Gezi Günlüğü

Safranbolu-2 Tokatlı Kanyonu

Safranbolu eski çarşıda geçirdiğimiz günden sonra 2. günümüzü Tokatlı Kanyonu’na ayırdık. Kanyonu gezmek için cüzi bir giriş ücreti var (3 TL-2017) değer bence. Kanyonun toplam 9 km olduğu yazıyor fakat sanırım bizim yürüdüğümüz alan yarısı kadardı. Doğada yürüyüşü seviyorsanız paha biçilmez. Yeşilin her tonu, akarsu sesi…

Yalnız söylemeden edemeyeceğim, o güzelim suya pet şişesini atanlar ruhsuzlar, hiç gezmeyip evde otursunlar! Doğa fazla onlara, çöpleri ile evde yaşasınlar! Elinde taşır çantasına koyar da yine de  çöp atmaya kıyamaz insan böyle bir güzelliğe.

Read More»

Safranbolu-1

Mayıs Ayı’nın başıydı Safranbolu’ya gidişimiz, iki günlük kısa bir tatil. Kalabalık 1 Mayıs tatili seçmemiz dışında her şey çok güzeldi, Mostar’a benzettik Safranbolu’nun evlerini. Tepeler üzerine kurulmuş yürüyerek gezebileceğiniz bir şehir;  yazın bağlara gidilirmiş, “Çarşı” kısmı eski kışlık olarak kullanılan şehir kısmı. Çarşı ve Bağlar semtlerinde toplu olarak korunabilmiş Safranbolu evleri.

Çok kısa bir tarihi bilgi;
Safranbolu antik devirde “Pablogonya” olarak bilinmektedir. 1196 yılında Selçuklular tarafından alınmış ve Türklerin egemenliği altına girmiştir. Tarih boyunca çeşitli uygarlıklar arasında yerde el değiştirdiği gibi Türk beylikleri ve Osmanlı arasında da değiştirmişti 1423 yılından itibaren Osmanlıların kesin egemenliğine girmiştir 17. yüzyıldı Sinop- Gerede- İstanbul ticaret yolu üzerinde önemli bir konaklama ve malların değişim merkezi olmuştur.
Safranbolu sivil Osmanlı mimarisini yansıtan geleneksel Türk evleriyle , toplum yaşantısının bütün özelliklerini günümüze taşıması ve  zamana karşı kurulmasıyla 17 Aralık 1994 tarihinde Dünya miras listesine alınmıştır.

Read More»

Efes – 2

Dünya Mirasımız Efes’ e devam edeyim, bu yazıya sığmamıştı.

Yakınlarındaysanız , yağışsız ve  güneşli günler ise kaçırmayın  Efes i gezmeyi.

Read More»

Dünya Mirasımız Efes

Efes Antik şehri 1994’te UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen ve  2015’te ise tescillenen Dünya Mirasımız. Bu yaz  tatil yaptığımız Özdere’ye çok yakındı , 1 günümüzü Efes, Selçuk  ve çevresine ayırdık. Yaz çoktan bitti biliyorum, yeni sıra geldi 🙁 Ayrıca bu mevsimde yağış olmayan güneşli günde daha güzel olabilir gezmesi. Yazın  sıcak günlerinde  gezenlerse suyu ve şapkayı unutmamalı.

Efes antik kentinin ilk kuruluşunun MÖ 6000 yıllarına kadar uzandığı söyleniyor. Önceleri  Kaystros ( Küçük Mendres Irmağının Ege Denize döküldüğü körfezin kıyısında ve Pion dağı  eteğindeydi. Bu ırmağın getirdiği alüvyonlar limanı doldurunca dağın güneybatı yanına, Bülbül  Dağı yamaçlarına taşınmıştır. Antik Çağda Efes, Kaytros vadisinden geçerek Asya’ya ulaşan büyük bir ticaret yolunun batısında, bu yolun başlama noktasıydı. Persler, Atinalılar  olmak üzere bir çok  farklı egemenliğin altına giriyorlar. Bu kadar uzun bir medeniyetin tarihi anlatmak bana düşmez. Okuduklarımdan dinlediklerimden ve gördüklerimden inanılmaz etkilendiğini söyleyeyim sadece. Bizim imkanlarımızla karşılaştırılınca hep “nasıl yapmışlar” sorusu geziyor aklınıza.  Antik kenti gezerken kulaklıklı sesli rehberlik sistemi kiralayarak gezmenizi tavsiye ederim.  Her sütun daha bir anlam kazanıyor hikayesini  öğrenince.

Antik Kentin 2 girişi var. Biz aşağı kapıdan girip önce yukarı kapıya (Magnesia Kapısı) kadar  kadar  yokuş yukarı hızlıca yürüdük, gezinin başında enerjimiz yüksekken. Sonra aşağıya eğimle  yavaş yavaş   kulaklık rehber eşliğinde yürüdük.   Aşağı kapıda faytoncular vardı ; yukarıya çıkmanın zorluklarından bahsedip durdular işleri gereği ama biz yürümekle iyi yaptığımızı düşündük.

Read More»

Xtrem Aventures

Çocuklarınızla birlikte doğa içerisinde aktivite arıyorsanız Xtrem Aventures- İstanbul güzel bir seçim olabilir. Mis gibi ağaçların arasında farklı zorluk dereceleri olan parkurlarda emniyet tedbirleri alınmış  çok eğlenceli bir macera parkı. 4-8 yaşlara özel ağ parkurunda  Kerem, 8-13 yaş 2 saatlik parkurda İrem ve yeğenim olmak üzere güzel vakit geçirdik, Xtrem Aventures da 2  hafta kadar önce.

Read More»

Kısa Düsseldorf Ziyaretim

“Herkes sakız çiğner ama, Çingene kızı tadını çıkarır” dedi eşim bana, fuar  için gittiğim Düsseldorf  çektiğim fotoları gösterdiğimde. Bir kaç günlük iş seyahatinde, sınırlı gezme imkanımız olduğunu bilmeme rağmen fotoğraf makinamı  taşıdım yanımda.  Evet telefonla da çekebilirdim ama aynı gelmiyor bana 🙂 , illa fotoğraf makinası yanımda olmalı yeni bir yerlere gittiğimde, çekecek imkanım olmasa bile.  Gün içinde fuarda olduğumuzdan serbest 1 günümüz dışında  akşam üzeri dışarda olabiliyorduk. Fuar ziyareti Nisan başındaydı, fotoğrafları düzenlemiş bırakmıştım laptopta.   Geç olsa da paylaşmak istedim. Sakin huzurlu bir şehir Düsseldorf.   Cinsini bilmediğim çok değişik ve güzel ağaçlar gördüm Altstadt’ta.  Ren Nehri’nin etrafı cafeler, restaurantlar, yürüyüş/ bisiklet parkurları ve  dolayısıyla şenlik vardı.  Fuarları  kadar tekstilciler için de önemli bir merkezmiş Düsseldorf. 

Read More»