Kerem 15 Aylık

Eyvah Yürüyoruz dedik ya, tutabilene aşkolsun Kerem önde biz arkada  gezinip duruyoruz.  Bazen hızlanıyor, dengesini sağlamak için kollarını açıyor o zaman uçar gibi gidiyor, çok komik oluyor ilk yürüyüşleri, bilirsiniz.

Sabahları 7:30-8:00 arası başlıyoruz güne.  Kahvaltıdan sonra  hemen park, uyku , yemek. Uykunun süresi ve uyandığı saate göre  günün 2. uykusunu pas geçebiliyor, öğleden sonra meyve öncesi gölgede biraz bisiklet, akşam üzeri  yine parka gidiyoruz.  Günde 3 öğün dışarlarda bizim bey, kışın ne yapacaksak? Bir  kaç gündür parkta kum ve kova ile oynamaya başladı, çok mutlu kumlarla oynarken. Ah bir de parklarımız temiz olsa biz anneler- babalar da daha mutlu olacağız,  cam kırıklarından , sigara izmaritlerinden arınmış yerlerde oynamaya çalışıyoruz.

Fu’yu (Su) çok seviyoruz, aklımıza geldikçe ya da gördükçe “fver fu”.  “Fver fu!”, anne, baba, abba dan sonra ilk kelimelerinden.  Bunların dışında “detti (gitti)”, “düttü (düştü)” ve  anlayamadığımız bir dolu şey mırıldanıyor, İrem’den geç yürüdü ama daha erken konuşacakmış gibi geliyor.

Diş çıkarmaya 10. aydan beri  bir ara vermişti, bu ay 6 dişi birden çıkarmak için uğraştı,   4 tanesi azı olunca epey zorlandı, iştahı kesildi bir kaç gün. Yemekten  çok süt ve emmek istedi hep. Hala emziriyorum ama artık uyku saatlerinden önce ve gece uykusunda sabaha karşı emiyor, yeniden uyuyor.

Ablasıyla çok fena didişiyorlar, sinirlendiği anda bilerek veya bilmeyerek yapışıyor saçlarına ya da  ısırmaya çalışıyor.  Ablası da az değil gerçi, elindeki oyuncaklarla nispet yapabiliyor.  Ama didişmelerinin yanında birbirlerinin gözlerinin içlerine baktıkları, İrem’in “Tontişim benim,…” le başlayan cümleleri var ki o anlara bayılıyorum 🙂  İrem’i her haliyle taklit etmeye başladı, kanepeye çıkıp, İrem gibi uzanıp, yastığa dayanmaya çalışıyor, dayanıyor olmuyor, düzeliyor,  tekrar  tekrar uğraşıyor.  Büyüdükçe daha çok oynayabilecekler, inşallah.