Kerem 18 Aylık

Kerem’in 18. ayını doldurduğu bu ay,  evdeki hepimiz için bir değişim ayı oldu. Ne demişler;  “Bir şey değişir her şey değişirmiş” , üstelik benim işe başlamam ve İrem’in ilkokula başlamasıyla  iki  değişim birden yaşadık, yaşıyoruz.  Annemler koştular imdadımıza sağolsunlar.  Kerem,   dede ve anneanne ile ilk kez bu kadar uzun bir zaman birlikte oldu, tanıdı, oynadı onlarla. Anneanne demek zor geliyor doğal olarak “Dede” ise dilinden düşmüyor. Dede onu gezdiriyor , birlikte top oynuyor, yakındaki evin köpeğini sevmeye götürüyor.    Kısacası, bu ay kalabalık bir aile olmanın tadını çıkarttı Kerem , İrem ve biz  de tabi ki. Ama  ayrılık yaklaştı, biletler alındı, kaçıyorlar Adana?ya :(.

Belki de bu kalabalıktan  kaynaklı olarak  benim işe dönmem sorun olmadı Kerem için. Zaten sabahları erken kalktığından,  genellikle Kerem’le  sarılıp koklaşmış oluyoruz  evden çıkarken. Akşamları ise beni görür görmez  “Anne, meme ” diye bağırıp içeriye götürüyor hemen. Bir kaç gündür telefonda  konuşmaya başladı benimle, anne- baba- abba lı bir şeyler anlatıp duruyor. Baba u-yu-yo, abba git-ti, ….her geçen gün artıyor kelimeleri.

Son günlerde  havaların iyice soğuması ve yağmur sebebi ile  parkta da eskisi gibi kalamıyor , pusetle geziyor.    Bir aydır gün ortası, yaklaşık min 2 saatlik  tek uykuya alışmıştı fakat  birkaç gündür gündüz 1 saat kadar uyuyor. Gündüz uykularının azalmasını da ben bu enerjisinin boşalamamasına bağlıyorum.

Köpek dişinin ucu patladı. Çok zor bir geceydi, diş ve hafif gribal dıurum birleşti ve ilk kez Kerem’in bu kadar susmamacasına ağladığını gördüm, çaresiz kaldım. Eşim  balkonda sokak köpeklerini seyrettirmekke, oyalamakta buldu çözümü.

Bir de ilk kez düğüne gitti Kerem. O kadar saat kapalı ortamda nasıl kalacak derken çok güzel koşturdu, masaları gezdi, eğlendi. Müzikler de ara sıra dansetti.   Düğünde davul da vardı bir ara, davul ve zurnayı   yakınına gidip hayretle seyredip, oynayıp durdu.