Günlük Hayat

Boya, Badana Pek Zor İşmiş

Geçtiğimiz  hafta evde boya vardı;  çocuklar okula , boyacılar eve şeklinde iyice mevsim dönmeden  planladığımız boya işini de bitirelim dedik. Ama  içinde yaşadığın evde boya işi ne zormuş  🙁  Eve taşınmakla eşdeğer nerdeyse.  Ben ilk kez  yaşadığım ev içindeyken boya yaptırıyorum, evlendikten sonraki dönemde 3 şehir 4 ev değiştirdik, evlere taşınmadan önce boya işlerini tamamladık, içinde bulunduğumuz sürede  boya ihtiyacı hissetmedik açıkcası.  Eski dönemlere göre boya/ma  teknikleri ilerlemiş; öyle haftalarca  kalan bir koku yok, 2 saat gibi bir sürede kuruyor, eşyaları  toparlayıp üzerlerini özel naylonlarla örterek odayı tamamen boşaltmak zorunda kalmıyorsunuz. Fakat yinede eşyalar yerinden oynadıkça kalabalık gereksiz  eşyalar gözünüze batıyor, ufak tefek yer değişiklikleri de eklenince bayağı  yorucu oldu.  Hafta içi yardımcımız  boyacılarla epey yoruldu sağolsun, akşamları  da vakit kısıtlı olunca hafta sonuna kaldı işlerimiz.

Öyle böyle bitti sonuçta 🙂

Read More»

Kurban Bayramı’mız Kutlu Olsun

Kurban Bayramı mız kutlu olsun

Sevdiklerinize bolca sarılacağınız, bolca güleceğiniz  günler olsun.

Mutlu Bayramlar

Tabia

Yazın ortalarıydı  eve gönderilen Tabia  sürpriz paketini aldığımda. Paket içerisinde tanıtım broşürleri ile birlikte minik şişelerinde kayısı çekirdeği yağı, susam yağı ve kantaron yağı vardı.  “Doğal” sözcüğü çok güzel de  günümüzde şüphe uyandırabiliyor:(  Bu sebeple üretim yöntemini araştırdım, Tabia’nın sitesinden  siz de birçok bilgilere ulaşabilirsiniz. Tabia’nın doğuşunu kısaca şöyle anlatıyorlar:

Türkiye hem tıbbi bitki varlığı açısından, hem de meyve üretiminde dünyanın ilk sekiz ülkesi arasındadır.
Endemik bitkilerin çoğu, doğadan kontrolsüz bir şekilde toplanarak, kurutup drog ihraç ediliyor.
Meyve, kabuk ve çekirdekleri ise, birkaçı dışında, ya yakılıyor ya da çöpe gidiyor.
Oysa, bu bitki ve çekirdeklerden elde edilen doğal ve esansiyel yağlara insanların gereksinimleri vardır.
İşte “tabia” bu gereksinimden doğdu.
Araştırma Şirketleri, Üreticiler, İnsan Sağlığı ile görevli Eczacılar ve Tüm Ecza Kooperatifleri Birliği bir araya gelerek bu girişimi başlattı.
Girişimin amacı, doğadan geleni, doğal yollarla kullanıma sunmak.

Bir kimya mühendisi olarak prosesi de merak ettim, çekirdeğin yağı nasıl çıkar diye? Süperkritik karbondioksit (SC-CO2) denilen bir yöntemle yüksek basınç altında sıvıya dönüştürülen CO2 yağları çözmek için kullanılıyormuş,  soğuk pres yönteminden farklı bir metod. Beni etkileyen diğer bir bilgi de yukardaki alıntıdaki çöpe giden çekirdeklerdi. Hani hep diyorlar ya katma değerli işler yapmak lazım diye. Meyvesi bol bir ülkedeyiz ama  yiyip çekirdekleri atıyoruz, bunlardan faydalanmak aklıma gelmemişti açıkcası. Bizim evde yediğimiz miktar değil elbet kıstas; reçel yapılan fabrikları düşünsenize; meyve çekirdekleri, artıkları ne kadar çoktur. İşte çekirdekler bu gibi yerlerden toplanıp temizlenip faydalı hale getiriliyor, ne güzel değil mi?

Read More»

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

  30 Ağustos Zafer Bayramımızın 94. yılı kutlu olsun. Daha nicelerini çoşkuyla kutlayalım.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin yıldönümünü kutladığımız bu günde  başta Atatürk   ve silah arkadaşları olmak üzere İstiklal Savaşı’na katılıp bize bu günlerimizi armağan eden   herkesin ruhları şad olsun.

Milli Bayramlar bizim için bize armağan edilen bugünler için yaşanılanları anma ve çocuklarımıza anlatma günleri; Başkomutanlık Meydan Muharebesi, öneminini  önceki yıllardaki 30 Ağustos yazılarımızdan ulaşabilirsiniz, yazı altındaki linklerden.

Şimdi Büyük Taarruz dan öncesinden , Ruşen Eşref Ünaydın’ın anlattığı anıyı paylaşmak istiyoruz.

Sakarya Savaşı’nın ardından Mustafa  Kemal şöyle der;

Ben bu muharebede iki şey keşfettim ki bunlardan biri askerlik tarihinde şimdiye kadar formüle edilmemiştir.

” Daha iyi hamle etmek için iğreti çekilmeler yaptırdığım bir sırada sırt vere vere ta Ankara kıyılarına gerilediğimizi göz önünde tutarak: “bu hat da elden giderse, hangi hattı müdafaa edeceğiz” diye benden teessürle soran bir değerli kumandana, Yusuf İzzet Paşa’ya: “

Vatanı korumakta hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bir baştan bir başa vatanın bütün yüzüdür. Vatanın bu sathı, en son kayasına kadar düşmanla boğuşularak müdafaa edilecektir.”
cevabını verdim ve bu formülü bir emri yevmi ile bütün orduya tebliğ ettim. İşte bu, ilk benim keşfim, benim buluşum, benim harp tarihine ilavemdir.

Read More»

Tokuz Ama Açız- Dr. Ayşegül Çoruhlu

Alkali  Beslenme ile tanıştığımdan bu yana hayatımda beslenmeye karşı tüm bakışım değişti.   En büyük zaafım olan tatlılar, pastalar, kurabiyelere karşı en güzel sunumlar bile cezbetmiyor beni artık…  Eskiden sabah ofise gittiğimde paha biçilmez olan poğacalar değerini kaybetti… Üstelik zorlamadan oldu bu değişim.  Evde kek yapmak yerine elma sirkesi yapmaya kafa yoruyor, elmanın sirkeye dönüşünü izleyip sevinirken buluyorum kendimi anlayın artık 🙂 Alkali Diyet kitabından bahsettiğimiz bu yazıyı  sevgili doktorumuzun   “İşin özü her hücreyi tek tek sağlıklı kılacak  koşulları sağlamaktır. Konuya tepeden bakıp büyük resmi görmek ve küçük hücreyi anlamak gerekir.” sözüyle bitirmişiz.

Alkali Diyet kitabından sonra gerek Ayşegül Hanım’ın instagram hesabından gerek başka kaynaklardan alkali olmakla ilgili çok şey öğrendim. Üzerine bir de “Tokuz Ama Açız” kitabını okuyunca, şu anda aynen yukarda dendiği gibi kendimi  vücudumuzun çalışmasının büyük resmini  görüyor hissediyorum. İkinci kitaptan oldukça geç bir zaman sonra 2. kitabı okudum ama belki uzun zamandır takipte olduğum için bir çok bilgi yerli yerine oturdu.  Tıp bilgisi olan herkes biliyordur vücudun çalışmasını demeyin. Bilmek var, bilmek var… Bütün hastalıkların beslenmemizle ilgili olduğunu idrak ettiğimden bu yana ne yediğim daha önemli…

Read More»

Nohuttan Yoğurt Mayası


Ev yoğurduna oyle alışmışım ki hazır yoğurtları yiyemiyorum, hazır yoğurtların içindeki katkı maddelerini ve zararlı yönlerini duydukça da iyiki yemiyorum diye düşünüyorum , bu yüzden uzun yıllardır yoğurdumu sütçüden aldığım sütle veya beş kiloluk pastörize sütlerle mayalıyorum…yoğurt mayalamayı daha önce burada ve burada anlatmıştık, süt belli ısıya getirilip içine belli miktar yoğurt maya olarak konup bekletilerek yapılıyor.

Yoğurt mayası içerdiği yararlı bakterilerin özelliği nedeniyle  bir süre sonra özelliğini kaybeden bir maya türü,  dolayısıyla en fazla yılda bir kez mayayı yenilemek gerekiyor,  lakin gecmişini bildiğimiz güvenilir mayayı nereden bulacağız sorunuyla karşılaşıyoruz bu kez.

Yoğurt mayası çiğ tanesiyle  nohutla veya çam kozalağıyla yapılabilir olduğunu öğrendim ve nohutla maya oluşturmaya karar verdim.

Bunun için bir bardak günlük pastörize 15 tane nohut tanesi koydum, bardağın ağzını kapayıp etrafını bir havluyla sardıktan sonra fırının içinde 24 saat kadar mayalanmasını bekledim.

Read More»