İzlediklerimiz

Ferhat ile Şirin Ve Başbelası

Kocaeli  Şehir Tiyatrosunu çok seviyorum,  çok iyi oyunlar seyredebiliyorum (eski oyunlardan  Kösem Sultan ve Guguk Kuşu gibi) üstelik de  trafik derdi olmaksızın  rahatça ulaşılabiliyorum tiyatroya. Kocaeli’nde yaşamanın  getirdiği şanslardan, dışardan gelip yerleşen biri olarak belki bu şansın da daha çok farkındayım.

Haftasonu  Ferhat ile  Şirin oyununu izledim. 1948 yılında Nazım Hikmet’in yazdığı tiyatro  oyunu imiş.  Dağları delen Ferhat kısmı tamam da efsanenin  tamamını   bilmiyormuşum. Mehmene Banu’nun kızkardeşi Şirin için yaptığı fedakarlık sonra  ikisinin de Ferhat’ı sevmesi çok dramatik geldi bana.  2 perdelik uzun bir oyun , keyifle izledim.  Oyun hakkında bilgi  burada

Read More»

Sunay Akın Anlatımıyla Çanakkale

Dün  tarihin insana nasıl   güzel anlatılabileceğini,  nasıl kolaylıkla öğretilebileceğini gördüm ben. Sunay Akın’dan Çanakkale’ yi dinledim.  Okulumuzun  organize ettiği etkinlik  çerçevesinde  Çanakkale  de yaşananları bambaşka açılardan anlattı Sunay Akın.  Gitmeseymişim eksiktim.

Sık sık Alzheimer olmuş millet olduk dedi, öyle doğru ki…  hayatımızda sürekli bir didişme, beğenmemezlik, olumsuzluklar var. Bizi biz yapan değerlerimizi , köklerimizi  unutuyoruz.  Sunulmuş/sunulan “Kalıp bilgiler”  i benimsiyoruz, araştıracak vaktimiz yok çünkü 🙁 kalıp bilgilerin peşine takılmak kolay olanı.

Read More»

Uçaklar 2 : Söndür ve Kurtar

En sevdiği kitap Uçaklar ve Helikopterler  (Tübitak Yayınları) olan, okuma ve yazmayı bilmeden kitabından “Concorde”un  yazılışını   bulup Youtube’dan Concorde videoları seyreden oğlumun heyecanla beklediği filmdi Uçaklar 2-Söndür ve Kurtar.  Yayına girer girmez  izlemeyi hedeflesek de ilk hafta gidemedik, buna çok üzüldü doğal olarak.   1 hafta beklemeye ikna ettik ama nasıl bekleme … Her sabah  işyerindeyken  telefon açtı ve birlikte Uçaklar2  ye kaç gün  kaldığını konuştuk, hep aynı heyecanla.

Filmi Kerem’in  en yakın arkadaşlarından birisi  ile anneler  ve çocuklar olarak izledik.  Ben çok beğendim, İlk Uçaklar animasyon filminden de güzeldi bana göre. ” Hiç tanımadığı insanlar için kendilerini tehlikeye atan itfaiyecilere” adanan bir film.   İtfaiyecilik mesleğinin disiplin  istediğini,  ne kadar fedakar olduklarını   kahraman Dusty  ile anlatıyor. Aslında  hemen hemen her meslekte disiplin şart.   Ama insan hayatını kurtarabilmek için kendini tehlikye çekinmeden atmak da çok özel bir duygu…

Read More»

Lego Movie

Kerem  de artık  sinemaya gelecek filmleri takip edip , sinemaya gitme planları yapmaya başladı.    Üstelik ablasının arkadaşlarıyla gittiğini görünce bizimki de arkadaşları ile gitmek istiyor,  “anne hadi… annesini ara” ile başlıyor planlar. En sevdiği arkadaşları ile sinemaya gidince çok eğleniyor.  “Lego Sineması”na arkadaşı ve annesiyle birlikte kalabalık gittik. Kerem in zaten özel bir ilgisi var legolara,  öyle güzel şeyler yapıyor ki. Her gün bozup  yapıp saatlerce oynayabiliyor.
Lego sineması; legolardan değişik araçlar tasarlayabilen “usta yapıcılar”ın  tehdit edilip herşeyi  kendi isteği doğrultusunda kusursuz olduğuna inandığı biçimde düzenlemeye çalışan kötünün hikayesini anlatıyor. Kahramanlık var , mücadele var  içinde  özellikle erkek çocukların sevdiği şeyler.

Read More»

Poppy’s Adventures

Bir Kar masalı, Filin Banyosu ve şimdi yeni apps; Poppy’s Adventures.  Poppy’s Adventures in çıkış hikayesi şöyle Çikolatalı Pasta blogu Senem Hanım, çocukların yabancı dil öğrenmesindeki tablet kullanımı etkisi araştırmak için bir proje hazırlıyor. Boğaziçi Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri de projeye destek oluyor. OİP ve Özgüranne ile ekip olduktan sonra da yeni apps hazırlanıyor.

Bu yıl oğlumun anaokulunda çift dilli eğitim uygulaması başlatıldı ve ingilizceyi duyarak, okunanları dinleyerek farkında olmadan öğreniyorlar.  Okulun ilk günlerinde çift dilli eğitim de nedir, nasıl olacak bu çocuklar türkçe “a” derken ingilizce aynı harfi “e” diye mi telafuz edecek derken dönem ortasında  güzel sonuçları görmeye başladık. Türkçe ingilizce aynı anda öğreniyorlar, karıştırmadan:)  Cümle kurmaları değil  hedef ama dönem ortasında geldikleri seviye epey bir kelimeyi duyduğunda ve  gördüğünde tanıyor. Bu anlamda Poppy’s Adventures tam eğlendirirken öğretebilecek bir uygulama olmuş.  Duyar duymaz yükledik ve  çocuklar severek kullanmaya başladılar.  Yaklaşan doğumgünlerinin  de etkisiyle doğumgünü  hikayesi hoşlarına  gitti. Ayrıca flash kartlardaki  doğru telafuz ile kendi seslerini kaydetmeleri de eğlenceliydi,  ikisi birlikte söylemeye kalkıp sürekli hata yapınca, sırayla söyleyerek oyun içinde yeni bir oyuna dönüştürdüler.

Read More»

“Terminal” de Mahsur Kaldık :)

Aslında 2004 yılında çekilmiş bir film. Başrolünde Tom Hanks oynuyor, oysaki ben Tom Hanks’in tüm filmlerini izlediğimi düşünürdüm nasıl kaçırmışım…Dün gece izleyip de etkisinden kurtulamadığımızı düşününce burada da paylaşmak istedim.

Film Steven Spielberg tarafından cekilmiş, gerçek bir hikayeden esinlenilen, politik-komedi-drama türünde bir film. Konusu kıısaca şöyle: Viktor Navorski (Tom Hanks) Krakozya ‘dan Amerika’ya gelmek üzere uçaktayken ülkesinde askeri darbe olur ,  belgeleri geçersiz olduğu için ne ülkesine dönebilmektedir, ne de Amerika’ya giriş yapabilir, bunun üzerine JFK havaalanında mahsur kalır. Üstelik ne ingilizce biliyordur, ne de kimse onun dilinden anlar. Havaalanında 67 numaralı kapıyı kendine ev haline getirir ve kısa sürede kendini sevdirir , Çoluk çocuk izlenebilecek çok keyifli bir film, izlemeyenler varsa tabi.. Ben nasıl olmuş da izlememişim hala ona şaşarım. 

Read More»