Kerem 21,5 Aylık

2 yaşımıza doğru yaklaşırken  dili çözüldü Kerem’in,  bir gevezelik sormayın.  Geçen hafta sorulara takılmıştı, sürekli üst üste tekrar sorular soruyordu; “açıyım mı”, “öpim mi”, “kapatim mi?” Cevaplar hiç önemli değil tabi, O sadece   sürekli soruyor,  olumsuz cevap alırsa yine sormaya devam ediyor,  hiç olmadı yine dilediğini yapıyor. Dün akşam anneannesi ile telefonda konuşurken anneannesinin sorduğu tüm sorulara mantıklı cevap verdi. Mama yiyoz, baba oturuyor, abla oynuyor,…

Hamurla oynamaya bayılıyor, hamurla oynamaya başladığı ilk günlerde, sabah gözünü açar açmaz hamura koşuyordu. Haftasonu oyuncakçıda aldığımız hamuru açmak isteyince; “evde oynayacağız” dedim, neyse bizim dönüşümüz akşam oldu, yolda  uyudu minik bey. Sabah kalkar kalkmaz unutmamış bulmuş  hamur paketini ” evde evde” diyerek bana hatırlatıyor.  Hemen açtık  el mecbur. Oyun hamuru deyince biz sürekli Play dough  alıyoruz, açık unutmadığımız takdirde uzun süre dayanıyor. Elimde olan bir tane ev yapımı oyun reçetesi  var, kendi oyun hamurumuzu yapsak bol bol  kullansak süper olur.

Acı ve korkuyu kelimelerini öğrenmiş ama   kelime anlamlarını tam olarak bildiğinden emin değilim. “Korktum” kelimesi bir çocuğa pek yakışmıyor, bir kaç kez dışardan gelen sese karşı irkilince bakan teyzemiz “Korktun mu” demiş, şimdi ne zaman garip ses yabancı bir kişi görse geri geri gelip yapışıyor bizlere.   Kerem de vurma saldırma gibi hareketler var, özellikle de ablası sıkıştırdığı zaman direk  kendisini koruyup savunuyor. İrem de hiç yaşamadığımız bir durum olduğundan şaşırıyoruz. “Yapma” dedikçe yaptıkları için sert tepkiler vermemek gerekiyor.  Kızımın, benim canımızı acıtıyor zaman zaman 🙁 “acıyor” dedikçe de “öpüyim mi”diye özürlerini sunuyor. Ah be Kerem’cim keşke tüm acılar öpünce geçseydi.

Sonra boyamalar yapıyoruz, bol bol kalem kağıtlarla  oynuyoruz da diyebiliriz bu boyama faslına.  Duvarları boyadık bir kez, hem de pastelle 🙁 epey uğraştık silmekle. Ben küçükken  hep duvarları karalarmışım, o dönemde babam evi boya badana yapmaktan  bayılmış ve babam  bizim çocukların duvar boyayacakları günleri  hep merak ediyordu. Babamın neler yaşadığını anlamam için tek sefer yetti bana, üstelik artık duvarlarımızda silnebilen boyalar olmasına rağmen .

Okuduğumuz kitapları ayrı olarak anlatayım sonra.  Yoğun bir şekilde açık havalarda  geçen yaz  ve sonbahar döneminin ardından soğuklarda eve tıkılmak zorunda kalmak pek iyi olmadı, uyku saatleri değişti, evde heryeri karıştırma hevesine kapıldı bu dönem.