Günlük Hayat

Cumhuriyetimizin 93.yılı Kutlu Olsun

Cumhuriyetimizin 93. yılı Kutlu Olsun.

“Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz..” Mustafa Kemal ATATÜRK

Geçen yıl yazdığımız 29 Ekim  yazımızda Cumhuriyetin ilanı ve öncesi sürec,n detayları vardı, bu  linkten ulaşabilirsiniz.  Aşağıda  bu yazının küçük bir bölümü var;

Tarihçi  Abdurrahman  Şeref  Bey de şöyle dedi: Hükümet şekillerini saymaya lüzüm yoktur.  Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir dedikten sonra, kime sorarsanız sorunuz, bu cumhuriyettir. Biz şimdi çoktan doğmuş olan çocuğun adını koyuyoruz. Ama bu as bazılarına hoş gelmeyecekmiş. Varsın gelmesin. ”

Değişiklik tasarısının  grupça kabulunun ardından TBMM 29 Ekim 18:00 de  toplandı. Cumhuriyetle ilgili birinci madde saat 19:37 de sürekli alkışlar, sevinç çığlıkları arasında kabul edildi. Ardından  Başkan cumhuriyet rejimini oya sunuyordu.  Oy birliği ile Cumhuriyet kabul edildiğinde saat 20:30 du.

Ardından 158 üyenin katıldığı seçimde Mustafa Kemal Paşa oybirliği ile  Cumhurbaşkanı seçildi. Saat 20:45 idi.

Read More»

Efes – 2

Dünya Mirasımız Efes’ e devam edeyim, bu yazıya sığmamıştı.

Yakınlarındaysanız , yağışsız ve  güneşli günler ise kaçırmayın  Efes i gezmeyi.

Read More»

Boya, Badana Pek Zor İşmiş

Geçtiğimiz  hafta evde boya vardı;  çocuklar okula , boyacılar eve şeklinde iyice mevsim dönmeden  planladığımız boya işini de bitirelim dedik. Ama  içinde yaşadığın evde boya işi ne zormuş  🙁  Eve taşınmakla eşdeğer nerdeyse.  Ben ilk kez  yaşadığım ev içindeyken boya yaptırıyorum, evlendikten sonraki dönemde 3 şehir 4 ev değiştirdik, evlere taşınmadan önce boya işlerini tamamladık, içinde bulunduğumuz sürede  boya ihtiyacı hissetmedik açıkcası.  Eski dönemlere göre boya/ma  teknikleri ilerlemiş; öyle haftalarca  kalan bir koku yok, 2 saat gibi bir sürede kuruyor, eşyaları  toparlayıp üzerlerini özel naylonlarla örterek odayı tamamen boşaltmak zorunda kalmıyorsunuz. Fakat yinede eşyalar yerinden oynadıkça kalabalık gereksiz  eşyalar gözünüze batıyor, ufak tefek yer değişiklikleri de eklenince bayağı  yorucu oldu.  Hafta içi yardımcımız  boyacılarla epey yoruldu sağolsun, akşamları  da vakit kısıtlı olunca hafta sonuna kaldı işlerimiz.

Öyle böyle bitti sonuçta 🙂

Read More»

Kurban Bayramı’mız Kutlu Olsun

Kurban Bayramı mız kutlu olsun

Sevdiklerinize bolca sarılacağınız, bolca güleceğiniz  günler olsun.

Mutlu Bayramlar

Tabia

Yazın ortalarıydı  eve gönderilen Tabia  sürpriz paketini aldığımda. Paket içerisinde tanıtım broşürleri ile birlikte minik şişelerinde kayısı çekirdeği yağı, susam yağı ve kantaron yağı vardı.  “Doğal” sözcüğü çok güzel de  günümüzde şüphe uyandırabiliyor:(  Bu sebeple üretim yöntemini araştırdım, Tabia’nın sitesinden  siz de birçok bilgilere ulaşabilirsiniz. Tabia’nın doğuşunu kısaca şöyle anlatıyorlar:

Türkiye hem tıbbi bitki varlığı açısından, hem de meyve üretiminde dünyanın ilk sekiz ülkesi arasındadır.
Endemik bitkilerin çoğu, doğadan kontrolsüz bir şekilde toplanarak, kurutup drog ihraç ediliyor.
Meyve, kabuk ve çekirdekleri ise, birkaçı dışında, ya yakılıyor ya da çöpe gidiyor.
Oysa, bu bitki ve çekirdeklerden elde edilen doğal ve esansiyel yağlara insanların gereksinimleri vardır.
İşte “tabia” bu gereksinimden doğdu.
Araştırma Şirketleri, Üreticiler, İnsan Sağlığı ile görevli Eczacılar ve Tüm Ecza Kooperatifleri Birliği bir araya gelerek bu girişimi başlattı.
Girişimin amacı, doğadan geleni, doğal yollarla kullanıma sunmak.

Bir kimya mühendisi olarak prosesi de merak ettim, çekirdeğin yağı nasıl çıkar diye? Süperkritik karbondioksit (SC-CO2) denilen bir yöntemle yüksek basınç altında sıvıya dönüştürülen CO2 yağları çözmek için kullanılıyormuş,  soğuk pres yönteminden farklı bir metod. Beni etkileyen diğer bir bilgi de yukardaki alıntıdaki çöpe giden çekirdeklerdi. Hani hep diyorlar ya katma değerli işler yapmak lazım diye. Meyvesi bol bir ülkedeyiz ama  yiyip çekirdekleri atıyoruz, bunlardan faydalanmak aklıma gelmemişti açıkcası. Bizim evde yediğimiz miktar değil elbet kıstas; reçel yapılan fabrikları düşünsenize; meyve çekirdekleri, artıkları ne kadar çoktur. İşte çekirdekler bu gibi yerlerden toplanıp temizlenip faydalı hale getiriliyor, ne güzel değil mi?

Read More»

30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

  30 Ağustos Zafer Bayramımızın 94. yılı kutlu olsun. Daha nicelerini çoşkuyla kutlayalım.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin yıldönümünü kutladığımız bu günde  başta Atatürk   ve silah arkadaşları olmak üzere İstiklal Savaşı’na katılıp bize bu günlerimizi armağan eden   herkesin ruhları şad olsun.

Milli Bayramlar bizim için bize armağan edilen bugünler için yaşanılanları anma ve çocuklarımıza anlatma günleri; Başkomutanlık Meydan Muharebesi, öneminini  önceki yıllardaki 30 Ağustos yazılarımızdan ulaşabilirsiniz, yazı altındaki linklerden.

Şimdi Büyük Taarruz dan öncesinden , Ruşen Eşref Ünaydın’ın anlattığı anıyı paylaşmak istiyoruz.

Sakarya Savaşı’nın ardından Mustafa  Kemal şöyle der;

Ben bu muharebede iki şey keşfettim ki bunlardan biri askerlik tarihinde şimdiye kadar formüle edilmemiştir.

” Daha iyi hamle etmek için iğreti çekilmeler yaptırdığım bir sırada sırt vere vere ta Ankara kıyılarına gerilediğimizi göz önünde tutarak: “bu hat da elden giderse, hangi hattı müdafaa edeceğiz” diye benden teessürle soran bir değerli kumandana, Yusuf İzzet Paşa’ya: “

Vatanı korumakta hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bir baştan bir başa vatanın bütün yüzüdür. Vatanın bu sathı, en son kayasına kadar düşmanla boğuşularak müdafaa edilecektir.”
cevabını verdim ve bu formülü bir emri yevmi ile bütün orduya tebliğ ettim. İşte bu, ilk benim keşfim, benim buluşum, benim harp tarihine ilavemdir.

Read More»