Günlük Hayat

Son Dönemde Okuduklarımız

Okul döneminde tam bir antrenman/ kurs annesi modundayım.  Evimiz merkezden uzak olunca çocukların müzik  kursu ve spor antrenmanları da daha da bir etkiliyor bizi. Spora bırakınca bende yakın yerlerde geziniyordum ama  ondan da sıkıldım  Son  haftalarda  arabayı park edip kitap okumayı tercih ediyorum özellikle  kızımın akşam saatlerindeki antrenmanlarında.  Bu durumda gayet hoşuma gidiyor aslında.    Benim ve oğlumla birlikte okuduğumuz kitaplardan bahsedeyim.

Orhan Pamuk – Kırmızı Saçlı  Kadın; Sıkı bir Orhan Pamuk okuyucusu olduğumu söyleyemem. Bu kitap ise kolaylıkla çok hızlı bir şekilde okuduğum Orhan Pamuk romanı oldu. Efsaneler hayatımızı bu denli şekillendirebilir mi? Anlatıla anlatıla bu güne dek geldikleri için efsane dediğimiz hikayeler belki de  her dönemde tekrar tekrar yaşandıkları için efsane. Kitabın içerisinde sürekli tekrarlar yapsa da ben sonun  farklı olacağını düşünmüştüm.  Kitabın son bölümünde Kırmızı saçlı kadının oğlu Enver’i anlattığı bölüm, oğluna  karşı gösterdiği sevgi ve merhamet  içimi acıttı.  Acısını ise içimde hissettim. Okurken kitabın içinde yaşadım  diyebilirim.

Read More»

Çocuklacocuk 10 Yaşında

Yuppi , Çocuklaçocuk’umuzun 10. yaşını kutluyoruz.

İyi ki  başbaşa verip yazmaya başlamışız. Çocuklarımızın büyümesi, zaman problemleri ile faaliyetlerimiz ve  yazılarımız azalmış olabilir . İlgi alanlarımız da 10 yıl öncesi gibi değil elbette. Ama  Çocuklaçocuk’un kökleri sağlam bizce. Çünkü  biz hep  kendimiz olduk,  kopya yazılar, görseller kullanmadık. Denemediğimiz/ sevmediğimiz  herhangi bir ürün tavsiye etmedik. Fikir aldığımız kişileri kaynak olarak gösterdik, onlara bizzat teşekkürlerimizi ilettik.

Geçen 10 yılda   öyle çok  hobi faaliyeti paylaşmışız ki… Geçenlerde pinterestte  taş boyamaları çok sevdiğimi farkettim, unutmuşum bizim taş boyamaları, sonra dönüp bakınca yaptığımız taş boyamalara hayran kaldım:) Kendi kendini sevmek mi dersiniz buna bilemem ama   blogta paylaşmak için yaptığımız faaliyetlerin herbirini severek ve özenerek yaptık. Günlük hayattan paylaşımlar, yemek tarifleri de keza öyle.  Tarif kitabı yerine de kullanıyoruz siteyi 🙂 Kefir  yapımını Fulya 2013 de yazmış ve ben bu yıl kendi kefirimi yapmaya başladığında  ilgi alanıma girdi, sitede yazdığımızı unutmuştum bile 🙂  Çocuklarımız hakkında  çok paylaşmayı sevmesek de paylaştığımız kısıtlı yazıları ara ara okumak  oldukça duygusal oluyor.

Velhasıl  Çocuklaçocuk’u seviyoruz, paylaşımlarımıza devam edeceğiz.   Terapi blog yazmak…

Çocuklaçocuk’un 10. yaşı  ve 8 Mart Dünya Kadınlar günümüz  kutlu olsun.

Nice nice güzel bol yazılı yıllara…

Read More»

Güneşli Bir Mart Günü

Şubat ayında memleketine giden yardımcımız dolayısı ile  yoğun ve  yorucu geçti. 10 gün kadar anneciğim geldi destek için, benim gibi gurbette yaşayanlar için  paha biçilemez bir mutluluk. Varlığı başımızda olması yetti.     O gittikten sonra kalan birkaç günde tam survivor gibiydik. Hafta sonu  temizlik yapacağımı anlayıp kendisine de pay düşeceğini sezen kızım, hiç yapmadığı bir şekilde  kardeşinin antrenmanına gitti, evde temizlik yapmayacağım diye. Ama dönüşte yine de evi süpürme işinden kurtulamadı. Ben kendime kızıyorum aslında el bebek gül bebek büyütüyoruz  diye. Temizlik kokusu alınca kaçıyorlar ama dolaplarında bulamadıkları kıyafet olunca söyleniyorlar….   Artık çocuklar büyüdü, kendi kendimizi idare ederiz desek de benim çalışma saatlerim, eşimin şehir dışındaki işi, çocukların okul geliş gidiş saatleri ve   maalesef alışan düzen sebebiyle bir süre daha yardımcımızdan vazgeçemeyeceğiz gibi. Bu hafta içi yardımcımız geldi de normal düzenimize döndük çok şükür.

Read More»

Kayseri’den Dönerken – Uzun Araba Yolculuğu

Sömestr tatilinin ilk haftasında biz de eşimle yıllık izinlerimizden bir kaç gün kullandık. Geçtiğimiz yıl  Erciyes’te  harika vakit geçirmiştik, burada yazmıştım.  Bu yılda  kış tatilinde rotamız  çoktan belliydi.  Kayseri’ye gittik fakat  kardan tipiden Erciyes’e 1 gün çıkabildik 🙁 Onda da soğuk ve tipiden kayamadık.  Kayseri’de olduğumuz sürece Erciyes  göstermedi zirvesini bize,  oysa açık havalarda çok güzeldir manzarası. Erciyes’e çıkamamamız pek etkilemedi tabi bizi, Kayseriliyiz  ne de olsa. Akrabalarımızı, dostlarımızı görmek, onlarla sohbet bizim için en güzel tatillerden. Çocuklaçocuk ekibi olarak da  bir araya geldik 🙂 🙂

Giriş kısmı biraz uzun oldu ama ben asıl dönüşteki araba yolculuğumuzu anlatmak istiyordum. Kayseri- Kocaeli yaklaşık 9 saat, bizim çocuklar bebekliklerinden beri  alışıklardır  aslında uzun araba yolculuklarına (bakınız 2010 yılı çocuklarla uzun araba yolculukları yazımıza).  Çocuklar küçüktü o  yazımızda, şimdi 8 ve 13 yaş  çocuklarımızla  2 yeni eğlence ekledik uzun   yolculuklarımıza.  Paylaşmak istedim.

Read More»

Kaptan Düşük Don

2. sınıfta olan oğlumun  okuduğu kitaplar  ve sınıflarında okumayı teşvik için yaptıkları  uygulamayı  burada yazmıştım. Okul dışında okudukları kitapları velilerin imzası  olan not kağıtları ile birlikte okuldaki zarflarında birikiyor, sürpriz bir zamanda açıldığında en fazla kitap okuyan belirlenecek, ödül olacak mı bilmiyorum. Kerem’ciğimin bu aralar soluksuz okuduğu kitaplara gelince , “Kaptan Düşük Don’un Maceraları”. İsmi dolayısıyla aldığı ilk tepkiden sonra  seri halinde okuduğu kitapları götürmek istemedi öğretmenine:(  12 lik  Kaptan Düşük Don serisini  bitirdi oysa. Hem de  kitapçıdan aldıktan sonra arabaya biner binmez okumaya başladı her birini  (farklı zamanlarda aldık serinin kitaplarını), eve gelip  bitirene kadar devam etti.
Bence  şiddet , kötülük teması olmadığı sürece ne okuduğu değil, okuması önemli. Severek heyecanla okudu  Kaptan Düşük Don Maceralarını.. Eski yazılarımızda Fulya da yazmıştı ( burada) ; Erkek çocukları biraz aksiyon , eğlence istiyor sanırım kitaplarda ya da bizimkiler öyle.  Kaptan  Düşük Don serisindeki karikatürler, espriler, macerları çok eğlenceli buldu bu sebeple.

Read More»

Kombucha Mantarı – Kombuçayı

Kombuçayını uzun süredir takip ettiğim sağlıklı beslenme instagram  hesaplarından biliyordum ama bunun için olmazsa olmaz mantarını nasıl bulacağım konusunda pek bir fikrim yoktu. Hiç ama hiç ummadığım bir kişiden ummadığım bir zamanda kombucha mantarı bulunca sevinçten havalara uçup 🙂  okuduğum öğrendiğim kadarıyla hemen çayımı yaptım. Kombucha mantarı çayı ya da kombuçayı fermente olmuş bir çay. Şeker ve poşet siyah çay kullanılarak hazırlanıp en az onbeş gün beklettikten sonra içiliyor. On beş gün boyunca çayı hergun takip edip, geçirdiği sürecin ve mantarın  üzerindeki oluşumları konuyla ilgili daha tecrübeli kişilere  sorarak doğru yolda olduğumu anladıktan sonra ilk çayımızı süzerek şişelere koyduk. İlk denememde biraz tedirgin olup içmekte tereddüt ettiğim doğrudur, eşim benden daha cesur davranıp olumlu tepki verince ben de denedim ve gerçekten sevdim tadını. Biraz tatlı, biraz ekşi, hafif bir sirkelik ve baskın fermente tadıyla içilmeyecek sevilmeyecek bir içeçek değil, kaldı ki  nam-ı diğer ölümsüzlük iksiri diye bilinen bu çay bin derde deva, o yuzden mutlaka içilmeli..

Read More»