Kitaplık

Kuantum Beslenme- Ayşegül Çoruhlu

Ayşegül Çoruhlu bizim evimizde çok sözü geçen bir doktor, ailemizin doktoru 🙂 Kitapları sayesinde beslenme düzenimiz değişti. Alkali Diyet ve Tokuz Ama Açız  kitaplarını okur okumaz hoop diye değiştik diyemeyeceğim elbet,  değişim yavaş yavaş oldu. Şunları yiyin, bunlar yasak şeklinde  standart bir diyet kitapları olarak düşünmeyin (gerçi ben diyet kitabı okumadığımdan nasıl olur pek bilmem ama arkadaşlarımdan bildiğim diyetisyen sonrasında yapılan diyet listeleri yok)  “Kuantum Beslenme” de  diğer 2 kitabın özet tekrarları ve ilave yeni bilgilerden oluşuyor. Sağlığımızın, gençliğimizin, mutluluğumuzun kaynağının hücrelerimiz ve hücrelerimizin enerjisi  için seçtiğimiz yakıtlara bağlı olduğunu net bir şekilde anlatmakta bize.  Tersi olarak da hastalıkların oluşması da bizim hücrelerimize gösterdiğimiz ihtimamla ilgili.

Read More»

Güzel Kaybedenler ve Huzursuzluk

Çocukların okuduklarından bizim okuduklarımıza… Gariptir buraya yazmak istediğim  kitapları başucumdan kaldıramıyorum:) Başucumdaki kitap yığını; okuyacaklarım, okumakta olduklarım, hep yanımda olsun istediklerim 🙂 ve bitirdiğim ama Çocuklaçocuk’a henüz yazmadıklarımdan oluşuyor haliyle:)   kendim için  de arşiv oluyor bir yandan. Araya tatil falan girince bu kitapları da beklettim epey.

Huzursuzluk- Livaneli;  Kitabın girişinden :

“Harese nedir, bilir misin ? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin hırs, haris, ihtiras, muhteris sözlerinden türemiştir. Harese şudur; “Develere çöl gemileri derler, bu  mübarek hayvan 3 hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken hayvanın ağzında yaralar açar, o yarlardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışında bu devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kandıkça yer, bir türlü

Read More»

2.Sınıf Kitap Kurdu

Okulun son haftası idi, oğlumun sınıfın kitap kurdu olduğu kesinleşti.  Yıl boyunca okudukları  kitapların adı ve sayfa sayısını  biz  veliler  not kağıtlarına yazarak  göndermiştik. Bir zarf içerisinde biriken kitaplar toplandı ve yıl sonunda Kerem sürpriz şekilde 1. oldu, beklemiyormuş beyimiz:) Kitap kurdu sertifikasına çok sevindik. Aslında  okuduğu ama   not kağıdına yazıp zarfa atmadığı kitaplarda vardı, çantasını toparlarken bulduğum.    Okuduğu kitabı götürüp ilgili not kağıdını zarfa atmak kendi  öğrenmeleri gereken sorumlulukları idi.

Kitaplığı toparlarken okudukları kitaplarla aşağıdaki pozu verdi. Kitapların hepsi değil, çoğunluğu var;

Saftirik Greg Günlükleri-Çocuklaçocuk’un tüm çocuklarının okuduğu seri olmasından dolayı daha önce yazmıştık, son yazı burada.

Kaptan Düşük Don Serisi ve  aynı  yazarın (Dav Pilkey) Süper Bezli Bebek Serisi– detay yazı burada. 

Pat Karikatür Okulu– Behiç Ak; Behiç Ak’ın her kitabı çok özel ve güzel. Kerem çok severek okudu.

Ve Çocuklar İçin Nutuk– Bu kitabın yayınlanmasına inanılmaz sevindim.  Çok güzel indirgenmiş çocukların diline, arada espriler eklenmiş; Atatürk yorulup su içiyor konuşmasını okurken, vs.   Kerem’in en sevdiği kitaplardan oldu.  Dedesine anlatıyordu, aklında yer etmiş  sadeleştirilmiş tarih.  İskenderiye Kitap’ın eline, emeğine sağlık. Gelecek çocuklarımızda, doğruyu bulmasına araştırmasına destek olmak bize düşen.

Read More»

KumKurdu ve Yazmayı Sevmeyen Çocuk

2. sınıf öğrencisi oğlumun  okul programındaki kitaplar dışında da  okuma alışkanlığı kazanması için bol bol kitap okuması isteniyor.  Biraz heyecan için sınıfta belirlenen metod  şu şekilde; her öğrencinin bir zarfı var, okudukları kitapların  adını/ sayfasını  velinin de  imzası ile  bir not kağıdına yazıp öğretmenlerine götürüyorlar, notlar herkesin zarfında birikiyor.  Sürpriz bir anda zarflar açılacak ve sınıfın en çok okuyanı belirlenecek.

Zarf olayı  iyi güzel de Kerem eve gelince oyun istiyor,  ödevler ve okul kitaplarından sonra  kitap okuyalım deyince kaytarıp duruyor:)  Motivasyonu artırmak için okuduğun her kitapla resmini çekelim sonra onlardan film yaparsın diye önerdim. Bu aralar çok seviyor  filmler, kitaplar yapmayı tablette.  Sevdi öneriyi… Abladan  sakladığımız kitaplardan Kumkurdu’nu okumaya başlarken sitedeki eski yazımızı gösterdim, bu çok hoşuna gitti. Anne beni de yaz beni de yaz diye tutturdu. Eee oku o zaman, okumadan  yazamam ki dedim…

Read More»

Kokular Kitabı -Vedat Ozan

Yıllar yıllar önceydi, üniversitedeyken yaz tatilinde  Patrick Süskind’in Koku kitabını okuduğumda, çok etkilenmiştim. Kolay mı kitabın kahramanı  insancıl duygulardan yoksun, yalnızca kokulara karşı görülmedik derecede duyarlı, istediği kokuları üretebilmek için cinayet işlemekten çekinmeyen bir katildi. 1992’den önce  okumuştum, halen aklımdadır, sonradan çekilen filmini seyretmedim.    Vedat Ozan’ın Kokular Kitabını  instagramda tesadüfen gördükten  sonra 2. kitap “Parfümler” le birlikte  set halinde aldım. Kitaptan önce Vedat Bey’in  Açık Radyo daki Koku programından haberim yoktu, eminim bunları ilk ağızdan dinlemek daha güzeldir.

Kitabın arka kapağında şöyle diyor ” bu kitabı okuduktan sonra; bir bebeği severken, doğalgaz faturanızı yatırırken, başınızın üzerinden bir güvercin sürüsü geçerken, alışveriş yaparken, ansızın nostaljiye kapıldığınızda, kendinizi karşı cinsi etkilemeye çalışırken yakaladığınızda, hatta asansöre bindiğinizde, artık başka çağrışımlarla düşünmeye başlayacaksınız…. Bir odaya girip o odanın duvarındaki bir resmi veya nesneyi tesadüfen görmemiş olabiliriz ama aynı odadaki kokuyu es geçmemiz, atlamamız imkansız.”

Kokuların hayatımızın bu kadar merkezinde olduğunun farkında değilmişim kitabı okumadan önce. Mutluluğumuzda,  üzüntülerimizde, eş seçimimizde, kendimize güvenimizde, başarılarımızda,  kısaca sayamacağımız kadar etkisi var…. 

Read More»

Gölge- İsmail Güzelsoy

Gölge, içine girip yaşayacağınız bir roman. Okumaya başladıktan sonra  ne iş yaparsan yap ,kafanın bir bölümünde dönüyor okudukların. Merakla tekrar başbaşa kalmayı istiyorsun romanla.

Şöyle diyor arka kapakta ; “Neden seninle hikayemi paylaşmam gerektiğini bilmiyorum ama istediğini yapacak, hatırlayabildiğim her şeyi anlatacağım şimdi. Anlamak için acele etme. Bazı şeyleri anlamadan da severiz ya. İnsanları mesela… Aşk başka ne ki?”  Aynen söylediği gibi acele etmeden  keyfini çıkararak okumak gerek, olayların birbirine bağlanması, hikaye  içinde hikayeler  şahane.

Bir  yandan bir masalın içinde  bu dünyadan uzaklaşıyorsunuz diğer yandan masaldaki olaylar yüzünüze çarpıyor  tokat gibi, insanlığımızı hatırlatıyor.  “ O günahsız canlar burada olup biteni gittikleri cennette Tanrı’ya anlattılar bile. Onların meçhul mezarı biziz” gibi, bireysel ya da toplumsal ne çok insanı incitiyoruz bu dünyada 🙁

Read More»