Kitaplık

Peter H. Reynolds – Çocuk Kitapları

Peter H. Reynolds’ın Nokta kitabını  Kerem le birlikte okuduğumuzu ve bayıldığımızı yazmıştım, burada. Arada sesli olarak okumaya devam ediyoruz bu kitabı. Aslında Kerem’in  şu an okuduğu kitaplarla karşılaştırıldığında 1. sınıf seviyesi gibi duruyor fakat  öyle motive edici hikayesi var ki ikimizde çok seviyoruz.  Doğru duydunuz, ben de   seviyorum Nokta’yı, anneler de çocuk kitabı sevebilir 🙂 instagramda o gün bu gündür takip ediyorum Peter H. Reynolds ‘ı da.  Çizimleri ve hikayeleri basit ve güzel.  Son idefix alışverişimizde toplu olarak aldık bulabildiğimiz kitaplarını.  Ben işten gelene kadar Kerem  okumuştu bile,  akşam da birlikte okuduk.   Eğlenceli,  keyifli öyküler, değişik bakış açısı var.  “Benden 1 Tane Daha Olsa”yı sevdim ben en çok, çoğaltabilsem kendimiz neler yaparım neler:)

 

Çevremdeki  çocukları olan arkadaşlarıma  bu seriyi  alıp çocukları ile okumaları için anlatıp duruyorum:)

 

Momo-Michael Ende

Momo, kızımın kütüphanesinden arkadaşımın tavsiyesi ile okuduğum  ve çok sevdiğim kitap. Neden bu kadar zamansızlıktan yakındığımızı  anlatan fantastik bir öykü. Sahi niye sürekli bir zamanı doldurma , zamanı planlama derdindeyim acaba diye düşündürüyor. İş yerinde , evde sürekli bir zamanla yarış hali… Oysa sıkıştırılmış yaşadığımız zamanlardan  yerine yüreğimizde hissettiğimiz güzel  zamanlar bizi  mutlu edenler, şifa verenler.  Küçük, kıvırcık saçlı Momo bize dinlemeyi , zamanı sorgulamayı öğretiyor,  çalınmış zamanımızın farkına vardırıyor bizi cesur öyküsü ile.  ( Murakami- 1Q84 ten sonra ne çok sevdim bu “yürek” kelimesini, Momo’da da çok anlamlı bir kelime 🙂 )

Sevdiğim kısımlarından kısa alıntılar;

Read More»

Pigmelerle Dans ve Satranç

Pigmelerle Dans – Meltem Yaşar ‘ı blog yazmaya başladığımız ilk yıllarda  blogu ile tanımıştım. Sonradan  aynı  liseden olduğumuzu öğrenince daha bir ilgiyle takip eder oldum. Bir kaç senedir de instagram hesabı, Olimpos’ta yaptırdığı taş evi, evin duvarlarına taşlarla yaptığı  ( çook kıskandığım 🙂  ) ağaç / zürafa resmi ve daha bir çok paylaşımından dolayı tanımadan sevdim.  E hayliyle kitabını  da hiç sorgulanmadan alıp güzelce okudum.

Uganda’ya gidişi, orada yaşadığı zorluklar, pes etmemesi, az çok Uganda halkı hakkında bilgi,… herşey var bu kitapta. Gerçi Ugandada uzun yıllar yaşamasına rağmen sadece ilk 10 aylık macerasını anlatıyor. Daha ne maceraları vardır kimbilir? Kitabın kesinlikle devamı olmalı diye hissettim bitirdiğimde.  Bir de şunu hissettim bizim  rol modellerimiz eksik,  küçüklüğümde  beni etkileyen hayranlık duyduğum kişileri düşündüğümde çok sınırlı olduğunu fark ettim. Bizim çocuklarımız bu durumun  farkında olabildikleri sürece  çok  şanslılar bence.  Pigmelerle Dans başarılı bir rol model bence. Ufkumuzu açtığın için çok sağol Meltem Yaşar:)  Kitabın kütüphanemde çocuklarımın okuyacağı yaşa gelmeyi bekleyecek. 🙂

Read More»

1Q84- Haruki Murakami

1Q84 ‘ün ilk kalın baskısından gözüm korktuğundan  alamamıştım.  Normalde kitapları sayfa sayısına göre gruplandırmam aslında fakat çalışırken sınırlı kalan okuma sürelerimle uzun süre elimde kalma bitirememe ihtimali rahatsız ediyor.   3 bölüm olarak basılan kitap tam benlik:) olmuş. Kitap fuarından aldığım ilk bölümü tatilde okumaya başlamıştım, tatil sonrası geçirdiğim kazadan dolayı hareketsiz  ve evde kalmak zorunda kalınca en  yakın arkadaşım oldu, diğer 2 kitapla ard arda soluksuz okudum. Sayesinde güzelleşti rapor dönemim.

Murakami’nin daha önce okuduğum İmkansızın Şarkısı kitabını  sevmiştim. Çok akıcı bir dili var. 1Q84 de o kadar hızlı okunuyor ki korkulacak bir şey yokmuş.   Murakami’nin romanlarındaki detayları seviyorum,  çok önemli bir buluşmanın içerisine yemek tarifi verebiliyor veya bir müziğe /kitaba  bağlıyor.  Bu sefer tutup o müzik parçasının youtube da ararken ya da bahsi geçen kitabı araştırırken bulabiliyorsunuz kendinizi, ben öyleydim. Daldan dala atlama diyebiliriz ama sonunda  dağıtmadan muhteşem bir şekilde. Aşağıda google dan bulduğum hoşuma giden  Murakami kitapları kırılımı hakkında bir görsel tam bunu anlatıyor. 1Q84  in içinde de öyle çok konu var ki, mindmap ler hazırlanmış.

Read More»

Kuantum Beslenme- Ayşegül Çoruhlu

Ayşegül Çoruhlu bizim evimizde çok sözü geçen bir doktor, ailemizin doktoru 🙂 Kitapları sayesinde beslenme düzenimiz değişti. Alkali Diyet ve Tokuz Ama Açız  kitaplarını okur okumaz hoop diye değiştik diyemeyeceğim elbet,  değişim yavaş yavaş oldu. Şunları yiyin, bunlar yasak şeklinde  standart bir diyet kitapları olarak düşünmeyin (gerçi ben diyet kitabı okumadığımdan nasıl olur pek bilmem ama arkadaşlarımdan bildiğim diyetisyen sonrasında yapılan diyet listeleri yok)  “Kuantum Beslenme” de  diğer 2 kitabın özet tekrarları ve ilave yeni bilgilerden oluşuyor. Sağlığımızın, gençliğimizin, mutluluğumuzun kaynağının hücrelerimiz ve hücrelerimizin enerjisi  için seçtiğimiz yakıtlara bağlı olduğunu net bir şekilde anlatmakta bize.  Tersi olarak da hastalıkların oluşması da bizim hücrelerimize gösterdiğimiz ihtimamla ilgili.

Read More»

Güzel Kaybedenler ve Huzursuzluk

Çocukların okuduklarından bizim okuduklarımıza… Gariptir buraya yazmak istediğim  kitapları başucumdan kaldıramıyorum:) Başucumdaki kitap yığını; okuyacaklarım, okumakta olduklarım, hep yanımda olsun istediklerim 🙂 ve bitirdiğim ama Çocuklaçocuk’a henüz yazmadıklarımdan oluşuyor haliyle:)   kendim için  de arşiv oluyor bir yandan. Araya tatil falan girince bu kitapları da beklettim epey.

Huzursuzluk- Livaneli;  Kitabın girişinden :

“Harese nedir, bilir misin ? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin hırs, haris, ihtiras, muhteris sözlerinden türemiştir. Harese şudur; “Develere çöl gemileri derler, bu  mübarek hayvan 3 hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken hayvanın ağzında yaralar açar, o yarlardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışında bu devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kandıkça yer, bir türlü

Read More»