniş alandaki merkez, kaledeki odalar ve kiliseyi gezerken İnsanlık tarihi olarak hangi noktalara geldiğimizi farkedip, etkileniyorsunuz.

 

Ortadaki nostaljik çadırların bir şey ifade ettiğini düşündük fakat yaz döneminde Girne de yapılan bir  panayır için oluşturulduğunu öğrendik sonradan.

 

Girne Kalesi içerisinde sergilenen bir de Batık gemi bulunmakta.

Geminin Helenistik döneme ait ticaret gemi olduğu bilinmektedir. Eldeki veriler bu geminin 80 yıl hizmet verdikten sonra MÖ 300 yıllarında açık denizde tutulduğu fırtına sonucu eski Girne Limanının bir mil açıklarında battığı ortaya çıkmıştır. 1967 yılında balçığa gömülü durumda saptanan bu gemi 1968-1969 yıllarında Pennsylvania Universitesinden Michael Katzev başlanlığındaki bir heyet tarafından gün ışığına çıkarılmıştır. Geminin korunması çalışmalarına 1970 de başlanmış 3/3/1976 tarihinde resmi bir törenle ziyarete açılmıştır.

Kalenin ortasında bulunan meydanda nefis  doğal limonata var ,   serin ağaçlarının altında çok güzel dinlendiğimizi belirteyim.

Biz Girne’yi, Kıbrıs’ı  çok sevdik. İlk fırsatta yine gidi ama bu kez uzun uzun Kıbrıs’ı gezmek istiyoruz.

Dip Not: Müzecilik anlamında epey bir  gidilmesi gereken yol var ama KKTC durumu malum 🙁 İnşallah Bir daha gidişimize ilerleme görürüz.